846) İbrahim'den rivayet edildiğine göre Abdullah (radıyallahu anh) "Allah'a kavuşmadan mü'mine rahat yoktur" demiştir.
Sayfa 308·Kitabı okuyor
Zühd Hadisleri
Köy Enstitülerinin Kapatılması ve Sonrası...
46 sonrası değişmeye başlayan süreç, 50'ye geldiğimizde tahammül edilemez hal aldı. Üstüne DP'nin tek parti olarak iktidara gelmesiyle acı son yaşandı, enstitülerin fişi çekildi. Öğretmenler, yöneticiler, sistem ve müfredat değiştirilmeye başlandı. Adım adım yozlaştınldı, kendi özgün eğitim sisteminden uzaklaştınldı. İlk adım olarak iş eğitimi ilkelerine kısıtlama getirildi. Özgür okuma saatleri önce kısıtlandı, zamanla kaldırıldı. Enstitü kitaplıklarında bulunan birçok kitap yasaklandı ve yakıldı. ​Hatta yeni gelen öğretmenler, yöneticiler, “Varlık” dergisi okuyan öğrencileri, ki ben de o öğrencilerden biriydim, Türkçü “Orkun” ve Komünizmle Mücadele Derneği’nin ideolojik dergilerine zorunlu abone ettirdi. ​Öğrenciler enstitü yönetiminden dışlandı. Vazgeçilmezimiz olan haftayı değerlendirme ve eleştirme toplantıları dediğimiz, müdürü, okulu eleştirebildiğin, aynı şekilde onların da öğrenciyi eleştirebildiği, okulun ve memleketin sorunlarının konuşulduğu “Cumartesi Toplantıları” iptal edildi. Öğrenci sayılarında azaltılmaya gidildi. Bir zaman sonra sabahları topluca oynanan halk oyunları da oynanmaz oldu. ​1947’de çıkarılan iki kanunla köye giden enstitü mezunu öğretmenlere verilen geçim toprakları, dağıtılan kitaplar, aletler, hayvanlar geri alındı. Kamulaştırılarak okula bağışlanmış olan topraklar, tarım demirbaş eşyaları, pulluk ve saire satılmak üzere mal müdürlüklerine verildi. ​Üretime dönük eğitim anlayışı terk edildi. İş atölyeleri işlenmez oldu, tarım dersleri sınıf içinde, nazari olarak işlenmeye başlandı. 1949’da öğrencilerin yıllık izinleri 3 aya çıkarıldı. ​27 Aralık 1949’da imzalanan Türkiye ve ABD hükümetleri arasında eğitim komisyonu kurulması hakkındaki antlaşma, yani Fulbright Antlaşmasıyla Milli Eğitimimiz şekillenmeye başladı. Sekiz kişilik
Sayfa 360·Kitabı okudu
Köy Enstitüleri
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
846'da bir Arap filosu Sicilya'dan çıkıp Tiber'in ağzına kadar gelmis, Arap gücleri Ostia ve Roma'yı yağmalamıstı. Fransa'da bir ķilise meclisi toplanaraķ tüm Hıristiyan hükümdarlara, "İsa'nın düsmanlarıyla" savaşacak ortak bir ordu toplama çağrısı yapılmasına karar verdi. Papa IV. Leo, Müslümanlar'la savasırken ölecek olanlara ilahi bir ödül bile vaat etti. Papa VIII. Iohannes (872-82) kutsal Kilise tarafindan, Hiristiyan din ve devleti icin savasanlarin günahlarının bağıslanacağını ve ölenlerin sonsuz yasama eriseceklerini acıkladı. Papaların sehrinde ortaya çikan Arap akıncılanıyla tahrik edilen bu düsünceler, Müslümanların cihad kavramı akla getirmekte ve arkadan gelecek olan Batili Hiristiyan Hacllarının habercileri olmaktaydılar
Sayfa 299 - Arkadaş·Kitabı okudu
Horasan ve Maveraünnehr
Onun [Kuteybe b. Müslim] sayesinde 9. Yüzyılın ortalarında Horasan ve Maveraünnehr bölgesinin halifelik hazinesine gönderdiği yıllık haraç miktarı 44.846.000 dirheme kadar ulaşmıştır. Söz konusu miktar bölgedeki zenginliği ve ekonomik potansiyeli göstermesi bakımından kayda değerdir.
Sayfa 50 - Vakıfbank Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Enes radıyallahu anh'den:
"Necaşi vefat ettiğinde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Onun cenaze namazını kılın" buyurdu. Sahabeler: "Ey Allah'ın rasulü! Habeş'li bir kulun mu cenaze namazını kılacağız?" dediklerinde Allah Teâlâ bu ayeti indirdi." Sahih. Nesai Sunenu'l-Kubra (11088) Bezzar (Keşfu'l-Estar-832) İbnu'l-Munzir (1287) Hâkim (3/846) Ziya el-Muhtare (5/40, 6/61) Taberani Evsat (3/323) ‎Ehl-i Kitap’tan öylesi vardır ki Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar. Allah’tan korkarlar. Allah’ın ayetlerini az bir paha karşılığında satmazlar. Onların, Rabbleri katında ecirleri vardır. Şüphesiz ki Allah, hesabı çabuk görendir. ‎(3/Âl-i İmran, 199)
Sayfa 579·Kitabı okudu
Mevcut siyasi iktidar yandaş şirketlerine (Cengiz, Limak, Kalyon, Kolin, Makyol vb.) avantaj sağlamak adına yerli yersiz Pazarlık Usulü kapsamında 21 /b maddesini işleterek defalarca kamu ihalesi vermiştir. 2013 yılından bu zamana kadar geçen süre içerisinde, 21/b kapsamında AKP iktidarının bazı yandaş şirketlere verdiği kamu ihale sayılarına bakacak olursak; • Kolin Holding: 7 kamu ihalesi almıştır. Toplam ihale be­delleri 10 milyar 264 milyon TL'dir. • Cengiz Holding: 12 kamu ihalesi almıştır. Aldığı bu kamu ihalelerinin toplam sözleşme bedeli 7 milyar 98 milyon TL'dir. • Kalyon Holding: 8 kamu ihalesi almıştır. Toplam ihale be­delleri 4 milyar 448 milyon 292 bin TL'dir. • Makyol Holding: 11 kamu ihalesi almıştır. Toplam ihale bedelleri 3 milyar 877 milyon 846 bin TL'dir. • Limak Holding: 3 kamu ihalesi almıştır. Toplam ihale be­delleri 2 milyar 108 milyon 356 bin TL'dir.
Sayfa 24 - Kırmızı Kedi Yayınevi: Dördüncü Basım: Mart 2022, İstanbul·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme