Rus yazara göre,85 bunu “kendine özgü yapısal özelliklere sahip bir çeşit feodalizm” olarak kabul etmek gerekir. Bu feodal sistemin en önemli kuralı, toprağın Sultan’ın mülkü, yani mîrî olduğuydu ...
... İslâm nîmetinden daha büyük bir nîmet tasavvur edilemez. Bundan sonra Cenâb-ı Hak, kulları için dîn olarak sadece İslâm'dan râzı olduğunu, ondan başka bir yol seçenlerden bunu aslå kabul etmeyeceğini beyan buyurmuştur. *Bkz. el-Maide, 3; Al-i İmrân, 19, 85.
Sayfa 10 - Erkam Yayınları, İstanbul 1434 / 2012·Kitabı okuyor
Sulla bundan sonra M.Ö. 85-83 arasını Asia eyaletinde ve Yunanistan'da geçirmiş, buralardan aldığı yardımlar ve özellikle Asia eyaletlerinden topladığı ağır vergilerle kasasını doldurmaya ve böylece İtalya'da yapacağı iç harp için hazırlığını tamamlamaya çalışmıştır.
Günümüzde yapılan birçok araştırma yalnızlığın ya da yanlış bir insanla olmanın kalp damar sisteminden tutun hücresel düzeyde gerçekleşen olaylara kadar birçok noktada olumsuz etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. Hatta 85 yıllık araştırmanın sonuçları da benzer bir bulguya sahiptir. Buna göre "yalnızlık" sağlığımız açısından sigara ve alkol kadar tehlikeli gözükmektedir.
... Bu tarihselcilik dalâleti, sonsuz ilim ve kudret sahibi olan Cenâb-ı Hakk'a acziyet izâfe etmektir. Cenâb-ı Hak, toplumların yapısı değiştiğinde dâimâ peygamberler göndererek zamanın ihtiyaçlarına göre kanunlar vaz etmiştir. Rasûlullah Efendimiz ise âhir zaman peygamberidir, son peygamberdir. O'nun getirdiği hükümler, kıyamete kadar gelecek bütün insanlığın ihtiyaçlarına cevap verebilecek mâhiyette hükümlerdir. Bunun aksini düşünmek; insanoğlunu yaratan, dolayısıyla onu kendilerinden çok daha iyi tanıyan ve sonsuz ilmi ile, olmuş ve olacak her şeyi bilen Cenâb-ı Hakk'a acziyet izāfe etmek gibi, dehşetli bir sapıklığın ta kendisidir. Cenâb-ı Hakk'ın verdiği akılla yine Cenâb-ı Hakk'ın hükümlerini tartışmaya kalkışmak kadar abes bir durum olamaz. Böyle bir ahmaklığa düşenlere, şu âyet-i kerîmeleri hatırlatmak gerekir:
"De ki: Siz dîninizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah her şeyi hakkıyla bilendir." (el-Hucurat, 16)
"...Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise en şiddetli azâba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gâfil değildir." (el-Bakara, 85)