Ali

Ali
youtu.be/GqBStRGT5ew http://1000kitap.com/gonderi/90454207 "Zaten korkunç olan da bu, her şeyi derinlemesine anlayan birisiyim.." Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski "Aydınlanma" öfkelendirir. Friedrich NietzscheFriedrich Nietzsche
93 kütüphaneci puanı
1684 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Senden, Benden, Bizden.. Nam-ı Diğer; "Bay C"
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2022 21:16
Genellikle “Aykırı Adam” olarak nitelendirilen “Aylak Adam”... Açıkçası aykırı olmasının tek nedeni bence sorguluyor ve düşünüyor oluşu. Çocuğumuz düşünmüyor ve sorgulamadan yaşıyoruz. Koşturmadır gidiyor, geçim derdi, iş yoğunluğu derken bir bakıyoruz yaşlanmışız ve hayat geçip gitmiş. Aylak adam bunu yapmıyor ama o sorguluyor. Sorguladığı için biraz melankolik, biraz öfkeli ama hayatın özünden uzak değil. Hayatın içinde kalıyor. Biz ise hayata değip geçiyoruz. Ve beni en çok etkileyen bir diğer kısım hayatı yaşamak için uğraşı olması. Ben hayatı yaşamayı bazen unutuyorum. Hatta akşam eve döndüğümde, pencereden dışarıya bakıp o güzel manzarayı gördüğümde en çok "bugünde bitti yarın ne olacağım belli değil ve keşke etrafıma bakıp her şeyin keyfini çıkarsaydım" dediğim çok zaman oluyor. Aylak adam ise yaşamayı 1. plana koyuyor. Yani yaşamasına engel olabilecek şeyleri hayatının parçası haline getirmiyor. Ya biz? Biz neyi ön plana koyuyoruz? Topluma da değinmeden edememiş yazar ki o en güzel kısımlardan birini oluşturmuş bence. Toplum.. Hayatımda duyduğum en sıkıcı, anlamsız ve olmasa da olur diyebileceğim kelime. Bu anlamsız gereksiz kelime bırakın hayatımızı benliğimizi oluşturuyor ama. Etkisini inkar edemeyiz. Birbirinin hayatına karışmadan edemeyen insanların oluşturduğu bu toplumu yazarımızda fark etmiş. Toplumun bireyleşmeye izin vermeyişine, insanların özgürlüklerini kısıtladığına nokta atışlarıyla değinmiş. Okuduktan sonra etkilenmemek imkansız. İşte gördüğünüz gibi bana kendimi, hayatımı, yaptıklarımı sorgulatan bir kitap oldu .Tekrar tekrar okunması gereken eşsiz eserlerden. Aylak AdamAylak Adam Yusuf AtılganYusuf Atılgan
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Reklam
Hayatta Kalma Savaşı.
7/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2022 21:23
İlk önce Jack london için söylenebilecek söz; kitaplarının büyük bölümü macera, gezgin insanlar ve doğa koşullarında hayatta kalma savaşımını içeren ve bunu sürükleyici bir anlatımla anlatan, bana göre en büyük Amerikalı yazar. Bu kitap için kısa öykülerden oluşmuş, zor doğa koşullarına karşı insanların başlarından geçmiş olayları anlatan kısa hikayeler bütünü diyebiliriz. Yazar o kadar usta ve yetenekli ki 10 sayfalık kısacık bir yazımla insanı içten etkileyen öyküyü ortaya koyabiliyor. Bence başarılı bir anlatım. Tavsiye edilir. Ateş YakmakAteş Yakmak Jack LondonJack London
Edebiyat
Ateş YakmakJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202516,2bin okunma
Susarak Anlaşılmayı Tercih Eden Adam.
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2022 02:11
Ekmek Arası'nın devamı niteliğinde olan bu kitabında yazar, yiyiyor, içiyor, sıçıyor, sevişiyor. Bir de at yarışı var tabii. Bukowski'nin (Henry Chinaski) gençlik yıllarında sürekli değişen iş ortamı, evden ayrılışı, kafasına koyduğu yazarlığa nasıl başladığı ve otel odalarındaki parasızlık ve sefalet halleri, aylaklıkları, şerkeşlikleri... Zaten her türlü ayak işini yapan anlamına geliyormuş "FACTOTUM". Her şeyi yapan ama aylak aylak oturup içki içip yazan bir adam olan Bukowski' nin alt metinde ABD`nin kendi kapitalizmine yenik düşüşünü anlattığı özyaşam romanı. FactotumFactotum Charles BukowskiCharles Bukowski
Edebiyat
FactotumCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20203,536 okunma
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği :)
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2022 22:28
Kitap; roman olarak nitelense de insanın dış dünyaya, kendine, iç dünyasına bile bir tiksinti şeklinde bulantı hissi ile bakması etrafında şekillenen belki biraz da nevrotik bir düşünceyi yansıtan günlük şeklindeki yazılardan meydana geliyor. Yazar, varolmaktan başka insanın elinde hiç bir şeyin olmadığını baktığı her şeyde gördüğü ve hissettiği bulantı kavramıyla ifadelendiriyor. Varoluşçuluk felsefesine yaptığı atıflar nedeniyle de önemli bir eser durumunda.. Fakat bir roman akıcılığını beklemek yanlış olur. Kitaba yakışır bir parça bırakıyorum buraya, canınız sıkıldığı vakit gelip dinlersiniz :) youtu.be/Mco7tykIHT4 BulantıBulantı Jean-Paul SartreJean-Paul Sartre
Edebiyat
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
"Kitaplar notaya, sohbet ise şarkı söylemeye benziyor."
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2022 15:03
Altıncı Koğuş, Çehov'un bir dergide yayımlattığı, sonrasında büyük ilgi toplayan hacmi küçük kendi büyük eseri. Öyle ki; Lenin'in, eseri okuduktan sonra kendisini Altıncı Koğuş'ta hissedip ürperdiği rivayet edilmekte. Çehov, esere çok sıradan, çok yalın cümlelelerle giriş yapmış. Romanın ilk kısımlarındaki değişik kişi isimleri ve durağanlık, okuyucunun hikaye edilen olaya odaklanmasını biraz engelliyor ve hangi ismin kime ait olduğu detayını ya not almak, ya da sık sık önceki sayfalara geri dönmek zorunda kalıyor okuyucu (Yoksa bu sadece benim başıma mı geldi bilmiyorum). Olay, bir akıl hastanesi doktorunun, yıllar içinde yaşadığı ruhsal değişimi, giderek yalnızlaşmasını, bu yalnızlığını hastanenin müdavimlerinden birisi ile vakit geçirerek giderme çabasını ve nihayetinde bu yakınlaşmanın neden olduğu hazin sonu anlatıyor. Doktorun evrildiği süreç sanki Kafka'nın Dönüşüm'ündeki Gregor Samsa'yı anımsatıyor. Gregor Samsa'nın yalnızlığı ve anlaşılamayışı bir örümcek ile, 6.Koğuşun doktoru Andrey Yefimıç'inki ise ise kendini akıllı sananlar tarafından deli ilan edilmekle sembolleştirilmiş; bence tek fark bu. "Benim hastalığım, yirmi yıl içinde bütün kasabada tek bir akıllı adam bulabilmemdir. Ama o da bir deli!..." sözleri, bu hikayenin tek başına özeti adeta. Hikayenin ikinci önemli karakteri İvan Dmitriç, zamanla doktorun gerçek anlamda iletişim kurabildiği tek kişi oluverir ve isteyerek ya da istemeyerek, doktorun hastanedeki mesaisi esnasında kendisi ile birlikte diğer hastalara karşı takındığı duyarsız tavırların intikamını alır sanki sebep olduğu algı ile.. Doktor-hasta arasındaki diyaloglar, eserin belki de en güzel bölümleri. Etkileyici bir felsefi derinlik var bu bölümlerde. "Sıradan bir insan iyiyi ya da kötüyü dışarıdan, yani bir atlı arabadan ya da bir
Edebiyat
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Yordam Edebiyat · 202087,1bin okunma
Reklam