Avusturya’nın Meşhur Tiyatrosu, Burg Tiyatrosu Burgtheater, Avusturya’nın başkenti Viyana şehrinde yer almaktadır. Mekan; Avusturyalıların şehirdeki ulusal tiyatrosu olmasıyla öne çıkmaktadır. Yerel halk tarafından “Burg” olarak da anılan tiyatro, muhteşem bir mimari tarza sahiptir. Rönesans mimarisinin önemli örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Burgtheater şehrin tiyatro merkezidir. Sadece Almanca konuşulan dünyanın en büyük tiyatrosu değil, aynı zamanda Avrupa’nın en eskilerinden biri olmasıyla bilinmektedir. Burgtheater’ın iç tasarımı da oldukça dikkat çekicidir. Muhteşem tavan resimleri Gustav Klimt, kardeşi Ernst ve Franz Matsch tarafından yapılmıştır. Çalışmaları o kadar takdirle karşılanmıştır ki, İmparator Franz Joseph onlara Altın Liyakat Haçı taktim etmiştir. 2000’li yılların ortasında bu sanatçıların, tavan resimleri için yaptığı ön taslaklar, tiyatronun çatı katında keşfedilmiştir. Kapsamlı bir yenilemeden sonra ise şimdilerde tiyatronun içinde sergilenmektedir. Viyana’daki diğer birçok bina gibi Burgtheater da İkinci Dünya Savaşı sırasında ciddi şekilde hasar görmüştür. Bir bombanın isabet etmesinden sonra, oditoryum ve sahne artık kullanılamaz hale gelse de mimar Michel Engelhart tarafından restore edilmiş ve 1955’te yeniden açılmıştır. Burgtheater bugün, Shakespeare, Schiller ve Goethe gibi dünya tiyatrosunun büyük isimlerinden, gelecek vaat eden yeni çağdaş oyun yazarlarına kadar ünlü isimler tarafından kaleme alınan oyunları düzenli olarak sergilemektedir. Tiyatro her sezon yaklaşık 400.000 tiyatro müdaviminin yaklaşık 800 gösteriyi izlemesine imkan sunmaktadır
Destanların ortaya çıktığı dönemde (MÖ 1200 - MÖ 800 arası), antik Yunan dünyasında bugünkü anlamda bir yazı kültürü yoktu. İlyada ve Odysseia, kağıda kalemle yazılan kitaplar değildi. Bu eserler aslında melodik şiirlerdi (şarkılardı).Ozanlar, kralların saraylarında ya da köy meydanlarında lavtaya benzeyen bir çalgı çalarak bu binlerce satırlık hikayeleri ezbere okurlardı. İlyada Odysseia
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Babannemin güllü dualar kitabında okuduğum 800 bin salavat gücündeki süper salavatı sırtıma yazdırıp, firdevse büyük bir ateş yaktırıp, zemzemle ıslatılmış bir kaydıraktan o ateşe atladığım bir hayali düşledim az önce. Allahım, sen tatil sonrası boşluğa düşüp sıkılanların da rabbisin..
Anadol otomobilimiz vardı
Koç Grubu’nun 1966 yılında ürettiği Anadol otomobili için ‘kaputunu inekler yiyor’ dedikodusu ortaya atıldı. Yılmaz Özdil: “Otokoç’un kurduğu Anadol ile Hyundai’nin kuruluş hikayesini anlattı: “1966 yılında bugünkü Otokoç tarafından Anadol üretilmeye başlandı. Türkiye’nin ilk yerli otomobiliydi. Elbette mühendislik açısından ilk Türk otomobili, 1961 yılında üretilen Devrim’di. Ancak test aşamasında kalmıştı. Anadol ise seri üretimle piyasaya sunulan ilk Türk otomobili oldu. Adı üstünde, Anadolu kelimesinden markalaşmıştı. Amblemi de stilize edilmiş bir geyik figürüydü. Türk milletine unutturdular ama geyik figürü, bizim kültürümüzde bozkurttan daha da önemli bir figürdü. Aynı dönemde, 1967 yılında Hyundai de Güney Kore’de ilk otomobillerini üretmeye başlamıştı. Hyundai’nin adı Türkçede ‘çağdaş’ anlamına geliyor. Adeta tesadüfün sözlük anlamıydı. Çünkü Anadol ile Hyundai aynı dönemde yollara çıktı. Birbirlerinin çağdaşıydılar. Hyundai’nin motoru da Ford’tu, tıpkı Anadol gibi. O dönemde Güney Kore’nin nüfusu 29 milyon, Türkiye’nin nüfusu ise 30 milyondu. Nüfus olarak birbirine çok yakın iki ülkeydik.
Gözümü açar açmaz sosyal medyaya girdim ve bir reklam gördüm, sinoz güneş kreminde 6 al 2 öde kampanyası vardı. Yani normalde 6 tane kremin 2400 tutması gerekirken 800 tutuyordu. Yarı açık gözle hızlıca anında 6 tane güneş kremi sipariş ettim. Ama küçük bir sorunumuz var, ben sinoz kullanmıyorum...
Mehmet Dilbaz: Yahudiler Müslümanlardan iyilik dışında hiçbir şey görmemiş bir millettir ama bütün nefretlerini Müslümanlara kusuyorlar. Müslümanların 800 yıllık yönetiminde Yahudiler, tarihlerinin en rahat ve özgür dönemini yaşadılar! Bütün köşe başları tutulmuş... Amerika bugün aslında bir Yahudi devleti haline gelmiş durumda. Asıl planları Mescid-i Aksa ve Kubbetü's-Sahra'yı yıkmak ve oraya 3. Süleyman Mabedi'ni inşa etmek. Bunu inşa ettikten sonra Yahudi ülküsü tamamlanmış oluyor!
Edebiyat