Arap kroniklerinde yaygın bir tema olan yeniçeri erlerinin disiplininin azalması şüphesiz 17. yüzyılda, yeniçeri sayılarının hızlı bir şekilde artmasından kaynaklanıyordu. Artmakla kastedilen şuydu: Askere alınanların çok azı devşirmelere verilen sıkı eğitimden geçiyordu çünkü hizmette bulunan yeniçeler birliklerine kendi oğullarını kaydettiriyorlardı ve onlar da aynı şekilde kendi oğullarını. Diğerleri ise birliklere girmenin yollarını satın alıyorlardı. 1568 yılında İstanbul’daki Saray-ı Hümayun’da mevzilenen 12.789 yeniçeri vardı; 1670’te bu sayı 53.849’a çıktı. (..) 17. yüzyılın ortasında, Arap topraklarındaki yeniçeri garnizonlarında mevcut olan yeniçerilerin neredeyse tümü hür doğan müslümanlardı.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Feodal ekonomi kendini yeniden üretemediği gibi kapitalist bir toplumun da bu düzenden “evrilmesi” mümkün değildi, çünkü kendi kendine yeterlilik ve yeni yüksek ücret rejimi “insanlara refah sağlasa da kapitalist anlamda bir servet oluşumu ihtimalini ortadan kaldırıyordu” (Marx 1909, Cilt 1: 789). İşte bu kriz karşısında Avrupalı hâkim sınıf, yeni zenginlik kaynaklarına el koymak, ekonomik temelini genişletmek ve emri altına yeni işçiler almak amacıyla giriştiği amansız çabayla birlikte, kapitalist bir dünya düzeninin temellerini atan, en azından üç yüzyıl içinde bütün bir gezegenin tarihini değiştirecek olan küresel bir saldırı başlattı.
Reklam
987.654.321.123.456.789 Böyle Bir Sayıyı Algılamak Kolay Değildir
Bütün şeyler algılanabilir, fakat büyüklükleri bizim için açık değildir.
Sayfa 68 - Morpa Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
789
Çocukların çoğu anneyi sıcak, yumuşak ve sevgi dolu biri olarak hayal ediyor­du.
Sayfa 28
1000Kitap
Keşke kökünü kazısaymış.
Toktamış, H.789 (M.1387) başlarında Kafkaslar'a tekrar saldırmaya hazırlandı; bunun üzerine Timur onun üzerine bir ordu göndererek askerlerini yenilgiye uğrattı. Buradan batıya ilerledi ve Van Gölü çevresindeki Türkmen Karakoyunlular üzerine yürüdü. Tekrar doğuya dönüp, eski yöneticisine teslim ettiği Kürdistan'a şöyle bir uzandıktan sonra, Muzafferi hanedanı elindeki Fars'a doğru yola çıktı. Önce boyun eğip sonra isyan eden İsfahan'ı aldı ve burada büyük bir katliam yaptı.
Sayfa 130 - Kronik Yayınları·Kitabı okuyor
Tarih
GIA COM O L EOPA R DI 1 789 ·- 1837,İtalya .. S ONS UZ Öylesine severdim bu yalnız tepeyi, Bakmak istedim mi uzaklara Önüme gerilen bu çiti. Oturup baktım mı sonsuz Boşluklarına insanüstü Sessizlikler, dipsiz bir susku Hayalliyorum, alıveriyor Yüreğimi bir korku. rüzgarı Duyuyorum ağaçlar arasında, Sesini alıyorum, o bitmeyen sessizliği: Sonsuzluğu düşünüyorum, yaşadığımız Günü, ölü mevsimleri, onun sesini. Böyle böyle boğuluyor düşüncem Uçsuz bucaksız alanlarda ve nasıl Tatlı geliyor bana gömülmek bu denize
Alıntı
Reklam
Reklam