8/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 76. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 16:03
Kitabın konusu 17. yy Hollanda'sında geçiyor. Haarlem Çiçekçilik Cemiyeti'nin kusursuz siyah laleyi yetiştirene büyük ödül vaad etmesi ile konu işlenmeye başlıyor. Ana kahramanımız Cornelius uzun uğraşlar sonucu siyah laleyi oluşturacak soğan yetiştirmeyi başarıyor. Kıskanç komşusunun entrikaları ile maalesef mahkum ediliyor. Fakat aşkı Rosa onun bu çabasını boşa çıkarmıyor. Monte Cristo Kontu kadar hareketli olmasa da duygusal ve sürükleyici bir roman. Dönemin siyasi çalkantıları da aşk ve entrika ile harmanlanmış bu romanda. Kitap okumaya ayırdığınız zamana keyif katabilecek bir roman. Gereksiz uzatmalar, tekrarlar yok. Tadında bitirilmiş. Keyifle okunsun. Kitabı birlikte okuduğumuz Berk beye teşekkürler. Güzel bir okuma etkinliği oldu.
1000Kitap
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
10/10
·1056 syf.··
Beğendi
·
2025 133. kitabı
·
MONTE CRISTO KONTU 2.CİLT-ALEXANDRE DUMAS,765 sayfa, Sonda söylemek istediğimi başta yazmak istiyorum.Bu muhteşem kitabı okumak isteyen arkadaşlarım;kesinlikle bir gün daha durmayın ve hemen başlayın.1.525 sayfa kesinlikle gözünüzü korkutmasın.Bir başlıyorsunuz sonra nasıl bittiğini anlamıyorsunuz,ben on günde ilk cildi bitiririm diye başladım,sekiz günde iki cilt bitti.Çok akıcı,sade,dili çok anlaşılır,heyecan yüklü;özellikle ikinci cilt… ~~~~~~~~~~~~~~~ * Alexandre Dumas ‘ın başyapıtlarından biri olan Monte Cristo Kontu romanının ikinci cildide büyük bir heyecanla okundu ve bitti. Evet artık intikam alma zamanı geldi… ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Dantes saf ve genç yaşta ayrıldığı eski tanıdıklarının arasına zeki, esrarengiz Monte Cristo Kontu olarak geri dönmüştür. Ve düşmanlarından aldığı intikamı incelediğimizde, Dantes’i İf Şatosu’na gönderdikten sonra ne elde ettilerse sadece onu ellerinden almıştır…. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ *Monte Cristo Kontu’nun intikamının yanısıra romanda, kraliyet savcısı Mösyö de Villefort’un evindeki zehirlenme sonucu gizemli ölümler, kimin ne amaçla yaptığı belli olmayan ve sıvılar içine karıştırılmış zehirler,geçmişten gelen katillerin kimliklerini saklayıp soyluluk ünvanına bürünerek zengin kızlarla evlenme maceraları,Mösyö de Villefort ile Barones Danglar’ın geçmişten gelen sırları…Bunları okurken aynı zamanda o dönemin yani 19.yüzyılın birinci ve ikinci çeyreğinde yaşanan toplumsal ve siyasal olaylarına,yaşam ve aile şekillerine,,zenginlik,ün,para,mevki hırslarına ve bu uğurda yapılanlara ve yaşananlara da şahit oluyoruz. ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ *Umut,adalet,sabır,aşk,ihtiras,çaresizlik, intikam ve merhamet duygularının çok güzel anlatıldığı, dünyanın en çok okunan klasikleri arasında yer alan bu muazzam eseri
Monte Cristo KontuAlexandre Dumas · İthaki Yayınları · 201037,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Üç Silahşor kitabı benim en sevdiğim kitaplardan birisidir. Monte Cristo Kontu ise çocukken bana kitap okumayı sevdiren kitaplardan birisi. Alexandre Dumas 'ın Siyah Lale eseri de bahsettiğim bu iki eser kadar olmasa da bende farklı bir tat bırakmayı başardı. Kitap hakkında şunu çok net söyleyebilirim ki yazarın diğer eserlerinden bildiğimiz o büyük, hareketli maceralar bu kitapta yok, daha ziyade içe dönük, daha yoğun bir hikâye anlatılıyor. Daha yoğun bir atmosfer var ve olaylar büyümese bile anlam derinleşiyor. Üstelik gerçekten neredeyse dar bir alanda geçen büyük bir hikâye hissi veriyor. Kitabı okumaya başlamadan önce kitaptaki siyasi ortam ve bu ortamın sebep olduğu olaylar zincirini anlamak adına Rampjaar (1672) Felaket Yılı hakkında bir ön okuma yapılmasını tavsiye ederim çünkü kitaptaki her şey bu siyasi olay etrafında gelişiyor. Başta olay çok basit gibi geliyor: Siyah bir lale yetiştirmek. Ama sayfalar ilerledikçe bunun hiç de basit olmadığını fark ediyorsun. Çünkü siyah lale sadece bir çiçek değil, bir takıntının sembolü. Cornelius van Baerle karakterini okurken en çok bunu hissettim. Adamın yaşadıkları ortada. Hayatı altüst oluyor, özgürlüğü elinden alınıyor ama o hâlâ o laleye tutunuyor. Ve bir noktadan sonra şunu düşünmeye başlıyorsun: Bu bir hedef mi, yoksa bir kaçış mı? Bence Cornelius’un yaptığı şey çok insani ama bir o kadar da tehlikeli. Kontrol edemediği bir dünyada kontrol edebildiği tek şeye tutunmak. Bu bana kitabın en güçlü tarafı gibi geldi. Çünkü aslında hepimizin hayatında buna benzer şeyler var. Tutunduğumuz, anlam yüklediğimiz şeyler… Hatta kitabı okurken içimden birkaç kez şu geçti: Bu, bir adamın anlam üretmeye çalışmasının hikâyesi. Ama işin ilginç tarafı şu, Cornelius’un bu bağlılığı bir yerden sonra gözüme batmaya başladı. Başta “ne kadar kararlı adam”
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Yazgının Eli
10/10
·1056 syf.··
Beğendi
·
2025 71. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 00:49
Anlatacaklarım yetersiz kalacak — bunu en başa koyuyorum, çünkü kelimeler gerçekten de bu eserin ağırlığını taşımaya yetmiyor. Bu eser mi demeliyim bilemiyorum — “başyapıt” kelimesi bile onun gücünü anlatmaya yetmiyor. Sanki başyapıtın da ötesinde, edebiyatın sınırlarını aşan, insan ruhunun en derin katmanlarına kazınmış bir şey bu. Ne şekilde adlandırırsam adlandırayım, kelimeler hep eksik kalıyor. Bu kitabı anlatmak kolay değil; her cümlesi insanın içine işler, her sayfası sanki başka bir dünyanın kapısını aralar. Okurken hissettiklerimi burada dile getirebileceğimi sanmıyorum — çünkü bu yalnızca bir okuma deneyimi değil, bir tür yüzleşme; insanın kendine tuttuğu aynalardan biri. Kitabın yaşattığı duyguları, zihinde açtığı sorgulamaları, kalpte bıraktığı yankıyı tarif etmeye çalışmak neredeyse imkânsız. Belki de bu yüzden bazı kitaplar anlatılmak için değil; sessizce, derinden hissedilmek için yazılır. Bir atasözü vardır: “Etme, bulursun; inleme, ölürsün!” (s.928) Özet — can alıcı nabız: Roman, bir haksızlığın kıvılcımıyla başlar; oradan intikam, öfke, varlık ve yokluğun sınırlarında dolaşan bir dönüşüme sürüklenir. Bu dönüşüm ne sadece bir intikam hikâyesidir ne de yalnızca bir macera; insan ruhunun hem zedelendiği hem de yeniden biçimlendiği bir laboratuvar gibidir. Her sayfada akıl oyunları, tahmin edilemez düğümler ve birden açılan yeni karakterler vardır; geçmişleri birbirine dokunur — tıpkı bir çorap söküğü gibi: bir düğümü çekersiniz, geçmişten gelen onlarca ip bir anda çözülür ve hepsi, şaşırtıcı bir ustalıkla, tek bir noktada toplanır. Kitap, “yok artık” dedirtecek türden bir kurguya sahip; akıl oyunlarıyla örülü, tahmin edilemez olaylarla dolu bir hikâye; heyecan ve merak duygusunu son ana kadar diri tutuyor. İntikam ve metaforik derinlik: İntikam burada
Monte Cristo KontuAlexandre Dumas · İthaki Yayınları · 201037,2bin okunma
Kafamda Çektiğim Kelebek
10/10
·565 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2025 17:07
Servetini sıfıra indiren, altmış yaşlarına yaklaşmış bir adamın kulağına bir isim çalınır: Albertine Sarrazin . Oysa bu ismi duymasa, belki de hiçbir zaman kaleme sarılmayacak, dünyanın en çok konuşulan kaçış hikâyelerinden biri de hiç doğmayacaktı. Bu adam Henri Charrière , nam-ı diğer Kelebekti. 1930’larda işlemediği bir cinayet yüzünden kürek cehennemine mahkûm edilir. Ama onun hikâyesi bir suçlunun değil, özgürlüğe inanan bir ruhun hikâyesidir. On üç yıl süren bu bitmeyen kaçış, yalnızca geçmişten kurtulmanın değil, insanın kendi geleceğini yeniden yazma cesaretinin de sembolü olur. Ve belki de her şeyin arkasındaki en büyük etken, Kelebek’in paraya olan ihtiyacıdır. Charrière, Sarrazin’in kitabını okuduktan sonra kendi kendine şöyle der: “İyi be, dedi bu yavru kırık bacağıyla zulalı yerlere gizlenip 123.000 kitap sattıysa ben, otuz yıllık serüvenlerimle üç katını satarım.” (s:2 ePub) Kitabı okudukça fark ediyorsunuz ki, Kelebek bir şekilde o parayı hep buluyor. Kelebek , ilk sayfalarından itibaren gerçek bir hikâyenin sınırlarını zorlayan bir anlatı sunuyor. Okur, olayların akışı içinde yalnızca bir mahkûmun kaçışlarını değil, insanın özgürlük arayışını, yaşamla ve ölümle kurduğu o ince bağı da izliyor. Kitap normal seyrinde, oldukça akıcı bir şekilde ilerlerken bir anda gelecekte olacak bir olayı söyler gibi yapıyor; o küçük kırılmalar “nasıl oldu da öyle oldu” diye daha çok merak ettiriyor. Bu geçişlerin doğallığı, yazarın anlatımındaki ustalığı hissettiriyor. Gerçek bir yaşam öyküsünü okuduğumuzu bilmemize rağmen, bazı sahnelerdeki gerçekçilik neredeyse dayanılmaz bir yoğunlukta. “Yok artık” dedirten anlar, Kelebek’in yaşadıklarını bir masaldan çok bir belgesel gibi algılamamıza neden oluyor. Ve belki de kitabın asıl çekiciliği burada: ne kadar inanılmaz olursa olsun,
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma
Puan vermedi·226 syf.··
2025 29. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2025 23:34
Çok sevdiğim Monte Cristo Kontu yazarından yeni bir kitap ararken ikinci el kitaplar arasında bunu buldum: “Güzel günler, güzel günlere inanmanın ödülüdür. Güzel yılların, yaşların olsun. İyi ki doğdun, iyi ki varsın. Seviliyorsun.” İçinde bu yazıyı görür görmez kitabı hemen aldım. İkinci el temiz kitaplara hep merakım var. Ama maalesef, kitabın basit kurgusu beni çok yordu. Normalde 2-3 günde bitecek bir kitabı günlerce okuyamadım. Sanki büyük Fransız yazarının romanları arasına karışmış, başkasına ait bir eser gibiydi. Kitap boyunca üç lale soğanı oradan oraya sürüklendi. Rosa isimli kahramanımız, fedakârlıkla bu soğanları sakladı, dikti ve olayın yaşandığı dönemde çok kıymetli olan siyah laleyi kusursuzca yetiştirmeyi; hatta kendi yetiştirdiğini kanıtlamayı başardı. Konu çok daha güzel ve farklı işlenebilirdi. Tarihi olaylarla siyah lale soğanlarının kaderini sıkılarak okuyup zar zor bitirdim. “Bazen insan kendisinde ‘çok mutluyum’ deme hakkını asla bulamayacak kadar çok acı çeker.” Kitabın son cümlesi bile kahramanların fedakâr ve acılarla dolu yaşamına inandırmaya çalışıyor okuru. Yine de son cümlesiyle bile okuru acının gölgesinde tutmaya çalışan bu roman, büyük bir yazarın kaleminden çıksa da beni ikna edemedi..
1000Kitap
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma