Kendine hâkim olma tuhaf bir deyim değil mi? Kendine hâkim olan,
kendinin kölesi olmuş olmuyor mu? Kendinin kölesi olan, kendinin efendisi
de demektir. Aynı adam hem köle oluyor, hem efendi.
İnsanoğlu Tanrı hakkındaki düşüncelerinin
gerçekçi bir muhasebesini yapacak olursa,
tanık olduğu olayların bilinmeyen, gizli kalan
nedenlerini dile getirmek için çoğu zaman
“tanrı” sözcüğünü kullandığını itiraf etmek
zorunda kalır. Bu sözcüğü, nedenlerin
kaynağını bulamadığı, doğal olanın kaynağı
anlaşılır olmaktan çıktığı zaman
kullanmaktadır. Ya da nedenleri birbirine
bağlayan zincirin halkalarını kaybettiği anda,
sonucu Tanrı’ya bağlayarak sorunu çözer ve
araştırmasına son verir. Bu yüzden, bir şeyin
oluşunu tanrılara bağladığında, aslında
zihnindeki karanlığın yerini, hayret duygusuyla
önünde eğildiği alışılmış bir sese terk etmekten
başka bir şey mi yapıyor?
-Paul Heinrich Dietrich, Baron von Halbach, Systéme de la
Nature (Doğanın Sistemi) Londra, 1770
Her şeyi küçük parçalara böler ve o parçaları yüzde 1 oranında iyileştirirseniz, hepsini bir araya topladığınızda hatırı sayılır bir düzelme sağlarsınız .1 yıl boyunca her gün yüzde 1'lik bir iyileşme kaydetseniz, yıl sonu geldiğinde 37 kat daha iyi olursunuz. Tam tersi şekilde, 1 yıl boyunca her gün yüzde 1 daha kötüye gitseniz, neredeyse 0 a kadar inersiniz.
Bir yıl boyunca her gün %1 daha kötü. 0,9936S = 00,03 .
Bir yıl boyunca her gün %1 daha iyi 1,01365 =37,78 olursunuz.
Paranın bileşik faizle katlanması gibi, alışkanlıklarınızın etkisi de siz onları tekrar ettikçe katlanır.
Üç bin yıl ya da bunun binlerce katı fazlasını yaşayacak
olsan da hiç kimsenin halihazırda sürdürdüğü hayattan
başka bir hayatı kaybetmediğini ve kaybetmekte olduğu
hayattan başka bir hayat yaşamaclığını unutma. Bu yüzden
hayatın en kısası da en uzunu da aynı kapıya çıkar