Puan vermedi·424 syf.··
2023 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2023 09:41
Kitabı okuyalı üç dört yıl oluyor. Ama hâlâ aklımda ve tekrar fırsat bulup okumayı istediğin bir kitap. Pia Mater 3 kitaptan oluşan bir nöro-roman serisi. Tıpta pia mater, beyin ve omuriliği (merkezi sinir sistemi) dış etkenlerden koruyan, meninks (beyin zarı) adı verilen üç katmanlı yapının en içteki ve beyin dokusuna en hassas şekilde yapışık olan tabakasıdır. Kitabın içinde de yine böyle çokça tıbbi terim geçer. Karakterlerin ismleri de özenle seçilmiş. Bana çok özel birinden hediye olduğu için okumak ayrı bir keyif verdi. Çok akıcı bir kitap, temiz kafayla bir çırpıda okunabilir. Olay örgüsü çok iyi tasarlanmış. Kimi insanları sarmayabilir ama %75 oranda beğenebileceğinizi düşünüyorum. Bir kitap kurduna kesinlikle tavsiye ederim. İyi okumalar.
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919bin okunma
Puan vermedi·300 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 14:03
"Əgər insan ömrünün sonuna qədər öz uşaqlığını qoruyub saxlayırsa, deməli, o, yaxşı insandır." Mustay Kərim Müsahibələrinin birində Zahid Xəlil deyir ki, uşaq yazıçısı yaşlı uşaqdır. Mən 75 yaşlı uşaq olmağımla fəxr edirəm. Haqqında danışanda adətən adından əvvəl "uşaqların sevimlisi" deyirlər. Amma o, təkcə uşaq ədəbiyyatı yazmayıb. Elə bu kitabında da kifayət qədər böyüklərin də oxuyacağı hekayələr var. Uşaq ədəbiyyatı bəzən böyük əsərlərdə yazıla bilməyən məqamları çatdırmaq, bəzən bunu həm həcmi etibarilə, həm də adı ilə, yəni uşaq ədəbiyyatı adı ilə böyüklər üçün əsər yazmaq baxımdan əvəzsizdir. Zahid Xəlilin son vaxtlarda çap olunan kitablarından nəsr əsərlərinin(91 hekayə) yer aldığı "Kralın kreslosu" kitabındakı hekayələr uşaqların dünyagörüşünün formalaşmasında, əxlaqi və mənəvi tərbiyəsində və onlarda müsbət xarakter formalaşmasında, şübhəsiz, böyük rolu olacaqdır. Bəzi hekayələr də var ki, onları duymaq üçün Zahid Xəlillə şəxsi tanışlığınız olmalı, hekayələrin yaranma hekayəsini onun dilindən dinləməlisiniz. Bu cəhətdən özümü çox xoşbəxt hiss edirəm. Xüsusilə bəyəndiyim bir neçə hekayə var: "Kralın kreslosu", "İki parıltı", "Bağırmaq istəyən adam", "Quyunun dibindəki adam", "Güzgü", "Körpə nəğmənin nağılı", "Boz yalan", "Dünyanı özü ilə aparmaq istəyən Bəşir" və s. Bunlar heç şübhəsiz uşaq hekayələri deyil. Yazıçının yaşadıqları, öz şəxsi duyğuları, dostları haqqında, cəmiyyətdə gördüyü haqsızlıqlar uşaq hekayələrinin cibində gizlənmiş həqiqətlərdir. Bu yazını kitabı özüm oxuduğum vaxt qeyd etmişdim, burada da qalsın istədim. Bu dəfə isə oğluma oxudum bu kitabı, mənim Zahid müəllimim onun Zahid babası oldu.
Kralın KreslosuZahid Xəlil · 3 Alma · 202116 okunma
Reklam
Puan vermedi·383 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Özlediğimiz Genelkurmay Basımevi'nin bu kitabında 1998 yılına kadar olan Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin tarihi ve gelişimi anlatılmaktadır. Bolca resim ve teknik bilgi içeren kitap dergi kağıdına basılmıştır. Kara,deniz,hava, jandarma ve sahil güvenlik komutanlıklarının modernleşme süreci anlatılmakta olup teşkilatları hakkında bilgi verilmektedir.
Cumhuriyetimizin 75. Yılında Türk Silahlı KuvvetleriKolektif · Genelkurmay Yayınları · 19982 okunma
Hangi “memleket“in hikâyeleri?
2/10
·278 syf.··
2026 12. kitabı
·
393 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
• Vaktiyle kayıt altına alınmış geçmişi geride bir yerde unutmak, yeni bir tarih yazmak için gerekirse alfabe değiştiririz. (s.10) • Taşranın pek çok şehrinde milletten anlaşılan Türk milleti değil. İyi ki de değil demek mümkün, gel gelelim kazın ayağı pek öyle değil. Etnik kökeni alabildiğine karışık olmasına rağmen “Türk milleti”, millet sözcüğünü çoğu zaman milliyetçilikle birlikte, nefret suçlarını körüklemek, düşmanlık beslemek için siyasi bir anlam yükleyerek kullanıyor. (s.25) • (…) Ne zaman ki içlerinden biri, bir zamanlar bu şehirde Ermenilerin, Rumların, hatta Yahudilerin yaşadığını söylemeye kalkıyor, işte o zaman öfkeleniyorlar. Bu iyi insanların kullandıkları dil, ağızlarında insanlığı parçalayan çarklara dönüşüyor. Söyleyeni söylediğine pişman ediyorlar. 1915’i duymuşlukları yok. Ya da geçmişi mükemmelen silen bir hafızaları var. (s.66) • …onulmaz bir hastalık olarak milliyetçilik… (s.75) *** *** *** Ne kitabın ismi? Memleket Hikâyeleri. Peki sormak lazım. Hangi milletin hikâyeleri bunlar? “TÜRK” milletinin hikâyeleri olmadığı kuşkusuz. Yazar hanımımız ya hikâyelerini yazdığı(nı iddia ettiği) bu memleketi tanımıyor ya da işine böylesi geliyor. Bu hikâyeler, Anadolu'daki, beyni sosyalizm-marksizm çamuruna bulanmamış hiçbir vatandaşın yüreğine dokunamaz. Anca “Allah bizim belamızı versin, niye Türk olarak dünyaya geldik? Keşke başka bir etnik kimliğe mensup olsaydık ama Türk olmasaydık, utanıyorum Türklüğümden, dünyanın en utanç verici şeyi Türklük, Allah biz Türkleri kahretsin,” diye düşünen, dünyayı hâlâ 1950’lerin sağ/sol dünyası olarak görüp yorumlamaya çalışan tatlı su hümanistlerinin yüreğine dokunur. Bırak Anadolu'yu, bu hikâyeler Cihangir’in bir mahalle doğusundan öteye geçemez. Bir de böyle afili bir isim koymuşlar. Yahu Refik Halit Karay'ın
Edebiyat
Memleket HikayeleriAyfer Tunç · İletişim Yayınevi · 2012502 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2018 83. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2018 00:00
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın #kuyrukluyildizaltindabirizdivaç kitabı @isbankasikulturyayinlari nın sadeleştirerek günümüz Türkçesiyle bastığı ilk kitap. Daha ilk sayfalarında buldum. Benim hiç haz etmediğim, kendilerini duymazdan görmezden geldiğim ama sevgili anneannemin pek bir önemsediği "elalem" i buldum. Bilimsel açıklamalara göre her 75 yılda bir görünen Halley kuyruklu yıldızının dünyamıza çarpacağı haberi üzerine, bire bin katarak ortalığı galeyana getiren mahalle kadınlarının sergilediği tabloyu gülerek okudum. Tıpkı kulaktan kulağa oyunu gibi değişim gösterdi haberler. Kadınlara karşı düşmanlık derecesinde olan düşüncelere sahip İrfan Bey sayesinde bilimsel açıklamalara dönüyor kitap. Kadınları korkutmak için verdiği konferanslar neticesinde ilginç bir mektuplaşma başlıyor. O mektupları okurken "yeter da" demiş olabilirim. Mizahi yönü sayesinde akıcı olduğunu düşünüyorum. Sıkılmadan okuduysam o "elalem" sayesinde. Nedenini bilmesem de, ağır klasik okumaya çekindiğimi bilir beni tanıyanlar. Sizde benim gibi bu durumdan muzdaribipseniz, @isbankasikulturyayinlari nın yeni çevirilere bir şans verebilirsiniz. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,6bin okunma
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:06
VADİDEKİ ZAMBAK (Roman) HONORÉ DE BALZAC 1799-1850 yılları arasında yaşamış, realizm (gerçekçilik) akımının en etkili temsilcilerinden biri kabul edilen Fransız yazar Honoré de Balzac’ın başyapıtlarından Vadideki Zambak romanıyla hem yazarı hem de eserini tanıma yolculuğumuza devam ediyoruz. Vadideki Zambak, gerçekleşmeyen bir aşkın insan hayatını nasıl şekillendirdiğini anlatan etkileyici bir romandır. Aşkın yalnızca kavuşmak olmadığını; bazen vazgeçmek, beklemek ve fedakârlık yapmak anlamına geldiğini son derece zarif bir şekilde ortaya koyar. Bu yönüyle aşkı en hüzünlü ve en ince biçimde anlatan romanlardan biri olarak değerlendirilebilir. Romanın başkahramanı ve anlatıcısı Félix’tir. Çocukluğunda annesinden sevgi görmemiş, yalnız ve kırılgan bir karakterdir. Annesinin zoruyla katıldığı bir davette evli ve aristokrat bir kadın olan Henriette ile tanışır ve ona derin bir aşkla bağlanır. Henriette ise Kont de Mortsauf ile mutsuz bir evlilik sürdürmektedir. Ruhsal olarak Félix’e yakınlık duysa da ahlaki değerleri ve toplumsal sorumlulukları nedeniyle duygularını bastırır. Roman boyunca Félix ile Henriette arasında yoğun fakat platonik bir aşk yaşanır. Eserde tutku ile görev arasındaki çatışma, ideal aşk, fedakârlık, toplumsal baskı ve insan ruhunun karmaşıklığı son derece gerçekçi bir dille işlenmiştir. Félix’in hayatına daha sonra giren İngiliz kadın Lady Dudley ise Henriette için hem fiziksel aşkın hem de kadınlık kimliğinin farkına varılmasını sağlayan güçlü bir rakip olarak karşımıza çıkar. Anlatıcı, yaşananları mektup tekniğiyle aktarır. Romanın sonunda ise Félix’in hayatındaki üçüncü bir kadın devreye girer. Bu kadının Félix’e yazdığı mektupta Henriette ve Lady Dudley daha gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirilir. Üstelik bu değerlendirmeler, bir
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553bin okunma
Reklam
Reklam