Sizi kimlere benzetiyorum biliyor musunuz ? Etleri dilim dilim doğranırken, cellatlarına gülümseyerek bakan insanlara! .. Yeter ki inanacakları bir şey, bir Tanrı bulmuş olsunlar..
Söylediklerin içinde gerçekten özlü olan ve gerçekten sana ait olan şey, bunu dehşetle söylüyorum , vicdan sesine uyularak kan dökülmesine izin vermendir...
-Siz ne sanıyorsunuz? -diye bağırdı.- Onlara palavra savurdukları için mi kızıyorum sanıyorsunuz? Saçma ! Ben yalanı severim! Yalan, insanların bütün öteki yaratıklara karşı biricik üstünlüğüdür! Yalan söylersin ve böylece gerçeğe ulaşırsın! Ben yalan söylediğim için insanım. Önceden on dört kez, hatta belki de yüz on dört kez yalan söylemeden hiçbir gerçeğe ulaşılamamıştır. Ve bu kendine göre onurlu bir iştir. Oysa biz yalanı bile kendimiz kıvıramayız! Bana bir yalan söyle, ama bu yalan senin olsun, senin uydurduğun bir şey olsun, alnından öpeyim! Kendine ait bir yalan, başkasına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir. Birincisi sen bir insansın, ikinciside bir papağan! Biz şimdi neyiz ?...
İnsanlar ne şayan-ı hayret mahluklarmış. İçlerinde öyle iyileri, öyle kötüleri varmış ki... Ben ancak otuz iki yaşımda insanları okuyabildim. Şimdiye kadar onlar benim için kapalı bir kitapmış!..Hele bu sefer bir iki tane iğrenç ruhla karşılaştım! Hele içlerinde bir tanesini, ki bir yılan gibi koynumda beslemişim!. Ben cocukmuşum karıcığım! Fakat büyüdüm artık!..