Gir içeri, kır dizini, dön önüne kız Sıdıka ...
Puan vermedi·224 syf.··
2026 93. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:18
Sıdıka 'yı bitirdim. Çok güzeldi. Dizisini de zamanında çok severek izlerdim ve dizide karakterlerin neredeyse birebir aktarılmış olduğunu görmek ayrıca hoşuma gitti. Okurken aklımda sürekli Fyodor Dostoyevski 'nin Yeraltından Notlar kitabında geçen şu sözü yankılandı durdu: "Aşırı bilinç bir hastalıktır; gerçek, eksiksiz bilinç ise düpedüz bir hastalıktır." Ah Sıdıka... Senin kadar çok bilmek, her şeyi bu kadar derinden görmek hayatı ne yazık ki kolaylaştırmıyor. Bir de üzerine böyle bir ailede doğmuş olmak... Tam bir lanet. Senin gibi biriyle gercekten tanısmak ve hatta sana sarılmak isterdim Sıdıka. Atilla Atalay nin yarattığı bu karakter başına bir başarı. Hem komik, hem zeki, hem hazır cevap hem de fazlasıyla bilinçli. Normalde bu kadar düşünen karakterler sıkıcı olabilirdi ama Sıdıka tam tersi. En ciddi konuları bile öyle eğlenceli, öyle kendine has bir dille anlatıyor ki bir yandan kahkaha atarken bir yandan da durup düşünüyorsunuz. İşte onu özel yapan da bu sanırım.
Edebiyat
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,041 okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 12:22
Sıdıka çocukluğumda dizisinden tanıdığım bir karakterdi. Çok severdim. Ne yalan söyleyeyim kitabı olduğunu bilmiyordum. ercanscgn. hocam sayesinde tanıştım Atilla Atalay ile. ​Çok keyifli bir mizahı olması dışında, alt mesajları ile toplumsal birçok soruna da işaret etmiş yazar: Kadın-erkek eşitsizliği, geleneklerin çifte standartları, çevre sorunları, savaşlar... Kara mizah diyebileceğim, güldürürken düşündürme becerisi ile zaman zaman içinizi acıtan, gerçeklik algınızla çelişmeyen öykülerden oluşuyor kitap. Bir kadın karakter seçmiş olması, Atilla Atalay'ı birçok mizah yazarından ayırıyor. Ki kitabının eleştirisini de kimseye bırakmamış; Sıdıka ile röportaj bölümünde kendini de iğnelemiş. "Bari mizah kitabında dayak yemeseydi kadınlar" diyor örneğin. ​Sıdıka; ataerkil ailede sıkışıp kalmış asi bir kadın ruhu... Sıdıka; pasif direnişin simgesi... Sıdıka; can... ​Sıdıka'nın maceralarından başka birkaç kısa öykü daha eklenmiş kitaba. Duygusal yoğunluğu baskın öyküler; ben onları da çok sevdim. Son öyküsünde bizzat kendi yaşantısından gerçek kahramanlara, dedesi başta olmak üzere ailesinin yakın geçmişine uzanıyor yazar. Yine duygusal yoğunluğu yüksek bir kapanış yapıyor. ​Tüm öykülerini beğenmekle birlikte, ben kapanışı Sıdıka'ya selam ederek yapmak istiyorum. İyi ki varsın Sıdıka...
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,041 okunma
Reklam
Puan vermedi·271 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 15:10
Yazarın bende yeri ayrı. 15-20 yaşlarım arası onun komik kitaplarının ( Sıdıka gibi) arkasında bulunan 3-5 öyküye içlenerek geçmiş olabilir:) Daha önceki kitaplarında olmayan çok az öykü var bu kitabında. En güzel öykülerinin harmanlandığı, sadece birkaç yeni öykünün eklendiği bir kitap oluşturmuş sanırım yayınevi. Benim gibi tüm kitaplarını okumuş, bazı öykülerini hatim etmişler için birazcık hayalkırıklığı olsa da, Atilla Atalay okumak her daim çok keyifli. Kalbe dokunan, samimi, sıcacık öyküleri seviyorum. İçinde ailenin, gerçek hayatın olduklarını hele… “Fabrıga” öyküsünü mesela, çok içselleştirerek okumuşumdur hep, kafamda kendi ailemi düşünerek, ben de yazsam diyerek… Velhasıl öyküler tanıdıktı ama eski bir dostla karşılaşıp, oturup eski günleri yâd etmişiz gibi bir tat bıraktı damağımda.
Kalbin BöcüüAtilla Atalay · İletişim Yayıncılık · 201067 okunma
Puan vermedi·242 syf.··
2024 30. kitabı
"Birbirimizi anlamayacaksak ne için varız? Fikirlerimiz, hislerimiz, koşullarımız, imkan ve sınırlılıklarımız bu kadar farklı, bu kadar öznelken; birbirimizi anlamaktan, anlamaya çalışmaktan başka çaremiz mi var.!" BiŽi BiŽe ZiŇdaŇ EttiľêŘ/ İlyas Kösem ...Hepimizin hayalinde, bir yer ... İnsanları sevgiyle kenetlenmiş, komşuluk hakları, zorda olana Hızır gibi yetişenlerin yaşadığı Behredar Mahallesi. Galip Dayı doktor emeklisi, doğup, büyüdüğü mahallesine sevdalı, kızı Hatice tıp son sınıfta mezun olur gelir, oğlu Mehmet orada öğretmen, eşi Leyla Hanımı razı eder, kızını güvenli bir yurda yerleştirip düşerler memleket yollarına, özlemle, hasretle bekleyenlerine... Bir aile hikayesi gibi başladı hikaye, Galip Dayının mahalleli gençlerle sohbete başlamasıyla Behredar çay evi bir "Hikmet Evi" misali oldu... Sohbetleriyle, kitaplarıyla, gençlere ışık oldu anlattı...anlattı...Bir gezginin seyahat notlarında, 891 yılında Bağdat' ta yüzden fazla, kamuya açık kütüphane olduğu gözlemlerini anlattı... Batı dünyasında manastırlarda, nadir el yazması yunan metinlerinin okunmasını, hristiyanlığın kabulüyle yasaklar ve kitapları zincirle bağlarken, Irak' ta Nevef gibi küçük bir kentte kırk bin ciltlik bir kütüphane olduğunu, müslüman komutanların kazandığı savaşın tazminatı olarak bu el yazması kitapları istediğini anlattı...namaz molası, çayların tazelenmesi, sıcak simitler samimi sohbetlerde gençler islâmın, erken döneminde nasıl doğru biçimde anlaşılıp yorumlandığını dinlediler. Kültür arayışı olarak kitapçı ve kültür merkezi olarak kitabevinin önemini bir ütopya gibi dinlerken, bilimde bu kadar ileri gitmiş islam toplumunun çağımızda nasıl bu kadar gerilerde kaldığını sorguladilar. ️"Bilginin ön koşulu kuşkudur." Roger Bacon Çığır açan başarıların ana
Bizi Bize Zindan Ettilerİlyas Kösem · İkinci Adam Yayınları · 202418 okunma
9/10
·228 syf.··
2023 14. kitabı
Atilla Atalay mizah yazının ustalarından. Yıllarca karikatür çizgi roman dergilerinde yazmış. Yayınladığı tüm kitaplar gibi bunda yer alan kısa yazılar bu dergilerde çıkan yazılarının derlemesi. Kitabın başında ustalarına saygı için yazdığı kısım takipçisi olduğu gelene gösterdiği saygı çok hoştu. Sıdıka yazılarının olduğu kısım dönemin politik ortamından izler sunuyor. Özal'ın ölümü, Tansu Çiller'in başbakan olması olaylarını Sıdıka'nın penceresinden görmek güzeldi. Diğer yazılarda yer alan televizyondan alışveriş, konuşan kedi gibi hususlar da doksanlar nostaljisi etkisi yarattı. En sondaki mizahtan çok duygusal yönü ağır basan öyküler ise ayrıca övgüyü hak ediyor. Severek okudum ve tavsiye ediyorum.
EbekulakAtilla Atalay · İletişim Yayıncılık · 2016141 okunma
Sıdıka - A. ATALAY /Sevgisiz evde çiçek mi büyür be...
9/10
·224 syf.··
2023 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2023 15:14
Hababam Sınıfı'nın yazarı Rıfat Ilgaz'a bir röportajda "Nasıl bu kadar güldürebildiniz," diye soruyorlar, o da cevap veriyor: "Ben çöken eğitim sistemini anlattım. Hepimiz bu ölen sisteme bakarak güldük." Sıdıka Çöken dünyanın, Kokuşmuş adetlerin, Erkek hegemonyasının, Kadına psikolojik, fiziksel şiddetin, İnsanları düzen düzenin, Tüm bunlara rağmen umutla hayata tutunmaya çalışan kahramanı. "Bugün kötü olan her şeyi kendisiyle baş başa bıraktım, çünkü dışarıda bahar vardı. Yarın yine olacak." (s. 62) Kadın okumaz. Kadın dışarı çıkmaz. Kadın balkona bile çıkamaz. Kadın dayak ile terbiye edilir. Kadın iğrenç bir döngünün yerinden oynamaması gereken üyesidir. Kadının fikirleri olamaz. Kadının istekleri olamaz. Belirli şartlarda belki camdan dışarı bakabilir. Anahtar sözcükler: "Ama ben erkeğim." - Manyaklaşma abi... Sen on tane kızı arıyorsun telefonla... Şimdiye kadar 170 kere evlenmen 120 civarında da "namus cinayeti"ne kurban gitmen gerekirdi. + O başka... O kızlarla gönül eğlendiriyorum ben... Hem ben erkeğim. En nefret ettiğim düşünce yapısı. Kardeşine gün yüzü gösterme başkalarının kardeşi olan kızlar için utanmadan "gönül eğlendiriyorum," de. "O yasak, bu ayıp, şu günah... Bilim adamları kaçık, sanatçılar orospu, sonra cehalet diz boyu." (s. 74) El alem ne der diye diye mahvettik bir nesli. Oysa el "yabancı" demekti.
Kara Mizah
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,041 okunma
Reklam