Ayşe Sayım

Puan vermedi·152 syf.··
2025 71. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 09:31
Büyük hevesler ile elime aldığım bu kitabı kocaman bir hayal kırıklığı ile kenara bırakıyorum. Üstelik de bir üçlemenin ilk kitabı. Son günlerde bir modern edebiyatın rüzgarına kapılmış giderken hadi bir de Rachel Cusk ile Yunanistan yollarına düşeyim dedim. Lakin bu başarısız bir girişim oldu. Lafın kısası, sevmedim. Atina’ya yaratıcı yazarlık dersi vermeye giden yazar, karşılaşıp da üç beş kelime konuşma fırsatı bulduğu insanların hikayelerini kaleme alıyor. Konular genellikle evlilik, boşanma, aile içi çalkantılar, iniş çıkışlar üzerine. Güzel bir konsept güzel olmasına fakat beni saran bir atmosfer yoktu kitapta. Bir durağanlık, bir yabancılama sezdim. Neyse, nihayetinde her hikaye bizim için yazılmamıştır deyip burada noktalamak istiyorum.
ÇerçeveRachel Cusk · Yapı Kredi Yayınları · 2016387 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·167 syf.··
2025 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2025 09:46
Kadınların kaleminden çıkan her bir şeyi okumayı çok seviyorum. Kadın olmanın binbir rengini keşfetmeyi seviyorum. Eş olanından sevgili olanına, anne olanından evlat olanına kadar, hepsini ama hepsini. Yine bir kadının hikayesine uzandı yolculuğum, İtalya’da, her bir hikayede kendimi evimde hissettiğim toprakda bir kadının hikayesine. Bir kız kardeş ve kız evlat. Edebiyatın girdapları vardır. Anne kız ilişkisi bunlardan biridir. Göbek bağımızın kesilmesi ile annemizden tamamen ayrıldığımızı düşünürüz ama bazıları bu ilişki içerisinde bambaşka bir bağın esiridir, üstelik yaşam boyu. Bu kitapta da en çok öne çıkan şey bu: anneden alınan manevi bir mirası adı konulmaz bir şekilde yıllar yılı taşımak. Veronica Raimo’nun öz kurmaca bir eserini okuyoruz. Yazarımız Roma’da orta halli bir ailede büyümüş. Orta halli işte, hepimizden biri gibi. Öğretmen bir anne, kurumsal bir işte çalışan bir baba ve “normal” bir ağabey. Çocukluğundan başlayarak yer yer zaman çizgisinden şaşarak anılarını anlatıyor yazar. Anne baba arasındaki ilişki, bu iki ebeveynin çocuklarından beklentileri, cinsellik, benlik arayışı…bir çok mevzuya değiniliyor. Hikayenin tam orta yerinde duran şey ise anne ve kız arasındaki girift ilişki, en azından benim en çok gözüme çarpan diyeyim. Anneye kötü anne diyemem. Kuşağının ona dayattıklarını kanıksamış, yeni nesle ayak uyduramayan, değer yargılarını öylece dayatan “tipik” bir anne işte. Baba sessiz sedasız kenarda duruyor gibi görünse de çocuklardaki ruhsal yıkımların bir diğer müsebbibi aslında. Sıradan bir hikaye. Ama beni tam da bu sıradanlıktan vuruyor. Zaman zaman şu ifadeyi kullanırım; sıradanlığın sıradışılığı. Tam olarak bu var bu anlatıda. Kadınları dinlemeyi seviyorum. Bir zaman tüneline adım atmışçasına geçmişlerine yolculuk yapmayı, kişisel
Yalan DolanVeronica Raimo · Medusa Yayınları · 20241,565 okunma
9/10
·140 syf.··
2025 44. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2025 14:58
Kitap incelemelerini okurken bazen zihnimin içinde okurlara çıkışırım yahu bu kitaptan bunu mu anladın diye. Sanki bir kitabın anlatmak istediği tek bir şey varmış da o da benim anladığımmış gibi. İşte bu düşüncemden ötürü kulaklarıma kadar kızardım bu kitabı okurken. Manguel’in söylediklerinden şunu anlıyorum ki; hikayelerde onlarca anlam gizlidir ve biz bize lazım olanı çekip alırız. Anlatıların onlarca boyutu vardır, sanki içlerinde bir sürü yönü gösteren tabelalar vardır ve biz ihtiyaç duyduğumuz yöne gideriz. Bu eserinde Manguel bazı olguların anlamını çeşitli hikayelerin içinde arıyor. Gılgamış, Babil, Don Quijote… Başka başka hikayelere bağlanıp, asırlar öncesine uzanan bir zaman tünelinde ordan oraya savuruyor bizi. Bu nasıl bir akıl yürütme, nasıl bir hayal gücü, nasıl bir muhakeme yeteneğidir? Yazarın bilgeliği, entellektüel birikimi karşısında tutulup kaldım. Bu hikayelere hiç böyle bakmamıştım. Okurluk iyi güzel de insan kitapları nasıl ameliyat edeceğini de bilmeli. Manguel, Borges gibi yazarlar insana tam olarak bunu öğretiyor. Manguel ile yolculuğum çok değişken. Bazen kendimi anlatısında zevkten kaybederken bazen çok cahil hissediyorum. Bu eserden çok tatmin duydum. Hani bazı şeyleri öğrenmek içimizde bir boşluğu doldurur ya öyle bir şey. Çok zengin bir içeriğe sahip ve fakat bir o kadar da ağır bir kitap. Sakin kafa ile, zihniniz çok yorgun değilken okumanızı öneririm.
Kelimeler ŞehriAlberto Manguel · Yapı Kredi Yayınları · 2013230 okunma

Ayşe Sayım

, bir kitap okudu
8/10
·128 syf.··
5 günde okudu
·
2025 72. kitabı
Robert Seethaler
7.2/10 · 434 okunma
Yardım diye bir şey yok, diye düşünmüştü. Umut da yok, bu dünyada yapayalnızız.