Sakız Hanım

Sakız Hanım
@Acommonreader
13 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Türkiye'nin En Çok Yarım Bırakılan Kitabı!
10/10
·724 syf.··
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 20:03
YouTube kitap kanalımda Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabını yarım bırakmamak için neler yapabileceğinizi anlattım: ytbe.one/Q9SFqgGWSX4 Demek bir hevesle o herkesin konuştuğu Oğuz Atay'a Tutunamayanlar kitabıyla başladın ve seni hiç sarmadı? Hatta Tutunamayanlar kitabı sana çok ağır geldiği ve akıcı gelmediği için bir köşeye atıp bir daha kapağını bile açmak istemiyorsun? O zaman şu an doğru incelemeyi okuyorsun demektir. Türkiye'nin en çok yarım bırakılan kitabını yarım bırakmamanız amacıyla kaleme alınmış bu yazıda kendi Tutunamayanlar ve Oğuz Atay deneyimlerimden yola çıkarak sizin için bir "yapılacaklar listesi" oluşturdum. Böylece bu harika kitabı yarım bırakmamanız için çabalayacağım. Çünkü 700 küsür sayfalık bir kitaba harcayacağınız günlerinizin boşa gitmiş gibi hissettirmemesini ve bu kitaptan tam bir verim almanızı istiyorum. Tutunamayanlar'ı yarım bırakmamak için yapılacaklar listesi: 1- Oğuz Atay serüveninize Tutunamayanlar kitabıyla başlamayın, bunun yerine Korkuyu Beklerken kitabıyla başlayın. Çünkü Oğuz Atay'ın dert edindiği bütün konuların hepsi neredeyse Korkuyu Beklerken öykülerinde var zaten. Yani aydın eleştirileri, ironiler, iç hesaplaşma, monolog, korku ve oyun gibi Oğuz Atay kitaplarının karakteristik özelliklerinin hepsini görmek açısından Korkuyu Beklerken kitabından başlamalısınız diye düşünüyorum. 2- Oğuz Atay'ın okuduğu yazarları okumuş olmak size büyük bir avantaj kazandırır. Dostoyevski ve Kafka külliyatındaki Yeraltından Notlar, Suç ve Ceza, Dönüşüm ve Dava gibi en önemli kitapları ve özellikle de Gonçarov'un Oblomov kitabını okumuş olmak Tutunamayanlar'daki karakterlerin hayat biçimlerini, düşüncelerini ve neden tutunamadıklarını anlamak açısından büyük önem taşıyor. 3- Yıldız Ecevit'in Ben Buradayım: Oğuz Atay'ın
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Reklam
KAFKA OKUMA REHBERİ
9/10
·112 syf.··
2019 27. kitabı
YouTube kitap kanalımda Franz Kafka'nın hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/VC6JxCLzwNI Aylardır hazırlamak istediğim ve yıllardır da düşünsel altyapısı için uğraştığım "Kafka kitapları okuma rehberi"me hoşgeldiniz. Bu inceleme yaklaşık olarak 20 kitabın, pek çok makalenin, binlerce sayfanın ve sayısız içselleştirmenin ekranlarınıza bir öz olarak yansımasıdır. Sadece 5-10 dakikanızı ayırıp bu incelemeyi sonuna kadar okuduğunuz takdirde belki de haftalarınızı alacak Kafka okumalarınızı daha bilinçli yapabilir ve onun anlaşılmazmış gibi gözüken detaylarını anlamlandırma konusunda iyi bir yol alabilirsiniz. Daha çok okurun bu rehberden faydalanabilmesi için de bu iletiyi paylaşabilirsiniz, emeğe saygı +rep. Öncelikle Kafka'nın çocukluk veya öğrenim yıllarını biyografi kitaplarında ya da internette zaten her türlü bulabilirsiniz. Benim bu incelemeyi/okuma rehberini oluşturma amacım, Kafka hakkında kitaplarda ya da başka incelemelerde göremeyeceğiniz çıkarımları benden duyabilmek olmalı diye düşünüyorum. Yani bu incelemeyi okumak için ayırdığınız zamana ve dikkate değmeli. Bunları dedikten sonra ilk olarak "Neden okuma rehberini Babaya Mektup kitabı incelemesi olarak yazıyorsun?" sorunuzu cevaplayayım. Çünkü arkadaşlar Babaya Mektup, Dava'dır. Babaya Mektup, Dönüşüm'dür, Şato'dur, Milena'dır. Babaya Mektup Kafka'nın her şeyidir. Eğer ki Kafka'ya sonsuz bir ayna tutmak isteseydik ve doğum anından ölümüne kadar ürettiği düşüncelerine bakmak isteseydik bence o aynanın adı kesinlikle Babaya Mektup olurdu. Bu incelemeyle birlikte size kitap okumalarınız sırasında işe yarayacak bazı püf noktaları da vereceğim aslında. Çünkü doğduğumuz andan itibaren çeşitli siyasi ideolojilere, şehir hayatına, bir aileye, arkadaş
Edebiyat
Babaya MektupFranz Kafka · Can Yayınları · 201953,9bin okunma
Ulysses Hakkında Bir Çok Şey
Puan vermedi·653 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
·
120 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2020 16:10
Demek Ulysses’i okumak istiyorsun sorusuna verilen cevap genelde kolay gelsin oluyor. Zor bir kitap Ulysses edebiyatla hafiften haşır neşir olan herkesin bildiği gibi. Eleştirmenler, okuyucular ya da bloglarında kitabı inceleyenler demiyor sadece bunu. Joyce’un kendisi profesörlerin yüzyıllarca ne demek istediğini tartışacaklarını iddia ediyor olanca ukalalığıyla. Evet, adam çalışmış, yazmış, birçok şey denemiş, bir çok farklı yola girmiş, insanları kızdırmış. Hipster’larla karşılaştıranlar bile var. Evet, akademisyenler hala tartışıyor tıpkı tahmin ettiği gibi. Ve evet, Ulysses, üzerinde binlerce kitap, makale, araştırma vb. yazılan bu kitap, modernizmin bir (belki de en önemli) klasiği olmuş ve birçok otorite tarafından yazılmış en önemli romanlar arasında tanımlanıyor. Zor bir kitap ve 1996’da Nevzat Erkmen’in yaptığı çevirinin de okumayı kolaylaştırmadığı bir gerçek. Bu yüzden ilk önce kitaba başlamadan önce birkaç ipucu paylaşayım dedim. Daha önce yazdığım ve kitap hakkında bir ön bilgi içeren yazıya ( sacmaninbagladiklari.wordpress.com/2020/01/12/sacm... ) adresinden ulaşabilirsiniz. İlk önce Ulysses’i neden okumak istediğimizi kendimize sorabiliriz belki. Gerçekten gerekli mi, ya da bir katkısı olacak mı bana Ulysses’i okumanın? Bu soruyu, kitap neden okumalı, ya da klasiklerin bana ne faydası var gibi sorularla karşılaştırabilir ve benzer cevaplar verebiliriz elbette. Ulysses’i okumak isteyen kalabalık da genelde kitabı aşılması gereken bir zirve olarak görür ve bitirdiği gün o tamamlamış/tamamlanmış olma hissini, o tatmini arar. Ne yazık ki o duyguya ulaşamayacaksınız Ulysses bitince. Çünkü yazarımız, o kötü adam James Joyce, kitabın içerisine bağımlılık yapıcı bir madde bırakmış, bitirdikten sonra bölümleri tekrar tekrar
Edebiyat
UlyssesJames Joyce · Kafka Kitap · 20191,462 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2021 17:07
National Book Award finalisti Lüzumsuz Kadın kitabında, Beyrut'ta yalnız yaşayan Aaliye karakteri ile tanışıyorsunuz. Hem de ne tanışmak, bir daha unutacağınızı sanmıyorum çünkü yaşlı, yalnız , hayattan kitaplara kaçan , her yıl Arapça diline bir kitap çevirip, kimseye okutmadan kutuya koyup kaldıran bu kadında kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Hem Aaliye'nin Beyrut İç Savaşı sırasında yaşadıkları, gözlemleri, hem onun özel hayatında yaşadıkları, savaş öncesi ve sonrası değişen hayatlara bakışı ve Fernando Pessoa başta olmak üzere pek çok yazardan etkilendiği cümleler ile kendi yaşadıklarını anlatması iz bırakıyor. Aaliye ile yol alırken onun kaçıp sığındığı yazarlar ve kitapları ile karşılaşacaksınız yol boyunca. Yalnızlığına tanıklık edecek ve belki de bundan sonra dışarı çıkarken çantanıza her defasında bir şiir kitabı koymayı alışkanlık haline getireceksiniz. 'Bu dünyada hiç kimse benim kadar lüzumsuz değildir' diyen Aaliye, savaştan, yaşadıklarından, insanlardan kitaplara, yazarlara sığınan Aaliye çok sevdim seni ve mavi saçlarını.
Lüzumsuz KadınRabih Alameddine · Budala Kitap · 2021495 okunma
Puan vermedi·367 syf.··
2021 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 08:07
Nazlı Eray'la bizi Cemal Süreya tanıştırdı, hem de çok yeni. Eğer henüz tanışmadıysanız kendinize, sizi böyle yazarlarla tanıştıracak bir Cemal Süreya bulmanızı tavsiye ederim. Nazlı hanım edebiyatımızda saçları gibi farklı, gözleri gibi parlak bir kalemmiş; Sait Faik ekolüyle varoluş sancılarını güya derinlik dolu (her zaman mümkün olmuyor) kısacık cümlelerle anlatan batı ekolünden birini seçmek istemiyorsanız artık öykücülüğümüzde, sizin de okurluğunuza su serpermiş. Kalemine fantastik deyip geçmişler, eh, akademinin kategorize etme tutkusu deyip geçelim biz de buna öyleyse sıradan okurlar olarak ve hakikatleri, başlıklardan değil de yalnızca sezdirilenlerden alınabilecek gerçekleri oturup birbirimize anlatalım. Zira fantastik denildiğinde hepimizin aklına Harry Potterlar, Yüzüklerin Efendileri, olağanüstü yaratıklar, sihirler, büyüler gelir oysa Nazlı Eray hiç de böyle değildir. O, hayatın, günlük yaşantının içindeki en olağan kesitlerin kendi içindeki absürtlüğünü görür ve gülümseten, iç burkan, sade diliyle anlatır. Çünkü belki haberimiz yoktur a dostlar, belki baka baka görmez olmuşuzdur ama şu kendimize kurduğumuz hayat, şu düzenimiz tıkırında, şu her gün işe gidip gelmelerimiz, yiyip içmelerimiz, yaşayı yaşayıvermelerimiz nice nice absürttür aslında. İlk kitap Ah Bayım Ah'ta toplanan öyküler diğerine kıyasla daha erken dönem öyküleri. Belki bu nedenle buradaki öyküler daha ham, daha kaybolmuş göründüler bana. Anlattığı saçma yer yer gerçekle bağlantısını yitirmiş, böyle olunca da sırf farklı olmak adına yazılmış, sırf duyulmamış bir şeyler söylemek için konuşan öyküler kalmış. Yine de burada da dönüp dönüp okunacak, gülümseyerek ve aynı zamanda içimiz acıyarak hatırlanmayacak öyküler yok değil -yazdıkça fark ediyorum, Nazlı hanım'ın "fantastikliği" buradadır
Ah Bayım Ah Kız Öpme KuyruğuNazlı Eray · Everest Yayınları · 201788 okunma
Reklam