Bir bebek gibi sallanabilen bir yalnızlık var. Kollar kavuşmuş,
dizler karna çekilmiş; bir gemininkine benzemeyen bu devinimi
sürdürmek, sürdürmek sallayanı yatıştırır, denetler.
Bu, içedönük bir yalnızlık insanı bir deri gibi, sımsıkı saran türden.
Bir de, dolaşıp duran bir yalnızlık var. Hiçbir sallama onu yatıştıramaz.
O canlıdır, dik başlıdır. Kuru, yayılan bir şeydir; insana kendi ayak seslerini çok uzaklardan geliyormuş gibi hissettirir.