Abstractist

İşte ey benim gibi ihtiyarlık içine giren ve ihtiyarlığın ihtarıyla vefatı çok tahattur eden zatlar! Kur'an'ın verdiği ders-i iman nuruyla, ihtiyarlığı ve vefatı ve hastalığı hoş görmeliyiz belki bir cihette sevmeliyiz. Madem iman gibi hadsiz derecede kıymettar bir nimet bizde vardır; ihtiyarlık da hoştur, hastalık da hoştur, vefat da hoştur. Nâhoş bir şey varsa o da günahtır, sefahettir, bid'atlardır, dalalettir.
Sayfa 288·Kitabı okudu
Nur-u Kur'an ile gördüm ki birbiri içinde üç küllî dünya var. Birisi esma-i İlahiyeye bakar, onların âyinesidir. İkinci yüzü âhirete bakar, onun mezraasıdır. Üçüncü yüzü ehl-i dünyaya bakar, ehl-i gafletin mel'abegâhıdır.
Sayfa 282·Kitabı okudu
Baktım ki çok güvendiğim ve ezvakına meftun olduğum gençlik elveda, diyor ve muhabbetiyle pek çok alâkadar olduğum hayat-ı dünyeviye sönmeye başlıyor ve pek çok alâkadar ve âdeta âşık olduğum dünya, bana "Uğurlar olsun." deyip misafirhaneden gideceğimi ihtar ediyor. Kendisi de "Allah'a ısmarladık." deyip o da gitmeye hazırlanıyor.
Sayfa 280·Kitabı okudu
Duygularınız
Hayat öyle bir şey ki; sevdiğiniz, hoşlandığınız, mutlu olabileceğiniz hemen her şeye yine de şüpheci bakın. Zamana göre değerlendirin, gerçekçi olun, test edin. Adımları temkinli atın, sorular sorun, kendinize muhalif olun, itiraz edin. Değerlendirebileceğiniz bütün olasılıkları ele alın. Aksi takdirde, sevdiğinizi zannettiğiniz bir kişi ya da şeyin aslında başka birine ait olduğunu fark edebilir ve zannettiğiniz sevgi kursağınızda kalabilir. Duygusal olmak gerçekten çok güzel; insan olduğunuzu gösteriyor. Ancak ne yazık ki birçok insan bunun bedelini ödüyor. Onlara bir şey diyemem, çünkü hayatlarını ve şartlarını bilmiyorum. Bu bedeli ödemelerinin sebebi, insanların duygulara ters tepki vermesi olabilir. Ben ise annem dışında sevgi (karşı cins) ve muhabbeti her zaman akıl çerçevesinde değerlendirdim ve hissettirmedim. Duygularım yerine aklım galip geldi, diyelim. Tabii ki böyle yapın demiyorum. Duygularınızı yaşayın ama bu dünyada emin olduğunuz yerde yaşayın. Çünkü duygular çok güzel bir şeydir. "Akıl mutlak hakimdir" Fahreddin Razi
İnsan, yaratılış ağacının en güzel meyvesi, hem en yüceye yakın, hem de en aşağı ile bağlantılı. Kapsayıcı bir varlık o; içinde bütün alemleri barındırıyor ve kalbinde her şeyin tek bir kaynaktan geldiğini anlama potansiyeli saklı. Ancak yüzü, ne yazık ki çokluğa, fani olana, dünyaya dönük. Işte tam da bu noktada devreye "ubudiyet" giriyor. Kulluk, insanın yüzünü geçicilikten kalıcılığa, yaratılmışlardan Yaradan'a çeviriyor. Çokluğun içinde birliği, yolun sonunda başlangıcı görmeyi sağlıyor. Ubudiyet, insanı aslına bağlayan bir kavuşma bağı, yaratılışın başı ile sonu arasında bir bağlantı noktası.Yani insan, hem yüce bir potansiyele sahip, hem de dünyevi tuzaklara düşebilen bir varlık. İbadet ve Allah'a yönelmek ise bu tuzaklardan kurtuluşun, gerçek insan olmanın yolu. Bu yolda ilerleyen insan, yaratılış amacını hatırlar ve potansiyelini en güzel şekilde ortaya koyar.

Abstractist

@Abstractist
·
Ey nefis! Az bir ömürde hadsiz bir amel-i uhrevî istersen ve her bir dakika-i ömrünü bir ömür kadar faydalı görmek istersen ve âdetini ibadete ve gafletini huzura kalbetmeyi seversen sünnet-i seniyeye ittiba et. Çünkü bir muamele-i şer'iyeye tatbik-i amel ettiğin vakit, bir nevi huzur veriyor. Bir nevi ibadet oluyor. Uhrevî çok meyveler veriyor.
Sayfa 102·Kitabı okudu