“Ayın Kızı Şebnem”in çıplak fotoğrafını gören ve kitapta, bu fotoğraf ile hem yolları kesişen üç yabancının hikâyelerini hem de Şebnem’le akraba olan ikilinin anlattıkları (müthiş tesadüf) romanın görünmez baş kişisi Şebnem’i bize çiziyor, nasıl biriyle karşılaşacağınızı merak edeceksiniz, bir hikaye siz daha tanışmadan yazacaksınız, şöyle oldu kesin, diyeceksiniz. Bekledim sözü alsın sazı çalsın diye,diye diye kitap bitti, nasılda merak ettim (Hemde nasıl ettim. Şebnem seni öyle pislikçe değil,ben Ayfer Tunç değilim anlatamam öyle merak ettim işte Şebnem. Bari kara kalem bir çizimin olsaydı dedim ama o zaman belki benim hayalimde ki kadar da güzel olmazdı. Herkeslerden seni dinledik, herkesin zihninde sen vardın. Bende sana travmalar biçtim, talihsiz aşklar biçtim, güzelliğinin bedeli vardı sana ödettiler.)
Kitap trende geçiyor nasıl zaman akıp gidiyorsa, yollar nasıl geçip gidiyorsa, kitapta hikayelerin geçmişe gidip geçmişle hesaplaşılması yapılan ileriye gitme çabası olması gibi çok iyi bir metafor kullanılmış çok etkiliyiciydi.(Bana trenle Kars yolculuğu planlattı.) Ve yemekli vagon ana mekan seçilmiş orada da: sizin hayatınıza etrafınızdan kişilerin hayatınızı izlemesi ya da sizin insanların hayatına şahit olmanızı çok güzel anlatıyor. Toplumumuzdaki sahte aile hayatını Ayfer Tunç öyle bir işliyor ki iliklerinize kadar sahtelikleri hissediyorsunuz. Bir yandan da kendi ailenizi sorguluyorsunuz.
Siz çok çok aşık olup diğer sevdiklerinizi üzmekten korkup, kendinizden korkup, cesur olamamayı bilir misiniz? Bu korkaklıkla yaşamayı hele? Bilenler Ersin’de kendini görür, bilmeyenlerde, ne vazgeçmeler var görür! Sinek nasıl mide bulandırır, çaresizlik nedir? Toplum yüzünden nelere katlanırız ve nasıl bir iki yüzlü insanlara dönüşürüz. Daha nasıl anlatabilirdin Ayfer Tunç
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mabel.Kitabı ismini kızına verecek kadar çok seven bir insandan duyarak okudum.Kuzguncuk’ta yaşayan dört insanın çocukluklarından başlayarak mutluluk arayışlarına yansıyan yanıyla memleketin ve dünyanın hikayesi,diyor yazar romanın bir yerinde Kumral Ada Mavi Tuna için.Evet,öyle.Her birimizin kendi hikayesinden bir şeyler bularak okuyacağı bir kitap.Çünkü kitabın başrolü aşk.Türlü aşıklar gördüm kitapta.Bencil bir aşığı ,sevdiğine’beni senden koru’diyecek kadar körkütük bir aşığı,kıyıda köşede se
ssizce sevilmeyi bekleyen bir aşığı .Her birinin aşkı uğruna feda ettiklerine,kendileriyle savaşlarına ama en çok acılarına şahit oldum.Her birinin aşklarını çok sevdim.Anladım onları,sardım sarmaladım.Kalbimde ayrı bir yere koydum.Hayatlarının devamını da hep merak edicem sanırım.
İyi ki adını duymuşum,iyi ki yollarımız kesişmiş Mabel
Başlama tarihi: 27 Aralık 2018 persembe
Bitiş tarihi: 23 şubat 2019 Cumartesi
Haydi arkadaşlar Stefan Zweig alıntı ve incelemeleriniz ile 1K'yı sallamaya varmısınız
Stefan Zweig 'i görmekten sıkıldınız mi?
Satranç okumak sizi satrançtan mı soğuttu?
Banane ya :))
Stefan Zweig okuyom ben yaaa :)
Şaka bir yana herkesin okuma tarzı ve zevki farklıdır.
Bir yazari veya kitabi sevmemeniz o yazarin adebi dilini ve okuyan kesimi küçümseme hakaret ve mudahale etmek benim ne haddime efenim.
Amacımız daha fazla okumak okutmak...
Etkinlik süresince katılmak isteyen herkese kapılarımız sonununa acıktır...
Alıntı ve inceleme linklerini bu gönderinin altına yorum olarak bırakabilirsiniz...
Okumaya herhengi bir eserden başlayabilirsiniz
Yazara ait