Abstractist

Ey nefis! Az bir ömürde hadsiz bir amel-i uhrevî istersen ve her bir dakika-i ömrünü bir ömür kadar faydalı görmek istersen ve âdetini ibadete ve gafletini huzura kalbetmeyi seversen sünnet-i seniyeye ittiba et. Çünkü bir muamele-i şer'iyeye tatbik-i amel ettiğin vakit, bir nevi huzur veriyor. Bir nevi ibadet oluyor. Uhrevî çok meyveler veriyor.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Ruh ve Beden
Senin için dış olsaydı, dış için sen olsaydın, gerek bedenen gerek ruhsal hâliyet açısından nasıl bir durumda olurdun? Gerçekten biz, ruh hâlimizi ne kadar tanıyoruz? Kendimizi, bedenimizi ne kadar tanıyoruz? Acaba, tek bir dünya ve tek bir insan modeli yaratmayı hedefleyenler, gerek bedenimizi gerek ruhumuzu elimizden mi almak istiyor? İki değerimizi değersizleştirmek mi amaçlanıyor? Savaş dediler, teknoloji dediler, bilim dediler, popülizm dediler, hastalık dediler... Bu 60 yıllık ömrümüzü sadece bu iki sorunun acizliğini yaşatmak için mi tasarladılar? Üzücü mü, dramatik mi, korku filmi mi, yoksa burjuvazinin yarattığı bir açık hava hapishanesi mi?
1000Kitap
İhtiyarlık bana ihtar etti ki gündüz nasıl şu siyah bir kabre tebeddül etti, dünya siyah kefenini giydi, öyle de senin ömrünün gündüzü de geceye ve dünya gündüzü de berzah gecesine ve hayatın yazı dahi ölümün kış gecesine inkılab edeceğini kalbimin kulağına söyledi. Nefsim bilmecburiye dedi: Evet, ben vatanımdan garib olduğum gibi bu elli sene zarfındaki ömrümde zeval bulan sevdiklerimden ayrı düştüğümden ve arkalarında onlara ağlayarak kaldığımdan bu vatan gurbetinden daha ziyade hazîn ve elîm bir gurbettir.
Sayfa 276·Kitabı okudu
vehmî hastalık kısmı ise onun en müessir ilacı, ehemmiyet vermemektir. Ehemmiyet verdikçe o büyür, şişer. Ehemmiyet vermezse küçülür, dağılır. Nasıl ki arılara iliştikçe insanın başına üşüşürler, aldırmazsan dağılır. Hem karanlıkta gözüne sallanan bir ipten gelen bir hayale ehemmiyet verdikçe büyür. Hattâ bazen onu divane gibi kaçırır. Ehemmiyet vermezse âdi bir ipin yılan olmadığını görür, başındaki telaşına güler.
Sayfa 264·Kitabı okudu
Hastanın duasının makbuliyeti, ehemmiyetli bir meseledir. Ben otuz kırk seneden beri, bendeki kulunç denilen bir hastalıktan şifa için dua ederdim. Ben anladım ki hastalık dua için verilmiş. Dua ile duayı, yani dua kendi kendini kaldırmadığından anladım ki duanın neticesi uhrevîdir.
Sayfa 260·Kitabı okudu