Aydın kurt

Aydın kurt
@Aydnkurt
“İnsanoğlu özgürlüğe yazgılıdır; çünkü, bir kere dünyaya atıldıktan sonra yaptığı her şeyden sorumludur.”
“Flâneur”: yaşamın içerisinde kendi hakikatine ulaşmak adına yersiz, yurtsuzluğu seçmiş kişi demek. Yoksulların gözünde flâneur kendine dair ayırdedici bir “sevda ölçütü” bulur. Aşkın imkansızlığı, yoksulların çaresizliğine aldırmayan bir sevgiliye bakarken anlaşılır. Bunun için insanlara pek nadir saydığı bir zararsız oyalanma tarzı önerir. “Ucuz oyuncaklarla doldurun cebinizi. Oyuncakları meyhanelerde, ağaç diplerinde karşılaştığınız, tanımadığınız yoksul çocuklara armağan edin..”
Reklam
Tanrı karşısında veya tanrı fikriyle, umutsuz olarak, kendi olunmak istenmediği veya istendiği zaman günah işlenir. Bu durumda günahkârlık, en üst noktaya aktarılmış güçsüzlük veya meydan okumadır, dolayısıyla günah, umutsuzluğun yoğunlaşmasıdır. Vurgu burada tanrı karşısında olmak veya tanrı fikrine sahip olmak üzerinedir; günahı, hukukçuların “nitelikli umutsuzluk” diye adlandırdıkları şeye, onun diyalektik, törel ve dinsel niteliğine dönüştüren tanrı fikridir.
Sayfa 86
Hiç değilse şunu öğreniyordum ki, ben ancak onların suçunun bana hiçbir zarar vermediği ölçüde suçluların, sanıkların yanında bulunuyordum. Onların suçluluğu benim güzel konuşmama neden oluyordu, çünkü onların kurbanı ben değildim. Kendim tehdit altına girdiğim zamansa, yalnız ben de bir yargıç kesilmekle kalmıyor, daha da fazlası olmak istiyordum: Her türlü yasanın dışında, suçluyu tepelemek ve dize getirmek isteyen öfkeli bir efendi. Bundan sonra, aziz hemşerim, kendini bir adalet timsali ve saçı bitmedik yetimlerin doğuştan savunucusu sanmaya ciddi biçimde devam etmek çok zordur.
Sayfa 43
Bütün bunlar yanılsama mıdır? Acaba bunların hepsi, daha titiz bir bakışın, ardında baskının bilinen mekaniğini bulacağı aceleci bir izlenimden mi ibarettir? Acaba bu tek tük pırıltının ötesinde, asıl bulunması gereken sürekli “hayır”diyen karanlık yasa mıdır? Bunu tarihsel araştırma yanıtlayacaktır ya da yanıtlamak zorundadır. Bu, üç yüzyıldır cinselliğin bilgisinin oluştuğu usule ilişkin bir araştırma, onu nesne olarak seçen çoğul söylemlerin alışma yöntemi ve bizim, onların ürettiklerini zannettikleri hakikate neredeyse masalsı bir değer vermemizin. nedenleri üzerinde bir araştırma olacaktır.
Sayfa 57
“Schopenhauer derin bir şeyi yalınlık içinde, devinim halinde olan bir şeyi retorik olmaksızın ve ciddi ölçüde bilimsel olan bir şeyi kılı kırk yaran bir titizlik olmaksızın nasıl ifade edeceğini biliyor.” Friedrich Nietzsche
Reklam