"İstediğini elde edememekten daha kötü olan tek şey varsa o da, istediğini elde etmektir." whatsapp.com/channel/0029VbB...
''Oxford Üniversitesi dünya üniversiteler atlası yayınladı. İlk üç üniversite bize / Müslümanlara ait: 1-Zeytuniyye Üniversitesi-Tunus-737 2-Kayrevan Üniversitesi-Fas-859 3-El-Ezher Üniversitesi-Kahire-972 Ama şu an iki asırdır öyle bir yok oluş felaketinin eşiğine sürüklendik ki, bizim bize ait bir üniversite modelimiz yok. Meselenin özü, püf noktası şu: Özünüz ne kadar gür’se o kadar özgürsünüz demektir. Ancak şu an dünyada ruh, bu topraklarda var. Yarın, akıl, kalp ve ruhu aynı anda hayata ve harekete geçirecek büyük medeniyet yolculuğuna biz öncülük edeceğiz yine yeniden ve yenilenerek… Aslan düştüğü yerden kalkacak inşallah... Onun için durmak yorulmak nedir demeden geleceğimizi inşa edecek, hem İslâm’ı hem de dünyayı çok iyi tanıyan, özgüveni yüksek parlak bir öncü kuşak yetiştirmek için koşturup duruyoruz… Sözü özü: Dün olan, yarın olacak olanın teminatıdır.''
Edebiyat
Reklam
737
_yolda olmak güzeldi_ ama bazen o sona varmalı _bilyeleri sağlamlaştırıp durmalı_ durulmalı idi Cevahir Sevil 5.2.2026 📝📸
Demokrasi
Ne yazık ki, bir toplumda en büyük gücü elinde tutanlar demokrasiye inanmazlarsa o toplumda demokrasi yürümüyor. Emre Kongar Kızlarıma Mektuplar
Kitap Alıntısı
"SEYFULLAH" USAME BİN LADİN...
- “Seyfullah” lâkablı, El-Kaide örgütünün ruh ve istikamet vericisi, yalnız İslâm âleminin değil, bütün üçüncü dünya ülkeleri insanlarının yüreklerine sinmiş, bundan böyle kendisini sağlığında bilmiş bilmemiş bütün haysiyetli insanların kanında BATIYA BAŞKALDIRAN en büyük kahramanlardan bir kahraman olarak yaşayacak sahici adam, USAME BİN LADİN şehid... Gerçekten öldü mü? Öldü haberi ile yazılan bu satırlar, ölmedi ise, onun sağlığında, ölünce söyleyeceklerim diye alınsın; ki, daha da kıymetli... Sadece bana âit duygu ve düşünceleri aksettirmediğine inandığım bu tesbitten sonra, onun öldürüldüğüne inanmadığımı söyleyeyim... Operasyon hakkında, “böyle bir operasyon oldu mu?” dedirtecek kadar birbirini çelen haberlerin saçma sapanlığı, bu operasyonun fiyasko ile neticelendiği kanaatini doğuruyor. Bana en mantıklı gelen, eğer öldü ise, operasyonla ilgili olmayan bir sebepten, “kanser hastalığı”ndan daha önce ölmüş olabileceğidir. Bir haberde böyle deniyordu. Ölümü örgüt tarafından gizlenmiş ve aradan geçen şu kadar zaman sonra ABD tarafından öğrenilerek, operasyon senaryosuyla kendilerine “başarı süsü” takınmaya kalkmış olabilirler. Şu satırları NYMPHALAR’ın rahatsız edici kuduzlukları altında karalayabildim. Teferruatlı yazabilmek için zamana yaymam lâzım ki, buna da vaktim yok... Birkaç noktalama: “Üçüncü binyılda, milenyum dinlerinden başka hiçbir din kalmayacak!” diye, teknolojiyi kutsayan, kuvantum fiziğinin şaman mistiği ile bulaşıklığını dünyanın tam 1000 senelik geleceğinin programlanışı diye putlaştıran BATI dünyası, 2000 yılına girdikten 2 sene sonra AMERİKAN ideolojisinin heykellerinden ünlü ikisinin yerle bir oluşu ile şok oldu. Yıldız savaşları hayâli, yerini yeryüzü gerçeğine bıraktı. Rakibsiz değildiler ve kendi hayallerini başkasına gerçek gibi yutturma
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu
Nefes-i Rahmanî’nin Kapsamı
Amâ’, Nefes-i Rahmanî’nin ilk suretidir.26 Bu kelime yaradılıştan önce Allah Teâla’nın varlığı hakkında sorulan bir soruda Hz. Peygamber, âmâ’ kelimesini kullanarak cevap vermiştir. İbnü’l Arabî, “Rabbimiz kâinatı yaratmadan önce neredeydi?” sorusuna “Altında ve üstünde hava olmayan amâ’daydı”27 hadisi ile cevap vermiş ve devamında şunları söylemiştir: “Yaradılışın kaynağı, Allah’ın ezelden beri tanınmaya duyduğu iştiyaktır. Bu iştiyaktan Nefes-i Rahmanî meydana gelmiştir. Bu nefesten ise âmâ’ meydana gelmiştir. Buna göre âmâ’ bir yönüyle Hakk'tır ve bâtındır. Diğer yandan halktır ve zâhirdir.”28 19 İbnü’l-Arabî, el-Futuhâtü’l-Mekkiye, 1: 190; 3: 321, 322, 324; Muhyiddin İbnü’l-Arabî, Marifet ve Hikmet, çev. Mahmut Kanık (İstanbul: İz Yay., 2003), 126; Nefise Ehlsermedî - Nasrullah Hikmet, “Nigâh-i be Tefâvut-i Hıyal ve Tahayyül der Futûhât-ı Mekkiyye-i İbn Arabî”, Paygâh-i Mecellât-i Tahassusi-yi Nur 1 (1392), 9. 20 Konuk, Fusûsü’l-hikem Tercüme ve Şerhi, 2: 259-260; Buşra Arslan Meçin, Melekût Ülkesine Açılan Kapı: Misâl Âlemi (İstanbul: Sufi Kitap yay., 2021), 164-165. 21 Abdulbaki Miftah, Fusûsu’l-hikem Anahtarları, çev. Vahdettin İnce (İstanbul: Kitsan yay., ts.), 21, 44, 110, 368. 22 Chittick, Varolmanın Boyutları, 203; Nasr Hâmid Ebu Zeyd, Sufi Hermenötik (İbn Arabi’nin Yorum Felsefesi), çev. Semih Ceylan (İstanbul: Mana yay., 2008), 81. 23 Kayserî, Şerhu Fusûsi’l-hikem, 22. 24 İbnü’l-Arabî, el-Futuhâtü’l-Mekkiye, 1: 190. 25 Konevî, İ’câzü’l-Beyân, 61. 26 Suad el-Hakîm, İbnü’l Arabî Sözlüğü, çev. Ekrem Demirli (İstanbul: Kabalcı yay., 2005), 67. 27 İbnü’l-Arabî, el-Futuhâtü’l-Mekkiye, 12: 221. 28 İbnü’l-Arabî, el-Futuhâtü’l-Mekkiye, 13: 573-574; İbnü’l-Arabî, Marifet ve Hikmet, 128. 162 Sûfiler, amâ’ kelimesini bazen Allah’ın ahadiyet, bazen de vâhidiyet makamı
1000Kitap
Reklam
Reklam