Başkalarını saymak, sevmek, kendinden önce başkasını düşünmek, almaktan çok vermeyi önemsemek, gönül kırmamak, cömert davranmak, kendi çıkarlarını ön plana almamak.
İyi akışkanlıkların değeri ve kötü alışkanlıkların maliyeti ancak iki, beş ya da on yıl sonra geriye dönüp baktığınızda çarpıcı bir şekilde belirginleşir.
O ne güzel gündü 29 Teşrinievvel -Ekim ayına öyle derlerdi o zaman- 1923 günü! Bir şey patlamış, bir çağ açılmıştı. Benim sekiz yaşındaki çocuk gözümde patlayan kötülüklerin hepsi, açılan da güzelliklerin tümüydü. Kemal Paşa! Gazi Mustafa Kemal! Yaşa! Bin yaşa, sesleri çınlıyordu. Yaşasın Cumhuriyet, diye bağrıldığını da duymuş olacağım, ama ne bileyim ben Cumhuriyet'in ne olduğunu o zaman.