Anıl topçu

Anıl topçu
@Aniltopcu
İnsan bir cümledir arşla ferş arasında.
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni/Yazar/Editör
DEU/TDE Öğretmenliği , İU/Felsefe , AU/ Radyo Televizyon
Kocaeli
19 Ağustos
95 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı

Anıl topçu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.·
2026 1. kitabı
Nazan Bekiroğlu
8.2/10 · 12,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yolu, yürüyen bilmez; açan bilir.
Şiir
Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar.
Edebiyat
Büyülü Gerçekçiliğin Yüz Yıllık Serüveni
Puan vermedi·464 syf.··
2024 298. kitabı
Macondo. İsmi bile insanın dilinde büyülü bir tat bırakıyor. Ne tam gerçek, ne tam hayal; zamanın durduğu, mümkünle imkânsızın dans ettiği, yağmurun yirmi bir yıl hiç durmadan yağdığı, kelebekler gibi insanların da uçabildiği o tuhaf yer. Gabriel García Márquez'in "Yüzyıllık Yalnızlık"ında, bu hayali kasabanın yedi nesil boyunca süren destansı hikâyesi, insanın ruhuna bir şiir gibi doluyor. Buendía ailesi. İsimleri birbirine karışan, kaderleri birbirine dolanan, hepsi aynı yalnızlığın farklı tonlarını yaşayan bir soy. José Arcadio Buendía ve Úrsula Iguarán'ın kuşaklar boyunca uzanan soyağacı, aslında Latin Amerika'nın, belki de tüm insanlığın tarihinin bir alegorisi. Onların hikâyesinde, hepimizin hikâyesinden bir parça var. "İnsan, yalnızlığı ilk kez ölümle tanır, ama onu her gün yeniden keşfeder." Márquez'in satırlarının arasından süzülen bu bilgelik, romanın da özünü oluşturur. Yalnızlık, Buendía ailesinin genetik mirasıdır adeta. Her biri, kendi içine kapanık dünyasında, başkalarıyla paylaşamadığı sırların, düşlerin, korkuların yükü altında ezilir. Onların yalnızlığı, sadece fiziksel bir izolasyon değil, ruhun en derin köşelerinde hissedilen o evrensel yabancılaşmadır. Márquez, Latin Amerika'nın o kendine has atmosferini, büyülü gerçekçiliğin penceresinden bizlere sunar. Onun dünyasında doğaüstü olaylar öyle doğal bir şekilde anlatılır ki, okur olarak bizler de bu büyülü gerçekliği sorgulamadan kabul ederiz. Melquíades'in elyazmaları, Remedios la Bella'nın gökyüzüne yükselişi, Mauricio Babilonia'yı her yerde takip eden sarı kelebekler, Macondo'ya çöken unutkanlık salgını... Bunlar, Márquez'in kaleminde, gündelik hayatın olağan parçaları haline gelir. "Zaman, sadece ileri gitmez; bazen dar bir çemberde döner durur." Roman, doğrusal bir zaman anlayışını reddeder.
Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma