Ali İmran

Ali İmran
Hemşire
Lisans
İstanbul
13 Aralık
338 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
"Kendi arzularımız masum, karşı tarafın arzuları ise korkunçtur. Yalnız arzular konusunda değil, yalan konusunda da, bize ait olanlarla sevdiğimiz kişiye ait olanlar birbirine zıttır.“
Ali İmran
Yalan hayattaki en gerekli, en çok kullanılan korunma aracıdır. Yine de sevdiğimiz insanın hayatından yalanı çıkarıp atmak isteriz, her yerde yalanı kollar, yalan kokusu alır, yalandan nefret ederiz(…)
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Hiçbir zaman, sandığım gibi değilim. Kendim sandığım varlık bile durmadan değişiyor, öyle ki, çoğu zaman, ben birleştirmesem, sabahki varlığım akşamki varlığımı tanımayacak. Hiçbir şey benim kadar farklı olamaz benden.”
Ali İmran
Ancak bazı bazı, yalnızken görünür derinlik gözlerime, ancak o zaman köklü bir sürekliliğe ulaşırım; ama o zaman da yaşamım ağırlaşıyormuş, duruyormuş, varlığım sona erecekmiş gibime gelir.
Senin kafanın içi yıldızlı karanlıklar kadar güzel, korkunç, kudretli ve iyidir. Yıldızlar ve senin kafan kainatın en mükemmel şeyidir.
Ali İmran
Sevmek mükemmel iş delikanlım, sev bakalım! Mademki kafanda yıldızlı bir gece var, benden izin sana sev, sevebildiğin kadar...
"O zaman normalin dünyadaki en nadir şey olduğunu görmüştü. Herkesin bedensel ya da zihinsel bir sakatlığı vardı: Tanıdığı bütün insanları düşündü (tüm dünya hastane gibiydi ve bunda ne bir şiirsellik ne de mantık vardı), bedenen sakat ve zihnen yıpranmış uzun bir kafile gördü(…)”
Ali İmran
bazıları zayıf kalbi veya zayıf ciğerleriyle bedenen hasta, bazıları ise irade zayıflığı ya da içki bağımlılığıyla ruhen hastaydı. O anda hepsi için ilahi bir şefkat hissetti. Kör talihin aciz enstrümanlarıydılar…
"Gençliğin mutlu bir şey olduğu bir yanılsamadır, onu kaybedenlerin yanılsaması; ama gençler perişan olduklarını bilirler; çünkü içlerine işlemiş, gerçekten uzak ideallerle dopdoludurlar ve gerçekle her temas ettiklerinde yaralanıp berelenirler.”
Ali İmran
Tüm okuduklarının ve onlara söylenen her şeyin yalan, yalan, yalan olduğunu kendilerinin keşfetmesi gerekir ve her keşif, hayatın çarmıhında bedenlerine saplanan bir başka çividir.