Mark Twain tarafından kaleme alınan "İnsan Nedir ?" Eserinde genç adam ve yaşlı adam arasında bir diyalog halinde başlayan ve tüm kitap boyunca devam eden bir kurgu görmekteyiz. Evrende em mucizevi varlık, en değerli varlık olarak nitelendirilen insanın Yaşlı adam in savunmaları ile bir makineden farksiz olduğunu, sadece yönlendirilen bir otonom yapısının bulunduğunu görmekteyiz. Yaşlı adam insanın tüm hareket ve davranışlarında, hayır olarak yaptığı davranışlarının altında tamamen bencillik duygusunun yattığını ve kendi ruh tatminkarlığı neticesinde olduğunu savunuyor. Genç adam ise elinden geldiğince ( yani aslında bizim gibi düşünen demeyi daha doğru buluyorum ) Yaşlı adamın görüşlerine karşı çıkmaya çalışıyor belli noktalarda Yaşlı adamı ters köşe etmeye çalışsa da çoğu zaman bunu başaramıyor ve kitabın sonunda tamamen Yaşlı adamın savunduğu Öğretileri icsellestirmeye başlıyor. Kitap öyle bir kitap ki genç adam ve yaşlı adamın diyaloguna neredeyse dışarıdan müdahil olmaya kalkışıyorsunuz. Onların tartışmasında söz alıp konuşmak istermişçesine ... Müthiş akıcı bir tartışma ortamı...
* insan bir makina mıdır?
* insan zihni tamamen dış etkenlere bağlı olarak mı şekil alır?
*insanın her hareketinin altında yatan şey bencillik midir ?
Mark Twain yaşlı adam aracılığı ile savunmuş olduğu görüşlerinin bazılarında haklı olabilir.... Özellikle dış etkenlerden fazlasıyla etkilendiği düşüncesi mantıklı bir çıkarım olabilir . Ya da insan beyninin makina gibi çalıştığı noktasında ... ancak bunun tamamen insan iradesinden bağımsız bir şekilde yapılması görüşüne katılmıyorum . Bu kesinlikle tartışılması gereken bir nokta . Özgür iradenin tamamen olmadığını savunuyor. İnsan beyni ile hayvan beyninin aynı çalıştığını savunuyor ve hayvan ve insanın zeka yönünden neredeyse
"Biz (insanlık) yanıltıcı isimler verdiğimiz bazı niteliklerle kendimizi etiketledik.Sevgi,
nefret,hayırseverlik,merhamet,cimrilik,
cömertlik vesaire...İsimlere yanıltıcı anlamlar yüklüyoruz demek istiyorum.Hepsi kendini tatmin etme ve memnun etme biçimleri olmarına rağmen,dikkatimizi hakikaten uzaklaştırmak için isimleri onları gizliyor.Ayrıca hiç orada bulunmaması gereken bir kelimeyi de sözlüğe soktuk:Fedakarlık.Var olmayan bir şeyi tanımlıyor ama en fenası insanın tüm eylemlerini emreden ve onu bunlara zorlayan Ana Dürtü'yü görmezden gelerek hakkında hiç konuşmuyoruz;her acil durumda ve ne uğruna olursa olsun insanın kendi onayını güvenceye almasının kaçınılmaz ihtiyacını yani.Olduğumuz her şeyi ona borçluyuz.O bizim nefesimiz,kalbimiz,kanımız.O bizim yegane mahmuzumuz,kırbacımız,üvendiremiz.Oldukça etkili tek gücümüz.Bir tanesine daha sahip değiliz.." İnsan Nedir?Mark Twain
Sohbet halinde ilerleyen, insanı düşünmeye zorlayan, bilhassa keyifle düşündüren bir kitap, felsefeye ilginiz varsa ve eğer bu tür kitapları seviyorsanız beğenirsiniz. Kesinlikle tavsiye ederim.
İnsan Nedir?Mark Twain · Flipper Yayıncılık · 202019bin okunma
"İnanmıştım ve bu inancımla mutluydum; sen, inancımı ve huzurumu elimden aldın. Şimdi elimde hiçbir şey kalmadı ve sersefil ölüyorum; çünkü bana anlattığın şeyler, benden alıp götürdüğün şeylerin yerini doldurmuyor.”
Selam. Ne yazık ki okuduğumda beni mutlu eden bir kitapla gelmedim bugün. Okuduğumda mutlu olmadım ama okuduğum için mutluyum. Şu yukarıdaki alıntı var ya işte tam olarak o haldeyim, insana dair inancım yerle bir oldu bu kitapla. Mark Twain tokat gibi çarptı gerçekleri yüzüme yüzüme. Bu kitabı okurken üzerine Twitter'da çıkan pedofili haberleri de üstüne tuz biber oldu diyelim. Cahit Zarifoğlu'nun "Ben bu çağdan nefret ettim. Etimle, kemiğimle nefret ettim." dediği yerdeyim. İnsan denen varlık daha ne kadar düşecek izliyoruz ve izlemekten başka elimizden bir şey de gelmiyor.
Eser genç bir adamla, tecrübeli ve yaşlı bir adamın konuşması şeklinde başlayıp devam ediyor. Genç adamın ve benim de kabullenmekte en zorlandığımız konu insanın dünyada yaptığı her şeyi kendini düşünerek yapması konusu. Bu yaşlı bir kadına yardım etmekse eğer bunu tamamen vicdanımızı rahatlatmak, rahat bir uyku uyumak için yaptığımızı söylüyor yaşlı adam. Çünkü eğer o yardımı yapmazsak kendi iç huzurumuz bozulacak.
Kitap bir çok konuda bize kendimizi sorgulatıyor. Mesela hep insanın düşünen bir varlık olmasıyla övünürdük değil mi ? Oysa Mark Twain hayvanların da düşünebildiğini savunuyor ve örnekler veriyor kitapta. İnsanların hayvanlardan üstün olmadığını söylüyor. Ve maalesef ben de buna katılıyorum. Hiçbir hayvan görmedim ki bile isteye başka bir türe zarar versin. Ama insan öyle mi hem kendi ırkına hem diğer canlılara akıl almaz işkenceler ediyor. Ben bu kitapta insanın ne olduğunu ve kendimi çok sorguladım. Siz de okuyup bir düşünün isterim. Okumak için okumayalım da bizlere bir
İnsan Nedir?Mark Twain · Flipper Yayıncılık · 202019bin okunma
Düşünce kitaplarını seven her bireyin kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap.
Twain, eserini diyaloglar şeklinde yazmış. Bu diyaloglarda bir taraf soru soru sorarken (Genç Adam), diğer taraf bu sorulara çözümler üretiyor, cevap veriyor (Yaşlı Adam).
Eserde genel itibarıyla insana hükmeden temel itkiye, özgür irade problemine, bencilliğe ve bütüncül anlamda insanın muhtevasına bir göz atılıyor. Bu kavramlara getirilen açıklamalar oldukça özgün ve objektif. Okuduğunuz hemen her sayfada sizi düşünceye yönlendiriyor. Eleştirel ve hipotetik düşünmenin sınırlarını zorluyor. Dilerdim ki Twain çok daha fazla konuyu bu kitapta böylesine derin bir şekilde irdelemiş olsaydı. Zirâ değindiği konular felsefenin içeriğinde -gerek epistemoloji gerek ontolojide- hayli geniş yer tutuyorlar. Felsefe tarihinde bunlara verilen cevapların benzerleri var elbette (örneğin Ayn Rand'ın, Objektivizm düşüncesini bu kitaptan beslediğini düşünmedim değil) ancak bu durum yazarın özgünlüğüne hiçbir şekilde tesir etmiyor.
Böylesine özgün cevapların olduğu bir eserde tanrı, varoluş ve varlık, zihin ve siyâset konularının da geniş bir şekilde ele alınmasını isterdim.
Ezcümle, okumaya doyamayacağınız, insan aklını bulandıran, belli tutarlılıkları yıkan, yeniden ve yeniden sorgulamaya itebilecek muhtevaya sahip, muazzam bir eser.
Yaşadığımız şu izole günlerde insan kendini sorgulayacak çok zaman buluyor. :) Mark Twain size bu konuda oldukça yardımcı olabilir. Eser; baştan aşağı diyalog şeklinde. İnsanın alışkanlıklarını, iyiliğini, kötülüğünü, toplumdaki yerini, menfaatlerini bir çok örnekle analiz ediyor. Başta “Olur mu böyle şey ya hu?” diyorsunuz. Sonra verilen örneklerle “hmmm...” moduna geçiyorsunuz. Naçizane tavsiyemdir. :)
İnsan Nedir?Mark Twain · Flipper Yayıncılık · 202019bin okunma
Hayatım boyunca, bir iyiliğin öncelikli amacının kişisel çıkarları tatmin etmek olduğuna inanmışımdır. Hatta ilişkilerin birçoğunun çıkar temelli olduğunu da düşünüyordum. Ancak, bu düşüncemin biraz acı ve katlanılmaz olması sebebiyle destekleyen kişi sayısı da bir hayli az. İnsan Nedir'i okurken fark ettim ki, kitaptaki Yaşlı Adam da bizzat bu görüşleri savunuyor ve düşüncesini destekleyecek örnekler veriyor gündelik yaşamdan. İnsanın makine olduğu doktrini ise bambaşka düşünceleri itiyor okuyucuları. Diyalog şeklinde yazılmış olan bu kitabın yazarı da tuhafıma gidiyor; Mark Twain. Hani şu Tom Sawyer ve Huckleberry Finn isimli kitaplarıyla popülerlik kazanmış olan yazar. Kitaptaki düşüncelerin bir kısmı okuyucuları sinirlendirebilecek türde ama benim de desteklediğim şeyler olduğundan zevkle okudum. Size ters düşüncelerden bahsettiğini düşünüyorsanız bile okumanızı tavsiye ederim, sizin için de öğretici ve düşündürücü bir kitap olacağına inanıyorum.
İnsan Nedir?Mark Twain · Flipper Yayıncılık · 202019bin okunma
Bu kitabı kesinlikle her 'düşünen' ve 'sorgulayan' insanın okunması gerekiyor. Kitabın içindeki fikirlerden şu an bahsetmeyeceğim ilerde tekrardan okuyup bahsedilen her fikri detaylı bir şekilde incelemeyi düşünüyorum. Sadece okuyun ve okutturun.
Tarih boyunca belki de cevaplandırılması en güç sorulardan birisi de, güncel yaşantımızda sohbet anında, düşünürken, olaylar karşısında sorduğumuz "insan nedir?" sorusuna cevap arıyoruz. Çözülmeye çalışılmış farklı disiplenler farklı yaklaşımlar öğretiler adına ne derseniz. Sonuç hala çözülememiş bir muamma. Okuduğum kitap, akıcı bir üslupla soru cevaplamalar, yer yer hikayelemeler üzerinden "insan nedir?"sorusuna farklı bir pencereden bakıyor, cevap aramaya çalışıyor. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
Asıl mesleği gazetecilik olan bir yazar, Mark Twain. Kaleme aldığı eserlerin henüz ilkiyle tanışmama rağmen görüşleriyle ve düşünceleriyle beni etkileyen bir yazar oldu.
Kitap altı bölümden oluşuyor ve her bir bölümde yaşlı ve genç adamın diyalogları üzerine kurulmuş. Özellikle çeviri kitaplarını okurken benim için cümlelerin düzgün bir şekilde kurulması önemli. Bu eser ise gayet güzel ve akıcı bir çeviriye sahip.
Mark Twain, insanın bir makine olduğunu ileri sürer. Ona göre insanı temelde harekete geçiren tek bir dürtü vardır o da kendi ruhunu tatmin etmek. İnsan tüm davranışlarını bunun için ortaya koyar.
Yazar, düşüncelerini örneklerle açıklayarak gayet basit bir şekilde ortaya koyuyor. Gerçekten de biraz kitap üzerinde kafa yorunca gayet mantıklı düşünceler olduğunu görebiliyorsunuz. Merak edenlere ve özellikle felsefik tarzda kitapları sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Mark Twain (asıl adı Samuel Langhorne Clemens) 1835'te ABD'nin Missouri eyaletine bağlı çok küçük bir köy olan Florida'da doğdu. Dört yaşındayken Clemens ailesi başka bir küçük köye, Mississippi ırmağı kıyısındaki Hannibal'e yerleşti. Esnaflık ve avukatlık yaparken politikaya atılan babası on bir yaşındayken ölünce Samuel okuldan ayrılıp bir matbaada çırak olarak çalışmak zorunda kaldı. Ardından ağabeyinin çıkardığı Hannibal Journal adlı yerel gazetede dizgiciliğe başladı. Aynı gazeteye ve Boston'da çıkan mizah dergisi The Carpet-Bag'e mizah yazıları yazdı. Dizgicilikten sıkılınca dört yıl boyunca Mississippi nehrinde çalışan buharlı gemilerden birinde kaptanlık yaptı. Abisiyle batıya gitti; gazete muhabiri olarak çalışmaya başladı. Mark Twain adını ilk kez 1863'te mizahi bir gezi yazısında kullandı. 'Mark Twain' (İngilizcede 'ikiyi işaretle') geminin dibe oturmaması için gerekli su derinliğini ölçen bir gemici terimiydi. 1867'de ilk kitabı The Celebrated Jumping Frog of Calaveras County(Calaveras İlinin En Hızlı Sıçrayan Kurbağası) yayımlandı. 1870'te kısa ve özlü bir biçimde yaptığı konuşmalarıyla ününü tazeledi. Aynı yıl evlenerek Connecticut'ta Hartford'a yerleşti, üç kızı oldu. Çocuklar ve gençlere yönelik en iyi romanlardan biri sayılan Tom Sawyer'ın Maceraları'nın ardından başyapıtı Huckleberry Finn'in Maceraları'nı yazdı. 1880'lerde bir dizgi makinesine yatırım yaptı ama iflas etti. Kitaplarının geliri ve birçok ülkede yaptığı konuşmalarla borçlarını ödeyebildi. 1906'da başladığı otobiyografisini bitiremeden öldü.
Başlıca yapıtları: Tom Sawyer'ın Maceraları (1876); Huckleberry Finn'in Maceraları (1884); Adem ile Havva'nın Cennet Günlüğü (1905); Çalınan Taç(1881), Yurtdışında Bir Serseri (1880) , Mississippi'de Yaşam (1883).