2/10
·368 syf.··
2026 3. kitabı
Çok kötü ya. Sonu da kitap kadar kötü. Hayallerini gerçekleştiren erkek başrol ve onu destekleyen kadın rolü. Kız hangi bölümü okudu, hayalleri ne, napıyor hiçbir fikrimiz yok. Yazarın karaktere üniversite okutma sebebi de bu yorumu yapamayalım diye. Güçlü kadın kostümüne bürünmüş sadece erkek için var olan kadın. Kız mezun olmuş dört ay sonra hamile kalmış. Hikâyeye bak. Tek “ilgili“ gösterildiği hobisi ev tasarımı o da ev hanımı konseptine %100 uyan bir hobi. Ve tek ifade edilen hobisi de anında eleştiriliyor. Kimliksiz seks makinesi ve bir adamın aile hayaline fiziki kaynak olan canlı bir obje. Kitap başlı başına kötüydü sonuyla daha kötü bir hal aldı. Tek ilgi çekici yeri zorbalığa karşı ekip olan çocuklardı onu da zaten iki satır okuyabildik. Kızın fiziksel acı çekip manipülasyonla devamına ikna edildiği cinsel ilişki sahnesi bile daha uzundu. Yazık yani berbat. Rockstar’ın itaatkar tradwife’ı. En farklı, belalı, kurallara meydan okuyan adamın (!) bile tercih ettiği kadın daha bedenini yüzünü bile görmezken sadece cinsiyetini bilerek azdığı sonra itaatkar bir ev robotuna dönüştürdüğü eşi… Kocaman bir YAZIK.
Punk 57Penelope Douglas · Dex Kitap · 2022979 okunma
7/10
·72 syf.··
2026 65. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 19:01
Eric Emmanuel Schmitt Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu Eserde; Yunhai kasabasındaki bir otelin bodrum katındaki temizlikçi Bayan Ming ile Paris'ten gelen bir işadamının gerçekleştirdiği ilginç sohbetlerin derlemesini okuyor; doğru ile yalanın karakterler aracılığıyla ve Bayan Ming'in on çocuğunun hikayesinin gizemi çerçevesinde gerçekleşen sohbetlerin detaylarını öğreniyoruz. • "Mutluluk her şeyin gerisinde saklanmıştır, onu oradan söküp almayı başarmak gerek. ..." (Sayfa 16) • ... allak bullak olmuş halde, kendimi tutmadan hıçkıra hıçkıra ağladım. Aslında, çok hoştu. Tükenmiştim... (Sayfa 16) • "... eğer değerli bir insanla karşılaşırsan, ona benzemeye çalış; sıradan bir insanla karşılaşırsan, onun hatalarını kendinde ara." (Sayfa 33) • "İnsanın hatalar yapması ve bunları düzeltmemesi, işte kusurun kaynağı buradadır." (Sayfa 34) • "... Olgunluk çağında insan hâlâ ayıplanıyorsa artık ondan beklenebilecek hiçbir şey yok demektir." (Sayfa 39) • "... Bazen, acıya kapıyı açmak gerek." (Sayfa 39) • "... Çünkü hakikat yaralar. ..." (Sayfa 57) • "Hakikat, bizim en fazla hoşumuza giden yalanın ta kendisidir, öyle değil mi?" (Sayfa 65) Fransız iş adamının her şeye rağmen soluğu Bayan Ming'in yanında alması, Bayan Ming'in de her defasında onunla gerçekleştirdiği sohbetler keyifliydi. Eserin sonunda iş adamımızın kişisel hayatına bir bakış atıp eseri noktalamamız da merakları gidermiş oldu. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
Edebiyat
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·60 syf.··
2026 26. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Under The Mistletoe Collection serisinin üçüncü kitabı. İlk kitap sanarak bu kitaptan başlamışım ama zaten seri ayrı ayır da okunabiliyormuş. İş arkadaşı olan William ve Nina'nın kısa hikayesini okuyoruz. Nina ve William aynı üniversitede öğretim görevlisi olmuşlar ve kış tatilinde de çalışıyorlardır. Bir gün karın altında araba ile mahsur kalırlar ve olanlar olur. 57 sayfalık kısa güzel bir romantık hikayeydi. Biraz daha uzun olup duygunun bize geçmesini isterdim fakat bu hali ile de beğendim.
All by My ElfOlivia Dade · Amazon Original Stories · 202419 okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2026 35. kitabı
Psikohekim (ruh hekimi) olarak bilinen Abdulaziz Yılmaz; uzman psikolog, eğitimci ve yazardır. Kendisinin kalemini bu kitap aracılığıyla tanıdım. Yaptığı seminerleri sadece Türkiye içi değil Avrupa’da da sürdüren Yılmaz, bu kitabında orada şahitlik ettiği birçok hikâyeyi ele alarak mesaj niteliğinde bizlere aktarmış. Kitap, 125 sayfa, 57 bölümden oluşuyor. Bölüm başına 2 sayfa civarı düşüyor. Dilinin ağır olmaması basit ve anlaşılır sadeliği, her yaştan okura hitap etmesini sağlıyor. Bazen bir hikâye bazen sorular eşliğinde okuru düşünmeye sevk ediyor. Ruhi tatminsizliğimizi tamamlamak adına birtakım önerilerini, tecrübelerini bizlerle paylaşıyor. Toplumsal sorunlara karşı bakış açısını sunup, çok sert olmayan bir dille eleştiriyor. Kitapta en sevdiğim kısımlardan biri, tam odaklanmış okurken denk gelen dualar oldu. Anlamaya çalışırken yorulan ruhumuzu ettiği dualarla ferahlatıyor. Bir de kitaba başlarken sunduğu ‘Psikotomat’ fikri kulağa çok güzel geliyor fakat getirdiği sorunları da düşünmeden edemiyorum. Yapay zekâ bunun bir örneğidir.
Bir Derdim VarAbdulaziz Yılmaz · MGV · 2019237 okunma
Puan vermedi
Keşke Mater serisiyle zirvede bıraksaydınız hocam.. bilimsel bilgi mi veresiniz var roman mı yazasınız..? Nöroroman’ı Mater serisiyle muhteşem yazmıştınız ama bunda bilgiye boğarken hikayeden uzaklaşmışsınız.. kurgu havada, kopuk ve hiç sürükleyici değil.. bazı yerleri atladım, zor bitirdim ve büyük hayal kırıklığına uğradım.. Cabası, 57 yaşındaki bir adamı 24 yaşındaki bir kıza aşık ettirmek ve bunu karısının soğukluğuna dayandırarak normalleştirmek… yakışmadı.. bir hayran kaybettiniz… Serkan Karaismailoğlu
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,820 okunma
şehrinaz
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Kadim Sezginin Modern Dili: Diriliş İzleğinde Şehrinaz Yazar: Ebru Asya Şehrinaz, yazar ve şair Hayrettin Taylan’ın imzasını taşıyan üçüncü şiir kitabıdır. İlk baskısı 2019 yılında Çınaraltı Yayınları tarafından yayımlanan eser, 23 şiirden oluşur. 57 sayfalık hacmiyle ilk bakışta mütevazı bir görünüm sunsa da şiirlerin anlam yükü sayfa sayısıyla ters orantılı biçimde artar. Eserdeki çalışmalar dil üzerinde kurulan titiz bir denetimle serbest şiir formunda kaleme alınmıştır. Mısraların çoğunlukla uzun tutulması, şiirsel ritmi sabit bir ölçüye bağlamaktan çok, anlamın yayılma ve derinleşme biçimine göre kurulmasını sağlar. Kıtaların harf ve sayı sistemleriyle ayrılması metnin içsel bölünmesini görünür kılarak, düşünsel duraklar oluşturur. Kitaba adını veren Şehrinaz, şiirlerin genelinde somut bir figür ya da tekil bir muhatap olmaktan öte; şairin aşk, metafizik yöneliş ve tarihsel bilinç hâllerini kendisinde toplayan çok katmanlı bir sembol olarak belirir. Şairin kendi tanımıyla “Bütün büyük aşkların telmihler eşkâli” ve “Mistik duygulanışların gönül ummanı” olan Şehrinaz, metinler boyunca bazen bir inancın dili, bazen vuslatın adı, bazen de bir hatırlayışın odağı olarak dolaşıma girer. Şiirlerin sonlarında sıkça yinelenen hitap biçimi, Şehrinaz’ı hem özne hem de anlamı toparlayan bir bilinç merkezi hâline getirir; böylece şiirler, tekil bir muhataba değil, çoğul anlamlara açılan bir sesleniş etrafında bütünlenir. Kitap genel itibarıyla tasavvufî-modern şiir çizgisinde konumlanan, mistik ve metafizik bir poetik hattın sürekliliğini ortaya koyar. Şair, eser boyunca klasik tasavvuf düşüncesini öğretici bir söyleme yaslanmadan, çağdaş bir bilinçle yeniden kurar; şiirler yer yer irfanî bir hitap, yer yer içe yönelmiş bir iç monolog olarak şekillenir. Metinlerde;
Şiir
ŞehrinazHayrettin Taylan · Çınaraltı Yayınları · 20191 okunma