Ev yıkmak, İsrail'in sıkça başvurduğu bir psikolojik çökertme aracıydı. Zira molozların altında kalan Filistinliler, sahip oldukları her şeyi yitiriyor, hayatları sıfırlanıyor, hatıraları ve hafızaları çalınıyordu. Abluka şartları altında, yitirdiklerini yeniden kazanabilmeleri de imkansıza yakındı. Kenize Mourad'ın deyimiyle ‘’Ev güvenliktir, yuvadır; yuvası yıkılan kendisini ölüm tehlikesi içinde hisseder.’’ Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh İkrime Sabri de ‘’ Ölüm, insanın evinin yıkılmasından daha iyidir.’’ der. Dolayısıyla İsrail, her savaşta Gazzelilerin evlerini yerle bir ederek onları ölmekten beter etmeye çalışıyordu. Kısaca Gazze'de savaşlar ateşkesle bitmiyordu; Travma sonrası stres bozuklukları (TSSB) ve yıkımın ortasında sosyoekonomik hayatta kalma savaşı başlıyordu GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 53
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendine yüksek sesle söyledikleriyle,geçmişin hayaletlerinin fısıltıları sürekli birbirini yalanlayarak,birbirlerinin sözünü keserek konuşuyorlar içinde.Hayatını azaltır.Kendini azaltır.Kimseden yardım alamayacak kadar acısına kilitlenmiştir.
' ...Umut, teknik anlamda her şeyin er-geç yoluna gireceğine inanan aşırı iyimser görüşten öte bir şeydir. Snyder bunu daha kesin bir biçimde şöyle tanımlar:
“Hedefler ne olursa olsun onlara ulaşmak için gerekli irade ve yönteme sahip olduğunuz inancı.”...'