Bir halk, ne zaman muzaffer bir halk imajı kazansa, onun uygarlığını oluşturan her şey bütün dünya
tarafından ilgiyle ve önsel bir
saygıyla izlenir. Bundan böyle, kendisi de geçmişinden kopma olanağından yararlanabilir ve onu eleştirebilir. Çinliler bugün genelde geçmişlerine karşı duyarsızlık sergiliyor; Batılı ziyaretçiler, onların binyıllık
uygarlıklarının "eski nesneleri" karşısında şaşkına dönünce, eğlenip buna bir anlam veremiyormuş gibi davranıyorlar.
Bozkır. Acı bozkır. Kör bozkır.
Anasız avratsız, suratsız bozkır.
Düzlerin içinde düz, yazın alev, kışın buz; yüreğinde canavar tutmayan sıtmalı bozkır.
Kardeşım rüzgâr,
sen hâlâ o camlarda
ıslık çalar mısın?
Ben ki kaptan,
öteki denizlerde kayıp,
senin eski omuzdaşın,
yine o bildiğin
karanlık sulardayım:
Yine vurmak gerekti mi
ellerim titremiyor.
"Korkuyorsun...
Yüzünden anlayabiliyorum Akhenaton,
babamın senden korktuğu gibi
sen de benden korkuyorsun.
Seni korkutan ise bu kadar insanın can verecek olması değil
Aton'un isminin kaybolması değil mi?
İşte Mısır'ı da böyle yönettin.
Sırf Aton'un ismi yücelsin diye tüm Mısır halkını gözden çıkardın.
Sence inandığın Tanrı bunu istiyor mudur?"
Tam o anda bir şahan kavakların üzerinden geçti.
Ok gibi gökyüzüne çıktı da çıktı. Sonra doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına
kadar baktı.
Cümle mahlukat varma telaşındaydı bir yerlere...