Ginza'nın 18 bölümünden yer alan Ahir Zamanı tasvir ile ilgili ifadelerde 701 yıldan itibaren zamanın ikiye bölüneceği 89 yılın Mesut 210 yılın ise felaketle geçici belirtilmektedir.
..
790. yılından itibaren sular yeryüzünden çekilmeye başlayacak ve bütün dünyada kuraklık görülecek.
791 yıldan Tanrı şiddetli Rüzgarları özellikle Kuzey Rüzgarlarını serbest bırakacak
792 yıldan itibaren Araplar bütün bölgelerde yükselmeye başlayacaklar bunun üzerine Kara bir bulut yükselerek bütün dünyayı baştan başa saracak
793 yılda Araplar arasında bir fitne Zuhur edecek insanlar hızla çoğalmaya başlayacaklar nüfus artacak ve asker sayısında hızla çoğalma olacak.
794 senesinde Dünya günde 3 kez sarsılmaya başlayacak Ayrıca geceleri tam uyku zamanında bütün dünyada bir ışık görülecek bu ışık ve yıldızın ışığı güneşten daha parlak olarak gökte parlayacak
795 yılda bir kurt çıkacak ve bütün insanlarca tazimde bulunacak bu yıl da Araplar bütün dünyanın Efendisi olacaklar Bu arada diğer krallar ölecek ya da öldürülecekler yeryüzünde yanlışlık had safhaya ulaşacak barbarlar ise Turan bölgesine hakim olacaklar.
796 yılda yeryüzünde kıtlık baş gösterecek tahıl ve dört ayaklı hayvanlar azalacak Ayrıca dolu ve Yıldırım gibi felaketler artacak
797 yılda yer iki büyük hükümdarı arasında bir çekişme ve savaş görecek .
798 yılda bu hükümdarlardan biri ölecek ve diğeri Bütün dünyaya hakim olacak .
799 yılda insanlara yeryüzünün sonunun yaklaştığına ilgili bir ses bir işarete ulaşacak.
800. Yılda Büyük bir savaş Zuhur edecek dünyanın bütün erkekleri bu savaş vesilesiyle bir meydanda toplanarak birbiriyle kavga edecekler bu savaşta pek çok insan ölecek
802 yılda kadınların sayısına nispeten yeryüzüne erkek sayısı çok az olacak öyle ki 7-8 kadına bir erkek
"Yolların en güzeli Muhammed'in yoludur. İşlerin en kötüsü, sonradan ortaya çıkarılanlardır. Her bid'at dalalettir, sapıklıktır.
Sizden kim ölür ve geriye mal bırakırsa bu mal, varislerinindir.
Kim geriye borç veya evlad u iyal bırakırsa onların bakımı benim üzerimedir."
Nesaî, "Salatü'l- îdeyn", 22, r. 1 578; Nesaî, "Kıyamü' l-leyl", 22, r. 1 799.