Emek, adalet ve insan onurunun kavgası(Mükemmel bir eser)
10/10
·316 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:00
Bitmeyen Kavga, 1930'ların Büyük Buhran döneminde, Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletindeki bir meyve vadisinde geçer. Temel olarak, kapitalist toprak sahiplerinin acımasız sömürüsüne karşı örgütlenen ve greve giden mevsimlik meyve işçilerinin mücadelesini konu alır... Hikaye, hayatında bir amaç arayan ve sisteme karşı öfkeli olan Jim Nolan adındaki genç bir adamın "Parti"ye katılmasıyla başlar. Jim, deneyimli bir örgütçü olan Mac McLeod ile tanışır ve onun yanında adeta bir çırak gibi yetişmeye başlar... Vadideki büyük toprak sahipleri elma toplayan mevsimlik işçilerin zaten düşük olan yevmiyelerini daha da düşürme kararı alır. Açlık sınırındaki işçilerin bu çaresizliğini gören Mac ve Jim, işçileri bir araya getirerek büyük bir grev dalgası başlatır... Grev başladığında işler iki taraf için de oldukça kanlı ve acımasız bir hal alır. Toprak sahipleri polisi, yerel çeteleri, basını ve ellerindeki tüm finansal gücü kullanarak işçileri ezmeye çalışır. İşçiler ise açlıkla, barınma sorunlarıyla ve kendi içlerindeki güvensizliklerle boğuşur... Kısacası; Bitmeyen Kavga, emeğin, sömürünün, sınıf çatışmasının ve ne pahasına olursa olsun pes etmeyen insanların evrensel hikayesini dile getirmiştir...
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 20167,7bin okunma
Puan vermedi·316 syf.··
2026 4. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 15:58
Bitmeyen Kavga, John Steinbeck’in en politik ve çarpıcı eserlerinden biridir. Büyük Buhran döneminde geçen roman, işçilerin hak mücadelesini anlatırken birey ile kitle arasındaki sınırın nasıl silindiğini sorgular. Roman, bir grev hikâyesinin ötesine geçerek ideolojilerin insan üzerindeki etkisini gözler önüne serer. Jim Nolan karakteri üzerinden, bir insanın “dava” uğruna nasıl değişebileceği etkileyici biçimde işlenir. Steinbeck, taraf tutmaktan çok sistemin sertliğini ve güç dengesizliğini yalın ama vurucu bir dille anlatır. Eserin en güçlü yanı, kitle psikolojisini gerçekçi şekilde yansıtmasıdır. Kalabalık içinde bireyin nasıl dönüştüğünü gösterirken, okuyucuya net cevaplar vermek yerine düşündürür. John Steinbeck Bitmeyen Kavga
1000Kitap
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 20167,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir kimlik okuması
10/10
·96 syf.··
2026 20. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 19:56
Bilge Kağan’ın Yazıtı’nı temel alan bir çalışma. Sadece yazıt değil, Bilge Kağan’ın dediklerini daha iyi anlamamız için dönemin siyasi atmosferini, devlet yönetimini ve sosyal yapısını da analiz ediyor. Bilge Kağan’ın vasiyetleri, öğütleri ise Türk devletinin nasıl ayakta kalacağını, halkın nasıl bir arada tutulacağını ve hangi hataların felakete yol açacağı üzerine odaklanır. Taşağıl, yazıtların orijinal ruhunu bozmadan, anlayacağımız bir akıcılıkla bize sunuyor. Bir tarih kitabı okuması değil, bir kimlik okuması. "Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe kimse Türk milletinin devletini ve töresini yıkamaz." Bilge Kağan’ın da aktarmak istediği gibi bölünmemek ve yıkılmamak için içten içe birbirimizi yememeliyiz, isyan etmemeliyiz. Bir olmanın yolunu bulmalıyız. Türk’ün Türk’ten başka dostu yok. Bunu bilerek dış devletlerin bağımlısı olmadan milli bilinç, milli şuur içinde vatan koruyucusu ve sevdalısı olmalıyız. Okumaya başlamadan önce Göktürkler'i anlamak mühim. Kitaptan Göktürklere ait bir kronolojik sıralama yaptım. Aşağı bırakıyorum. Aslında yaşanan isyanları, dışarıdan yapılan müdahalelerdeki tahminsizliği okudukça Bilge Kağan'ın Vasiyeti'ne daha fazla hak veriyoruz. I. Göktürk Devleti • Göktürklerin Kökeni: A-shih-na kabilesi efsaneye göre kurttan türemiştir. Bu nedenle sonradan gelenler kendilerini Börü (kurt) olarak isimlendirmiştir. • Juan-juanların kızını isteyen Bumin, küçük görülünce ani baskın sonucu Juan-juanları yenilgiye uğratarak İl Kağan unvanını aldı (552). Aynı yıl vefat etti. • 553: Yerine oğlu Kara Kağan geldi. Aynı yıl vefat etti. • 553: Kardeşinin yerine Mukan Kağan geldi. Devlete en parlak zamanını yaşattı. Çin imparatorlarına "oğullarım" diye hitap ediyordu. 572'de vefat etti. • 572: Kardeşinin yerine Taspar geldi. Budizm dinine
1000Kitap
Bilge Kağan'ın VasiyetiAhmet Taşağıl · Bilge Kültür Sanat · 2018546 okunma
John Steinbeck - Bitmeyen Kavga İncelemesi
9/10
·316 syf.··
2026 2. kitabı
Steinbeck’in Bitmeyen Kavga adlı romanına şöyle bir baktığımızda; ana odağın işçi sınıfı ve toprak sahipleri arasındaki mücadele olabileceğini düşünmek çok olasıdır. Ancak kitabı okumaya devam ettikçe, asıl meselenin bu iki grup arasındaki çatışma olmadığını fark ediyoruz. Peki, yazarın anlatmak istediği nedir? Romanda işçilerin bir araya gelerek grev yapmasının en büyük sebebi, 1930’lu yıllarda Amerika’da gerçekleşmiş olan Büyük Buhran’dır. Açlığın ve sefaletin tüm topluma sirayet ettiği bu dönemde insanlar, tekil olmaktansa gruplar halinde mücadele etmeye çalışmıştır. Steinbeck, Bitmeyen Kavga adlı romanında ise bu mücadeleden ziyade; toprak sahiplerine karşı direnen grubun nasıl tek bir organizma haline geldiğini ve kendi içlerinde yaşadıkları çatışmaları merkeze alıyor. Kitabı bitirdikten sonra Steinbeck’in “Phalanx: Grup Adamı” isimli bir teorisi olduğunu öğrendim. Kısaca yazara göre bu teori; bir amaç uğruna bir araya gelen insanların artık bağımsız bireyler olarak değil, tıpkı dev bir organizmaya dönüşmesini savunur. Bu grubun, artık bireysellikten arınmış kendine has kuralları vardır. Roman realist bir anlatıya sahip olduğu için yer yer grup içerisindeki insanların bu organizmayı tek parça halinde tutabilmek adına ne kadar acımasız olabileceklerini ve bu mücadele uğruna neleri feda edeceklerini gözler önüne seriyor. Yüzyıllar geçse de güçlü olan ile zayıf olanın arasındaki kavga hiç bitmiyor. Bitmeyen Kavga John Steinbeck
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 20167,7bin okunma
Okumaya değer mi? Nasıl okudum?
7/10
·556 syf.·
2026 1. kitabı
Bu incelemeyi yazdığım gün itibarıyla (19 Ocak 2026) bu kitaba binlerce inceleme yazılmış ve okunmuş. İncelemelere göz attığımda genel olarak açlık, sefalet, kapitalizm ve çıkarcı insanlar üzerine yoğunlaşıldığını fark ettim. Ben böyle bir inceleme yapmayacağım. Aksine kitabı okuduğumda çoğu insanın iyi olduğunu fark ettim (bkz. Çoğu İnsan İyidir ). Nedenini açıklayacağım ancak yine de genel bilgi vermeden incelemeyi bir bütün hâlinde sunamayacağım. John Steinbeck Kaliforniya’da ekonomik olarak orta direk, köken olarak Alman, İngiliz ve İrlandalı bir aileden geliyor. Babası yerel yönetimde çalışmış, annesi de öğretmenmiş. Memur çocuğu doğru bir tabir olur mu bilmiyorum ama yerelleştirmek istiyorum. 1902 doğumlu olan John Steinbeck çocukluğunda köylü ve çiftçilerin yaşamına yakından tanıklık etmiş. Dolayısıyla bunu eserlerinde de görüyoruz. Okumadım ancak "Bitmeyen Kavga" ve "Fareler ve İnsanlar" kitapları da doğrudan emekçi dediğimiz kesimin hayatlarını anlatıyormuş. İlk kitabı olan Altın Kupa ise bundan bağımsız. Çünkü Steinbeck 1930’larda Marksizm düşüncesiyle tanışıyor. Ancak kendisinin Marksist olduğunu söyleyemeyiz. Gerçi o zamanlarda iş verenler ve muhafazakarlar tarafından yazdıkları “komünist propaganda” olarak eleştirilmiş. Ancak kendisi hiçbir zaman propaganda yapmadığını, sadece insanların yaşadığı şeyleri yazdığını söylemiş. Açıkçası ben de okurken bazen bir mesaj içeriyor mu diye düşünmedim değil. Çünkü bazı bölümlerde insanların birleşmesi ve bu haksızlığa bir dur demesi gerektiği konusunda karakterlerin ağzından mesajlar veriyor. Evet kitapta bolca rezillik ve sefalet var. Sürekli bir göç hâli, bir yere gitme ancak varamama, Yoldaki kayıplar ve kazanımlar… İşte bunların haricinde benim en çok dikkatimi çeken şey. Karşılaştıkları insanların çoğunun iyi olmasıydı. Okurken kötülüğü
Edebiyat
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma
Hissetmeyi ve bilmeyi birleştirebilmiş bir kişilik
7/10
·283 syf.··
2025 17. kitabı
Tekrardan merhabaalar:) Bugün 17. kitabımı da okudum. Oğuz Atay'dan okuduğum ilk eserdi. Açıkçası daha önce uzun uzun biyografi okumuş değildim, daha doğrusu biyografi kitabı okumuş değildim. O yüzden benim için iyi bir deneyim oldu. Neyse, incelemeye geçelim. Arkadaşlar bu kitap Mustafa İnan adındaki bir mühendisin hayat yolculuğunu anlatıyor. Kitap, kıyıda köşede kalmış bir eser değil, o yüzden eğer mâlumat elde etmek isterseniz kitap hakkında okuyabileceğiniz birçok yazı bulabilirsiniz. Fakat beni kitapta etkileyen bir yöne değinmek istiyorum. Mustafa İnan, pozitivist biri değil. Özellikle edebiyata olan düşkünlüğü çok kıymetli. Ayrıca kelime tahliline dair her şeyi çok seviyor. Maddede kaybolmamayı ve hayatı her yönüyle yaşamayı tavsiye ediyor bizlere. Anlamaktan ve hissetmekten bahsediyor. Sanki o günden bu günleri görmüşte eksik yanlarımızı tamamlaya çalışır gibi. Mutlaka okunmanızı öneririm. Özellikle storytel'deki beyefendi harika seslendirmiş kitabı. Güncel listem Türk Edebiyatı Okunanlar: 1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa) 2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa) 3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa) 4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa) 5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa) 6. İntibah – Namık Kemal (164 sayfa) 7. Aylak Adam - Yusuf Atılgan (192 sayfa) 8. Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali (250 sayfa) 9. Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem (264 sayfa) 10. Karartma Geceleri - Rıfat Ilgaz (264 sayfa) 11. İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali (267 sayfa) 12. Eylül - Mehmet Rauf (268 sayfa) 13. Yılanların Öcü - Fakir Baykurt (280 sayfa) 14. Bir Bilim Adamının Romanı - Oğuz Atay (283 sayfa) 15. Mücella - Nazan Bekiroğlu (344 sayfa) 16. Gün Olur Asra Bedel – Cengiz Aytmatov (417 sayfa) 17. Aşk -
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma