Sevde Sağlık

Sevde Sağlık
@AmorFatist
Ben yeryüzü kaçağı.
Tıp Fakültesi
Kavganın Göbeği
42 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Aşklarım inanaçlarım işgal altındadır...
Puan vermedi·160 syf.··
2023 3. kitabı
Yeniden inanmak, neye, neden, nasıl? Kitaptaki yazılar 4 üst başlık altında toplanmış: İlkin "Alegorik Düzlem" başlığı altında, bir porte çiziyor yazar. Oldukça dramatik bir Müslüman portresi bu. Kendi mutlak doğrusunu unutmuş, kafasında ve kalbinde bir oluk, bir boşluk açmış bir Müslüman. Açtığı boşlukta kaybolmuş, yolunu bulmaya çalışmış. Bu boşlukta bir ses aramış, hakikate dair bir ses... Kendinden olmayana kulak kesilmiş, Batı'ya, hakikatten kopuk aklına... Hiçbir ses işitememiş hakikate dair ancak bu kayboluş korkusu, bu tedirginlik, bu titreyiş... Bu savaş meydanında (boşlukta) uzun süre kalamayacağını anlayarak bir kaçış yolu aramış,bir sığınak... Eşyaya sığınmış, tükettikçe fazlasını istemiş ve tüketimin nafile olduğu tükenmez bir açlığa mahkum etmiş kendini. Hergün farklı ülküden medet ummuş, her ülkü onu başka çıkmaza sürüklemiş. Sıkışmış göğsü, dokunduğunu soldurur hale gelmiş ve nihayetinde sevgili Müslüman, aklıyla alabileceğini sandığı, ne kadar yaklaşsa de serap misali ulaşamadığı menzilin; kendisine şah damarından daha yakın olduğu gerçeğini yitirmiş. 2. bölümde "Paradokslar" üst başlığı altında 21. yüzyılda bir Müslüman'ın, büyük seküler çarkların dişleri arasında nasıl çiğnendiğini okuyorum. Bu seküler çarklarda zulüm kavramının anlamını tekrar idrak ediyorum. (Zulüm: "bir şeyin doğasına zıt bir zorlama, o şeyin doğasını değiştirmek için girişilen zorbalık" s. 52) Bu yazılar biraz da üstte bahsi geçen o yitik Müslüman'ın neden ve nasıl yitip gittiğini anlatıyor. Dinini yaşamak konusunda tek vücut olacağı, kendine dayanak bileceği bir cemaatten peyderpey yoksun bırakılmış ve dinde münferitliğe sürülmüş bir Müslüman... 3. bölüm Müslüman'ın bu hücumlara karşı nasıl bir "Tavır" içinde olması gerektiğine dair. Anlıyorum ki tavrımız daima kendi
Din, Düşünce
Yeniden İnanmakRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 20151,100 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe”
Puan vermedi·184 syf.··
2023 2. kitabı
İnsan olmak... "Kişiliğin bireyleşebilmesi için, insanın kendisine ilişkin gerçekleri olabildiğince bilinçlendirebilmesi gerekiyor." s. 79 "Çünkü insan kendisine karşıt düşen davranışlarını nasıl geliştirdiğini göremedikçe, özgür olabilmek için neyi aşması gerektiğini de bilemez. "s. 14 Yukarıdaki iki alıntı bana kalırsa kitabın sebeb-i telifi oluyor. Bizim neden okumamız gerektiği... Bahsettikleri hakkında neden kafa yormamız, neden anlamaya çalışmamız gerektiği... Gerçeklerimiz hakkında düşünmüyor değiliz ancak kaynağını bilmediğimiz onca dürtü, onca eğilim, önüne geçmekte zorlandığımız ve sonra bize bedeller ödeten öfkemiz, düşmanca girişimlerimiz, kendimizden dahi sakladığımız bağımlılıklarımız, canımıza kastımız varmışçasına sevdiğimiz onca zehirli çiçek, bizi yaşamaktan alıkoyan kaygımız, korkumuz, bir türlü harekete geçmemize izin vermeyen kararsızlıklarımız, mükemmelliyetçi hallerimiz, gözümüzün nuru sevgi ve onu cehennemde de olsa almaya razı olacak biz sevgili insanoğlu... Evet insan olmak birçok kez tanımı yapılmış bir olgu. Bir biyoloğun gözünden, bir filozofun, bir şairin gözünden... Bu kitap ise bir psikiyatristin penceresinden insanı seyrettiriyor. Kitabın başında bir normal/normal olmayan açıklaması yapılıyor. Hepimizde iki kutbu da görmek mümkün hatta kaçınılmaz. Ancak çocukluğumuzu geçirdiğimiz aile, okul, mahalle gibi etkileşim alanlarının üzerimizdeki etkileri, bizim kutuplar arasındaki kaygan zeminimiz. Evet hayat hepimizi yoğurup şekillendiriyor fakat bu insan iradesini yok sayan bir durum değil. Başta yaptığım iki alıntı da bunu ifade ediyor aslında. "Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır" diyor İsmet Özel. Evet öyle. Ancak bu saldırıyı nasıl göğüslediğimiz de bizim dünya tahtasına bıraktığımız nacizane hatıra yazısı olacak. Kitabı
İnsan ve Duygular
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,6bin okunma
Kavganın göbeğinde bir gül goncası...
Puan vermedi·224 syf.··
2022 32. kitabı
Baba-kız, Grandet baba ve Eugenie Grandet... Kitabın iki ana temasını aşk ve para oluşturuyor ki bu iki olgunun baba-kız gibi çok yakın kan bağıyla bağlı iki karakter üzerinden anlatılması düşündürücüdür. Peki neden bu iki olgu birlikte ve iç içe ele alınmış? Şöyle ki kitapta reel hayatta aşka yer vermenin ne büyük arıtılmışlık istediğini okuyoruz esasında. Yani paranın olduğu yerde aşkın, aşkın olduğu yerde paranın önemini yitirdiği buruk bir hikayedir bizi bekleyen. Zira yoklukla sınanıp parayla ömrünün son çeyreklerinde tanışmış taşra insanlarının içinde geçen bir aşk hikayesidir bu. Saf, temiz, cesur aşık Eugenie; sonradan bir hileyle zengin olabilmiş babasının varyemezliği ve cimriliği sebebiyle parayla ve paranın verdiği zenginlikle hiçbir zaman tanışmamış, yoksulluğa alışık ve varlığa meyli olmayan (belki biraz da bu sebeple) aşkı bilen ve cefasını göğüsleyebilecek bir taşra kızıdır. Babasının ince hesaplarında kızının temiz duygularına yer yoktur zira o kızının aksine parayı tüm temiz dünya saadetlerine değişmiş bir adamdır. Çevresiyse babasının varisi olmak niyetiyle babasına ve Eugenie'ye yaltaklanan kişilerle doludur. Tüm bu yalanlar içinde dosdoğru sevmeyi başarabilmek isteyen temiz bir genç kızı da takdir edersiniz ki çetin bir savaş beklemektedir. Kitapta kıymetli bulduğum bir nokta da (spoiler) Eugenie'nin ve sevdiği erkeğin verdiği savaşların birbirlerinden ne kadar farklı olduğu. Bir yanda kadının, dünyanın çirkefine karşı koyabilecek ölçüde hayallerde yaşayabilen ve bu sebeple sadık kalabildiği bir aşk öte yanda erkeğin, gerçek dünyayla daha yakın temasta olması ve içindeki aşkın varlığını bildiği halde bu aşkı toplumsal normlara kurban edebilecek kadar da toz pembe hayallere uzak olduğunu görüyoruz. Balzac'ı ilkin Vadideki Zambak ile tanımış ve
Edebiyat & Roman
Eugénie GrandetHonore de Balzac · Can Yayınları · 20213,925 okunma
Balzac'ın dehasına güzelleme...
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2022 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2022 15:03
Öncelikle bu bir eleştiri yahut inceleme olmayacak sanırım, sadece kitabı bitirdikten sonra insanın içinden yazara ve yazdıklarına methiyeler dizmek geçiyor bu yazı da o isteğe binaen yazılacak. Bir kitap arkası sohbeti yani spoiler yuvası olacak. Vadideki Zambak, Balzac'tan okuduğum ilk kitaptı ve okuma serüvenim içinde kıymetli bir yere sahip oldu. Gerçek bir edebi dehayla tanıştığımı hissettim. Gerek dili kullanışı olsun gerek kurduğu cümlelerin dahiyane dizimi, insanı okurken yavaşlatıp biraz cümlelerin güzelliğini seyretmeye sevk ediyor; yaptığı betimlemelerle insanın hayal gücünü zorluyor ve hiçbir yapaylık hissettirmiyor. Adeta 300 sayfa nesir halinde şiir yazmış dedirtiyor okuyana fakat dahiyane bulduğum yönü bu değildi. Şairane bir üslup insanda hayranlık uyandırıyor ama beni bu kadar etkileyen insanoğluna dair bu kadar duru analizleri yapabilmiş olmasıydı. En son bu şaşkınlığı Peyami Safa okurken yaşamıştım. İnsan kendini dahi bu kadar net çözümleyemezken yazar adeta insanlığı çözümlemeye kalkışmış hatta daha cüretkâr olup aşkı çözümlemiş. Kitap başkahraman Felix'in çocukluğundan ve kendinden bahsettiği sayfalarla başlıyor. Uzun yıllar ailesinden uzakta eğitim görmesi, ailesiyle hiçbir zaman doğru duygusal köprüleri kuramadığı, içinde karşı konulmaz bir sevme kabiliyetine karşın sevgisini akıtacağı bir insanla karşılaşamamış olması... Felix tüm bunları biraz da vicdanını rahatlatmak için yazar, "evet tüm bunları yaşadım çünkü hayat adım adım beni buralara getirdi" demek ister zira kitap koca bir vicdan azabının dışavurumudur. Zaten kitap da Natalie karakterinin sitem ve usanç dolu mektubuyla son bulur. Çocukluktan sonra Felix'in 22 yaşında evli bir kadına, Henriette'e karşı aşkını okuruz. Henriette de tıpkı Felix gibi ne anne babasından ne de eşinden
Edebiyat
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553,1bin okunma
Çamur Adam'ın Şahlanışı ve Dizginleri
9/10
·211 syf.··
2021 3. kitabı
Henüz kendilerini birkaç yıldır tanımış olduğum Hesse'nin, okuduğum her(6-7) kitabı beni realitenin elinden kurtarıp yazgım hakkında düşünmeye ittiğini fark ettim. Kitaplarının genel bir aurası yahut içeriği vardı Hesse'nin. Mütemadiyen içe yönelik kadim bir yolculuk vardı kitaplarının merkezinde. Kimisi için belki fazla mistik gelecek bu kitapların hepsi bende, zannediyorum Hesse'de uyandırdığı hislere benzer hisler uyandırdı. Demian ise büsbütün afallattı beni. Hesse bu kitabında, belki de kendisini anlatıyor olduğu için analizlerinde daha cüretkar ve açık geldi bana. İçimde yaşattığım fakat hep varlıklarını inkar ettiğim çamurdan adamlarla yüz yüze getirdi beni. Nedir bu çamurdan adamlar? İçimde beni melek olmaktan alıkoyan her şey. Kitap Hesse'nin henüz ilkokul yıllarında yaşadığı bir yol ayrımı ile başlıyor. Hayatı tehlikeli ve güvenli(bittabii rahat) iki yola indirgiyor. Güvenli yolda fazla düşünmeye gerek yok zira bizler için konulmuş kurallar, aşmayı kimsenin denemediğin tabular var o yolda. Peki ya hem tehlikeli yoldan korkar hem de kazara bir tabuyu yıkarsak?--> "bir kez düşünmeye başlayan kimse, böyle bir şeyin üstesinden gelemez." diyor ve devamında anlatıyor yazar.
DemianHermann Hesse · Can Yayınları · 20216,6bin okunma