(...) “Bir tenkid üslûbuyla kaleme alınmış haber”den söz ederken, İBDA Diyalektiği’nin “tenkid şuuru” bahsini ıskalamak olmaz:
“Bugünkü Batı tefekkürü de varmıştır ki, benliğin içine çekileceği mücerret bir âlem telâkkisine bağlı iç hâllerin tahlili artık kalmamıştır. Bu, benliğin mevcut farzedilmemesi demek değildir; bilâkis benlik mevcuttur, hattâ her zamankinden ziyâde mevcuttur. Bu benlik, ancak kendisini aşan bir realite ile münasebeti içinde mevcuttur; zira her şuur, maksatlıdır, yâni "nesne-obje"yi hedefler, bu nesne ise, bir iç hâli değil, mevcut bir varlıktır… İşte "fenomenolojik-tasvirî" tahlil, bu hedeflemelerin tahlilinden ibarettir. Dış’ta, "içi dışta takip" şuuruyla bulunmak; İslâm büyüklerinin ifâde ettiği, "kişi, üzerinde bulunduğu işin zamanı içindedir" hikmeti... [*]
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998), DANTE'NİN YOLCULUĞU -II- (İlâhî Komedyadan Tilki Günlüğüne)