¶¶İnce Memed, Şahinim... Ağalık düzenine karşı çıkışın; çelişkilerin ve zorlukların ancak nihayetinde ezilmişlerin zaferinin hikayesi. Abdi gitti, Hamza geldi, başka ağalar, beyler de geldi ama bir çok da Mehmet doğdu. İyilik ve kötülüğün kadim savaşı bir kez de Çukurova Toprakları üzerinden anlatılmış. Kuşkusuz epik bir şekilde anlatılmış. Her bir karakteriyle ince ince işlenmiş bir roman.¶¶
Yaşar Kemal ile tanışma serüvenim, İnce Memed ile başladı. Zor bir başlangıç oldu ama ilk sayfadan itibaren beni kendine çektikten sonra okumalarım daha çok istek kazandı diyebilirim.
Cumhuriyet'in ilk yılları geçip gitmiş ve Türkiye yeni yönetim şekline uyum sağlamayı kısmen de olsa başarmıştır. Yalnız hâlâ ağa, eşkıya ve ırgat kavramları içinde yoğrulan Anadolu halkı, yoksul ve kötü bir durumdadır. Ya köylü olup ekip biçeceksin ve elindeki her şeyi köyün ağasına vereceksin ya da bu sisteme dayanamayıp bir ağanın başına sıkıp dağa kaçacaksın ve eşkıya olacaksın. Sonra da peşine hükümetin askerleri düşecek; o dağ senin, bu dağ benim gezeceksin, bazen aç bazen de tok uyuyacaksın. Köylü ya arkanda duracak ya da seni satacak. Hep ikilem içinde olacaksın...
Bu zavallı insanlar köylü olarak dünyaya gelmiş, yoksul oldukları halde hep şükretmeyi bilmişler... Gaddar ve merhametsiz bir ağa bozuntusunun eline bakmak mıydı hakları?
İnce Memed vuruyor ama ağalar bitmiyor; bu sistem devam ettikçe ne İnce Memedler bitecek ne de zengin ve doymayan ağalar... Kötüler kötülüğe alışmış, iyiler de kandırılmaya. Yoğun bir tasvir sizleri bekliyor bu arada. Anlatım ne kadar dallandırılıp budaklandırılmış olsa da ana tema belli aslında.
Yaşar Kemal, bizi ve bizim halkımızı yine bize anlatırken her kelimesini özenle seçmiş ve epik bir anlatı sunmuş.
Tasvirlerinden, duygu değişimlerinin enfes