Senin için dış olsaydı, dış için sen olsaydın, gerek bedenen gerek ruhsal hâliyet açısından nasıl bir durumda olurdun? Gerçekten biz, ruh hâlimizi ne kadar tanıyoruz? Kendimizi, bedenimizi ne kadar tanıyoruz? Acaba, tek bir dünya ve tek bir insan modeli yaratmayı hedefleyenler, gerek bedenimizi gerek ruhumuzu elimizden mi almak istiyor? İki değerimizi değersizleştirmek mi amaçlanıyor? Savaş dediler, teknoloji dediler, bilim dediler, popülizm dediler, hastalık dediler... Bu 60 yıllık ömrümüzü sadece bu iki sorunun acizliğini yaşatmak için mi tasarladılar? Üzücü mü, dramatik mi, korku filmi mi, yoksa burjuvazinin yarattığı bir açık hava hapishanesi mi?