Osmanlı İmparatorluğu'nun, seferberlik ilan ettiği anda 22.000.000 insanı, 1.700.000 km toprağı vardı. Milli burjuvazi, tarihinde ilk kez kurulmaya çalışılıyor ve sanayi hamlelerine çabalanıyordu. 2.850.000 insan cephelere gönderilmişti, savaş ekonomisi başladığında üretimden tüketime dönen bu potansiyel ekonomik tüm dengeleri sarstı. Ülke zaten zor durumda idi. Almanya bizi savaşa sokarken verdiği 86,8 milyon lira yardımı borç hanesine yazdırmıştı. Osmanlı Avusturya'dan 14,5 ve sürmekte olan Anadolu-Bağdat Demiryolu Hattı hesabı avansından 1 ,1 milyon lira borç aldı. Toplam alınan borçla birlikte savaş bütçesi için 203,7 milyonluk bir pay ayrıldı. Dengesiz olan piyasa bir anda sarsıldı, enflasyon hızı %300'e ulaştığında daha savaşın ilk yılı idi. Bu dengesiz yapı karaborsanın önünü açtı, öyle ki piyasa değeri 35 kuruş olan et bu süreçte bir anda 200 kuruş, yumurta tanesi 0,5 kuruştan 8 kuruşa ve şekerin okkası 3 kuruştan 300 kuruşa yükseldi.
Siviller için bunlar yaşanırken cephelerden alınan sayılar da çok kötü idi. Askere alınan 2.850.000 kişinin 550.000'i şehit düştü. 891 .000 kişi yaralanarak sakat kaldı. 240.000 kişi hastalık sonucu hayatını kaybetti. 103.701 kayıp ve 129.000 esir verildi. Toparlayacak olursak savaştan geri dönen kişi sayısı 936.299 kişi idi. Bundan önceki savaşları da ekieyecek olursak Anadolu, bitmiş bir haldeydi ve yaralarını saramayacak kadar yorgundu.