Aceleyle, benim açımdan sorun olmadığını, orada kalmasını, sadece onu rahatsız etmemek için geri durduğumu söyledim. '' Beni rahatsız etmiyorsunuz, '' dedi acı bir sesle, ''tam tersine, bazen yalnız olmadığıma seviniyorumm. On gündür tek kelime bile konuşmadım.. aslında yıllardır.. artık o kadar zor geliyor ki bu, belki de insa nher şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla.
İnanmak demek, imanın tüm kademelerine inanmak demektir, mucizeleri mantıken kabul etmektir, tartışmasız kavramlar ve ilahi müdahaleler. Ve bir de davranış kuralları var. İncil, Kur'an, Budist yazmaları... hepsinin benzer farzları ve benzer cezaları var. Belli bir dine göre yaşamazsam cehenneme gideceğimi söylüyorlar. Ben adaleti böyle olan bir Tanrı hayal edemiyorum.
Hareketlerimde olduğu gibi, sözlerimde de yalnızca doğal yolu izlerim ; belki de bu nedenle yazdığımdan daha iyi konuşurum. Eylem ve etkinlik, sözcüklere can verir, özellikle de benim gibi hayat dolu ve sıcakkanlı olanlara. Tavır, ses, kılık kıyafet, düşünce kimi şeylere ağırlık kazandırıken boş boş konuşan birisi için durum aynı değildir.
Bazen insanları çok iyi anladığımı düşünüyorum, beni hiç şaşırtmıyorlar örneğin. Birinin yaptığı herhangi bir şey karşısında hemen hemen hiçbir zaman '' Çok şaşırdım. Ondan böyle bir şeyi hiç beklemezdim, '' demem. Ben de herkes kadar öngörülebilirim. '' Şunu asla yapmam '' desem bile, eğer niyetim varsa muhtemelen o şeyi yaparım. İnsanların niyetlerini anlamak çok kolay. Onlara bakmanız yeter. İşte tam da bu yüzden, sevişirken gözlerimi hep açık tutuyorum.