8/10
·192 syf.·
2026 153. kitabı
Türkiye’de Dinî Liderlik Mehmet Ali Büyükkara Mehmet Ali Büyükkara’nın "Türkiye'de Dinî Liderlik" kitabını 24 saat geçmeden bitirdim. 192 sayfalık, son derece akıcı ve sürükleyici diliyle din, siyaset ve toplum ilişkilerine merak duyanlar için harika bir giriş seviyesi eser. Konuya kapsamlı bir bakış açısı sunuyor. Kitap 5 ana bölümden oluşuyor ve 3 Mart 1924'te hilafetin kaldırılmasından bugüne dinî otoritenin geçirdiği dönüşümü inceliyor. Resmî kurumlar (Diyanet, İlahiyatlar), sivil cemaatler, siyasal dinî liderlik (Millî Görüş) ve Gayr-ı Sünnî yapılar mukayeseli ele alınıyor. Eserde katılmadığım ve şerh düştüğüm en önemli kısım Nurculuk bölümü oldu. Kitapta Nurculuğun batıni (gizli) yönlerine değinilmesini kabul etsem de, Fetullahçı yapılanmanın Nurculuk içinden çıkan bir kol olarak sunulmasını kesinlikle doğru bulmuyorum ve kabul edemem. Çünkü Fetullahçılar batıni bir yapı olsalar da Nurcuların içinden çıkmamışlardır, Nurculuğu kullanmışlardır. Nurculuk hareketinin ve geleneğinin tarihsel süreçte hiçbir zaman siyasete sızma, devlet kademelerini ele geçirme gibi bir gayesi veya gizli ajandası olmamıştır. Dinî liderliğin tek bir merkezden ziyade çok katmanlı ve müzakereye açık bir alan olduğunu somut vakalarla ortaya koyan nitelikli bir tahlil kitabıydı. Kitaba genel değerlendirmem olarak 8/10 puan veriyorum.
Din
Türkiye’de Dinî LiderlikMehmet Ali Büyükkara · Şecere Yayınları · 20244 okunma
Puan vermedi
AUSCHWITZ KÜTÜPHANECİSİ ANTONIO G. ITURBE Auschwitz'de zaman akmıyor, adeta sürükleniyordu. Dünyanın geri kalanından kesinlikle yavaş geçiyordu zaman. Auschwitz'de geçirilen birkaç gün çömezi kıdemliye dönüştürürdü. Bir genci ihtiyara çevirir, dinç birini de elden ayaktan düşürürdü. Auschwitz; Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampı. Dita Kraus; 14 yaşında Nazi'ler tarafından esir alınan bir tutsak. Auschwitz'de çocuklar ve ailelerin bir arada kalmasına izin verilen 31.blok. Esirler üzerinde acımasız deneyler yapan, gazetelerin bahsettiği şekliyle "kana susamış bir cani": Dr. Joseph Mengele. Alman asıllı bir Yahudi olan, blok sorumlusu Fredy Hirsch ve diğerleri. 14 yaşındaki Dita, ailesi ile getirildiği Auschwitz esir kampında rutin hale gelen dehşet ve korku ortamına uyum sağlamaya çalışırken çok önemli; önemli olduğu kadarda tehlikeli bir görev üstlenir. Esirlerin gizlice kurduğu okulun "kütüphanecisi" olur. Elbisesinin içine diktirdiği gizli ceplere sakladığı 8 kitabın sorumlusudur. Kampta pek çok şey gibi kitaplarda yasaklıdır. Küçük yaşından beklenmeyen bir cesaretle kitapları ihtiyacı olan öğretmenlere taşır. Tek silahları o 8 kitaptır. Şiddete, kötülüğe, korkuya boyun eğmemenin; cesaretin ve umudun simgesidir Dita ve koruduğu kitaplar. Bu ölüm kampında yaşanan akıl almaz vahşeti, insanlık dışı olayları okumak gerçekten zordu. Fakat gerçek bir yaşam öyküsü oluşu, o korkunç ortamda filizlenen aşklar, umudun hep var olması kitabı okunur kılan en önemli unsurlar sanırım. Kitap boyunca bahsi geçen eserleri yazmazsam olmaz. Büyülü Dağ / Thomas Mann Dünyadan Aya / Jules Verne H.G.Wells kitapları Şahika / A. J. Cronin Anne Frank'ın Hatıra Defteri. Bu değerli eserler
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,907 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·408 syf.··
2026 43. kitabı
AUSCHWITZ KÜTÜPHANECİSİ ANTONİO G. ITURBE 408 SAYFA #OkuyanKızlar #Ortakokuma #Okudukbitti Auschwitz'de zaman akmıyor, adeta sürükleniyordu. Dünyanın geri kalanından kesinlikle yavaş geçiyordu zaman. Auschwitz'de geçirilen birkaç gün çömezi kıdemliye dönüştürürdü. Bir genci ihtiyara çevirir, dinç birini de elden ayaktan düşürürdü. AUSCHWİTZ; Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampı. Dita KRAUS; 14 yaşında Nazi'ler tarafından esir alınan bir tutsak. Auschwitz'de çocuklar ve ailelerin bir arada kalmasına izin verilen 31.blok. Esirler üzerinde acımasız deneyler yapan, gazetelerin bahsettiği şekliyle "kana susamış bir cani"; Dr. Joseph MENGELE. Alman asıllı bir Yahudi olan, blok sorumlusu Fredy HİRSCH ve diğerleri. 14 yaşındaki Dita, ailesi ile getirildiği Auschwitz esir kampında rutin hale gelen dehşet ve korku ortamına uyum sağlamaya çalışırken çok önemli, önemli olduğu kadarda tehlikeli bir görev üstlenir. Esirlerin gizlice kurduğu okulun "kütüphanecisi" olur. Elbisesinin içine diktirdiği gizli ceplere sakladığı 8 kitabın sorumlusudur. Kampta pek çok şey gibi kitaplarda yasaklıdır. Küçük yaşından beklenmeyen bir cesaretle kitapları ihtiyacı olan öğretmenlere taşır. Tek silahları o 8 kitaptır. Şiddete, kötülüğe, korkuya boyun eğmemenin; cesaretin ve umudun simgesidir Dita ve koruduğu kitaplar. Bu ölüm kampında yaşanan akıl almaz vahşeti, insanlık dışı olayları okumak gerçekten zordu. Sevgili Zeynep, Hülya, Ebru ve Münevver ile birlikte üstesinden geldik bu hüzünlü hikayenin. Hepinize çok teşekkür ederim kızlar. Sonrasında yaptığımız sohbetin keyfi bambaşka. Daha nicelerine, hep birlikte diyorum. Dünyanın en küçük ve en tehlikeli kütüphanesinin hikayesini okumak zordu dediğim
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,907 okunma
10/10
·326 syf.··
Beğendi
·
2026 423. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 07:17
Sınırlar ve Bağlanma kitaplarından birini okumuş olanların kesinlikle okuması gerekir. 700 küsüratından fazla kitapta önemli dediklerim arasına giriyor :)
Az Seçilen YolScott Peck · Akaşa Yayınları · 1998679 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 23. kitabı
Size güzel bir şiir kitabı ile geldim. Ama içinde en çok sevdiğim "Kadın" şiirini anlatmak istiyorum. Şiirde kadın sadece romantik bir figür değil. O hem "harp meydanında silah taşıyan" bir savaşçı hem de "hayat harmanında güğüm taşıyan" bir emekçi. "Kimi neşter tutar, kimi kalem..." satırları, kadının hayatın her alanındaki imzasını çok güzel özetliyor. Bilimden sanata, evden sokağa her yerde var olan bir irade. Kadın, dün ile bugünü kol kola gezdirip geleceğe umut çizen bir köprü olarak tasvir ediliyor. Şiirin son kıtası ise kelimenin tam anlamıyla bir ustalık eseri. "Sekize gebe kılınır, Martta dünyaya kadın getirir" diyerek, tüm bu imgeleri çok zarif bir şekilde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne bağlıyor.
KülceŞeyda Bozkurt · Parana Yayınları · 202616 okunma
8/10
·96 syf.·
2026 129. kitabı
“Şâhidinin Kaleminden” 31 Mart Fâciası 31 Mart Vakası deyince benim aklıma ilk olarak Divan-ı Harbi Örfi'de idamla yargılandıktan sonra, beraat edip, Sultanahmet'e doğru giderken meydandaki idamları görünce, Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin söylediği "zalimler için yaşasın cehennem" sözü gelir. Bunun için incelemenin merkezine de bu sözü aldım. 31 Mart Fâciası adlı eseri okudum. 96 sayfalık bu kısa hatırat, bir gün hatta birkaç saat içerisinde rahatlıkla okunabilecek bir kitap. Düşündürdüğü meseleler ise oldukça büyüktü... 31 Mart Vak’ası sonrasında Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri Divan-ı Harb-i Örfî’de yargılanır ve beraat eder. Mahkemeden çıktıktan sonra gördüğü idam manzaraları karşısında söylediği “zalimler için yaşasın cehennem” sözü, dönemin karmaşasını, korkusunu ve sertliğini anlatan en çarpıcı ifadelerden biridir. Bu kitap da insanı tam olarak böyle bir atmosferin içine sokuyor. Taşkışla’da mızıka zabiti olarak görev yapan Mustafa Turan, 1966 yılında yayımlanan bu eserinde 31 Mart Vak’ası’nı Taşkışla’da yaşanan hadiseler üzerinden anlatıyor. Yazar, olayların öncesinde ve sonrasında bizzat gördüklerini aktarıyor ve bütün bu sürecin bir komplo olduğuna inanıyor. O dönemde kendisi de İttihat ve Terakki Cemiyeti mensubu olduğu için içeriden bir bakış sunması kitabı ayrıca dikkat çekici hâle getiriyor. Mustafa Turan’ın üzerinde en çok durduğu meselelerden biri ise Selanik merkezli Mason locaları ve bunların İttihat ve Terakki üzerindeki etkisi. Özellikle Emanuel Karasu etrafında şekillenen yapının cemiyete nüfuz ettiğini düşündüğünü açıkça ifade ediyor. Yazara göre 31 Mart Hadisesi de dahil olmak üzere yaşanan birçok gelişme, Filistin’de Yahudi devleti kurulmasına karşı duran Sultan Abdülhamid’i tahttan indirmeye yönelikti.
Tarih
“Şâhidinin Kaleminden” 31 Mart FâciasıMustafa Turan · İslâmbol Yayınları · 20253 okunma