Kül

—Mesuliyetini taşıyacağın fikrin adamı ol! Onu kendi uzviyetinde bir ağaç gibi yetiştir. Onun etrafında bir bahçıvan gibi sabırlı ve dikkatli çalış!
Hayat o kadar geniş ve insan o kadar büyük meseleler içinde ki… Onu kavramak için düşüncelerimizde ve hayatımızda hür olmalıyız.
Hislerinin değil, düşüncenin adamı olman lâzım!
—…ben ıstırabımla insanlıkla barışıyorum. Onu mustarip olduğum zaman daha iyi anlıyorum. Aramıza o kadar sıcak bir şey giriyor ki.. o zaman mesuliyet duygumu daha iyi idrak ediyorum. Istırap günlük ekmeğimizdir; ondan kaçan insanlığı en zayıf tarafından vurmuş olur, ona en büyük ihanet ıstıraptan kaçmaktır. Istırap karşısında kaçmak kaleyi içinden yıkmaktır.
Demek ki, hüsran, beklenti ike gerçeğin örtüşmemesinden hâsıl oluyor. Hayatın beklenen seyri, beklentilerin gerçekleşmesi istikametinde oluşur.