Abdülhamid Aycan

Abdülhamid Aycan
@Abdlhmd__
Söylediğin sözün esiri, söylemediğin sözün efendisisin.
Mühendis
PAÜ
Kocaeli
Obernkirchen, 6 Ocak
9 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Böylesi zevatın, daha ziyade maddi meselelerde, dünya işlerinden gelen sıkıntılarıma çare bulamayacakları besbelli bir şeydi. Nitekim ölüleri yüzüme bile bakmıyor, dirileri yalnız sabır ve kanaat dersi veriyorlardı.
Sayfa 217
Kitap Alıntısı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Johan Karokep
Sen ne kadar hastaysan, ben de o kadar hastayım diye gülümsedi hüzünle. Ben eğitimli biri değildim. Bilinmeyen büyük bir evde tamamen karanlıkta dolaştığını hayal et. İçi dopdolu ama tek bir ışık parıltısının olmadığı yüzlerce oda hayal et. El yordamıyla ilerlediğini... Böyle dolaşırken hiçbir şeye zarar vermemek mümkün mü? Hem başkasının değerli eşyalarını kıracak, hem kendine zarar vereceksin. O halde böyle birini nasıl tanımlarsın? Canavar mı, deli mi yoksa ışığı sönmüş zavallı bir adam mı?
Sayfa 51·Kitabı okudu
Turgenyev çok ciddi bir yazardı ama beni güldürüyordu, çünkü bir gerçekle ilk karşılaşma gülme duygusu uyandırıyordu insanda. Başka birinin gerçeği sizin de gerçeğinizse ve o bunu sizin için dillendiriyorsa müthiştir.
Sayfa 116·Kitabı okudu
"Bundan sonra şu gerçeği unutmayın: Tek önemli vakit vardır, içinde bulunduğumuz an. O an en önemli vakittir, çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir. En önemli kişi, kiminle beraberseniz odur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez ve en önemli iş, iyilik yapmaktır. Çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur."
Ve o gerdanlık tekrar Fatıma-i Zehrâ'nın eline geçmiş oldu. Yüce Allah'ın hikmetine bakınız ki, o gerdanlık hem bir ihtiyarın ihtiyacını giderdi, hem bir köleyi hürriyetine kavuşturdu, hem de tekrar insanlık hurisi Fatıma-i Zehrâ'ya geri geldi. Ey insan! Elini yumma, çömert ol, Cenâb-ı Hakkın seni mahrum edeceğini mi zannediyorsun? Hayır!.. O, bire on, hatta yediyüz misline kadar verir. Yeter ki, sen O'nun için vermeyi bil. O'nun için ağlayan göz ne gözdür? O'nun aşkıyla yanıp kavrulan yürek nasıl bir yürektir? Cenâb-ı Fatıma'nın haline bak da bir nur elde etmeye çalış. Ağlamak istersen gözyaşı dökenlere acı. Merhamete nail olmayı murad edersen zayıflara şefkat kanadını aç, düşkünlerin elinden tut...
Sayfa 150·Kitabı okudu