Ali İmran

Ali İmran
Hemşire
Lisans
İstanbul
13 Aralık
338 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
VARLIK OLMAK BAKIMINDAN VARLIĞIN BİLİMi
10/10
·702 syf.··
2024 5. kitabı
Bu eser, Batı düşüncesinin yönü ve içeriği üzerinde derin bir etkide bulunmuş, Batı düşüncesi, gerek doğrudan doğruya gerekse Ortaçağ düşünürleri ve teologları aracılığıyla dünya ve Tanrı anlayışının ana unsurlarını, ve metafizik yapısının temellerinin kendilerini bu eserden almıştır. Her doğal teoloji denemesi, tanrısal öz üzerine her spekülasyon, evreni var olan mekanik kuvvetlerin basit bir sonucundan başka bir şey olarak açıklamak yönündeki her çaba bu ünlü esere şu veya bu şekilde borçludurlar. Saf ve aşkın, en yüksek kişi olarak Tanrı, varlığın iki kutbu, madde ve saf düşünce arasında gelişen formlar dizisinin doruk noktası ve sonudur. Aristoteles'in evreni, bir gerçeklikler hiyerarşisinden oluşur. Bu gerçeklikler hiyerarşisi ise muayyen bir tarzda birbirine bağlı olan, hepsi farklı derecelerde madde ve formdan meydana gelen bileşimler olan ve bileşimlerden her birinin kendisini takip eden şeye bir dayanak ve özne ödevi gördüğü ve onu kendine özgü fiili ile aştığı sürekli bir merdivene göre düzenlenmiştir. Çünkü her tözsel form, kendisine dıştan olan bir maddede gerçekleşmesinin koşulunu bulur. Örneğin insan, bir gerçeklik olmak için, organlaşmış bir bedenin varlığını gerektirir. Daha üstün form, belirlenimlerinin daha büyük zenginliğinden ötürü, daha aşağıdaki formun varlık nedeni ve akılsal ilkesidir. Böylece tedrici olarak maddi öğe ve kuvveyi sürekli olarak dışarı atmak suretiyle kendisine ulaştığımız mutlak olarak saf olan form, artık gerçekleşmek için daha önceden var olan bir maddeye dayanmak ihtiyacı göstermez. O kendisinden başka bir koşula sahip değildir. O, en yüksek, en mükemmel anlamda gerçekliktir. Bütün diğerlerine varlık ve akılsallık veren en gerçek varlıktır. O halde var olan her şey, muayyen bir derecede ve kendisine has mükemmelliği
MetafizikAristoteles · Divan Kitap · 2017731 okunma
Reklam
Puan vermedi·80 syf.··
2023 55. kitabı
Aşk ve kadın erkek ilişkileri hakkındaki fikirleri o kadar ilkel ki.. Ahlak, Sanat Hayat vb konularında çok yüce fikirlere sahip olmasına ve yakın bir tarihte yaşamış olmasına rağmen nasıl bu kadar sığ düşünebilmiş hayret ediyorum. Tüm ikili ilişkilerin özünde yeni bir varlığın yaratılması amacının olduğununu kitap boyunca yüzlerce kez söylemesine tahammül edebilir; erkeğin kadını pazardan mal seçer gibi seçmesinde öne sürdüğü kriterleri de sabırla sineye çekip, türün devamı safsatası için “ırza geçme” safhasına varabilecek erkek arzusunu meşru görüp; erkeğin aldatmasının ve kadının sadakatinin makul olduğu görüşüne de tahammül edebileceğinizi düşünüyorsanız, hiç vakit kaybetmeden okuyun..
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Yapı Kredi Yayınları · 201916,8bin okunma
9/10
·312 syf.··
2023 3. kitabı
Herodotos’un “Tanrılar dünyasını Homeros ve Hesiodos yaratmıştır” deyişini esas alarak, mitolojiye, daha doğrusu antik Yunan ve Roma mitolojisine ilgi duyan herkesin Homeros’tan sonraki durağı olmasından ötürü, Hesiodos’un Theogonia’sı müthiş bir ön okuma işlevi görebilir. Devamında da “İşler ve Günler” ile her ne kadar Azra hocamın “köylülük” “öğreticilik” ile taşlamaları ve sürekli olarak doğu-batı karşılaştırmaları ağırlıklı Hesiodos yergilerinin odağında olsa da; kendisinin de açıklamalarında değindiği gibi, Homeros’tan ziyade Hesiodos, Homeros gibi salt tanrılar dünyasını değil kendi ait olduğu halkın yaşam kavgasını da(ki bunu ayrıca çok güzel bir şekilde kötü olan Eris’ten ayrı sunuyor bize eserinde) ikinci kitabında işleyerek bence de Devrimci bir halk ozanıdır. Gerek kitabın kaynakları ve kendi bütünü üzerine uzun uzun açıklamaları, gerek de kitabın sonundaki müthiş “Sözlük” kısmından dolayı mutlaka iş bankasından okumanızı, hatta bu konuya fazla ilgili iseniz benim yaptığım gibi bir elinizde Mitoloji SözlüğüMitoloji Sözlüğü ile okur ve kısa kısa notlar alırsanız kesinlikle daha çok verim alırsınız..
Theogonia - İşler ve GünlerHesiodos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20161,946 okunma
9/10
·144 syf.··
2022 96. kitabı
Kitabı en güzel özetleyecek pasaj; Genç Adam: Hadi artık, muhabbetimize son verelim. Neye ulaştık? Yaşlı Adam: Şuna: Biz (insanlık) yanıltıcı isimler verdiğimiz bazı niteliklerle kendimizi etiketledik. Sevgi, nefret, hayırseverlik, merhamet, cimrilik, cömertlik vesaire... İsimlere yanıltıcı anlamlar yüklüyoruz demek istiyorum. Hepsi kendini tatmin etme ve memnun etme biçimleri olmalarına rağmen, dikkatimizi hakikatten uzaklaştırmak için isimleri onları gizliyor. Ayrıca hiç orada bulunmaması gereken bir kelimeyi de sözlüğe soktuk: Fedakarlık. Var olmayan bir şeyi tanımlıyor ama en fenası insanın tüm eylemlerini emreden ve onu bunlara zorlayan Ana Dürtü'yü görmezden gelerek hakkında hiç konuşmuyoruz; her acil durumda ve ne uğruna olursa olsun insanın kendi onayını güvenceye almasının kaçınılmaz ihtiyacını yani. Olduğumuz her şeyi ona borçluyuz. O bizim nefesimiz, kalbimiz, kanımız. O bizim yegane mahmuzumuz, kırbacımız, üvendiremiz. Oldukça etkili tek gücümüz. Bir tanesine daha sahip değiliz. O olmadığı takdirde yalnızca durağan şekiller ve bedenler olurduk. Kimse hiçbir şey yapamazdı. İlerleme olmadığı için dünya hareketsiz bir şekilde dururdu. Bu muhteşem gücün adı dudaklardan çıktığında, şapkamızı çıkarıp saygıyla ayağa kalkmalıyız. Genç Adam: Ben ikna olmadım. Yaşlı Adam: Düşündüğünde olacaksın. **************************** İnsanı harekete geçiren tek bir dürtü olduğunu fark ettim. İnsanın aslında sadece bir makine olduğunu, yaptığı hiçbir şey üzerinde kişisel değer iddiasında bulunma hakkına sahip olmadığını anladım. Bu gerçekleri bulduktan sonra artık aramaya devam etmem imkansız. Kalan günlerim bu kıymetli varlığımı cilalayarak, onu destekleyerek ve yamalayarak geçecek. Sorgulayan bir argüman ya da zarar verebilecek bir gerçeğin yaklaştığını gördüğümde başımı
İnsan Nedir?Mark Twain · Flipper Yayıncılık · 202018,9bin okunma
8/10
·168 syf.··
2022 88. kitabı
Evet adından anlaşacağı gibi tıp fakültesinden yeni mezun olmuş genç bir doktorun taşra bir memlekette yaşadıkları anıları anlattığı bir eser. Doktorun yaşadığı yalnızlığı, hastalıklar karşısındaki teorik bilgisini uygulamaya koyarken ki yaşadığı tedirginliği çok güzel ve akıcı bir şekilde anlatırken o zamanki halkın bilime ve hastalıklara verdikleri batıl inançları çok güzel işlemiş. Çehovvari çevre tasvirleri, Tolstoysu gözlemleriyle bence sıkılmadan okunabilecek güzel ve akıcı bir kitap
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma
Reklam