Henüz kendilerini birkaç yıldır tanımış olduğum Hesse'nin, okuduğum her(6-7) kitabı beni realitenin elinden kurtarıp yazgım hakkında düşünmeye ittiğini fark ettim. Kitaplarının genel bir aurası yahut içeriği vardı Hesse'nin. Mütemadiyen içe yönelik kadim bir yolculuk vardı kitaplarının merkezinde. Kimisi için belki fazla mistik gelecek bu kitapların hepsi bende, zannediyorum Hesse'de uyandırdığı hislere benzer hisler uyandırdı. Demian ise büsbütün afallattı beni. Hesse bu kitabında, belki de kendisini anlatıyor olduğu için analizlerinde daha cüretkar ve açık geldi bana. İçimde yaşattığım fakat hep varlıklarını inkar ettiğim çamurdan adamlarla yüz yüze getirdi beni. Nedir bu çamurdan adamlar? İçimde beni melek olmaktan alıkoyan her şey.
Kitap Hesse'nin henüz ilkokul yıllarında yaşadığı bir yol ayrımı ile başlıyor. Hayatı tehlikeli ve güvenli(bittabii rahat) iki yola indirgiyor. Güvenli yolda fazla düşünmeye gerek yok zira bizler için konulmuş kurallar, aşmayı kimsenin denemediğin tabular var o yolda. Peki ya hem tehlikeli yoldan korkar hem de kazara bir tabuyu yıkarsak?--> "bir kez düşünmeye başlayan kimse, böyle bir şeyin üstesinden gelemez." diyor ve devamında anlatıyor yazar.