Çok farklı bir anlatımı var yazarın. Konular kısım kısım ayrılmadan karışık yazılmış. Bir konu anlatılırken, hemen paragraf başından başka bir konuya geçilmiş. Yaklaşık bir 50-60 sayfa sonra yazarın anlatımına alıştım. Öyle güzeldi ki, keşke bitmeseydi dedim.
Kitabı okuduğum süre zarfında, çok sakin düşünüp davranmaya başladığımı farkettim. Erdemli insan olmak adına çok güzel bakış açıları kazandırıyor insana. Çok sevdim kitabı.
Aşka inanmayan beni, aşka inandıran Adam.. Nasıl bir aşkla yazmış nasıl güzel sevmiş Lamia'yı. Her sayfasını tekrar tekrar okudum, okumaya doyamadım. Böyle güzel sevilmeyi kim istemez ki. Keşke o dönemde yaşasaydım ve Cemil Meriç'in sevdiği kadın ben olsaydım. Mükemmel aşk dolu mektuplar ve tarifsiz aşk...
Kitabın bitmesini hiç istemedim. Bittikten sonra da ben ne okuyacağım bunun üstüne diye bir kaç gün elime başka kitap alamadım. Öyle etkileyici akıcı bir kitaptı ki, insanı gerçekten tesiri altına alıyor.. Ön sözünü okuduğum tek kitap. Mutlaka herkes okumalı.