"Güzelliğinden ya da kendimi çok yakın hissettiğim hareketlerinden ve teninden sızan bir ışık, bana dünyanın gitmem gereken merkezinin onun yanı olduğunu hatırlatıyordu."
Korkunç olan, geçmişi sevgiyle değil... günahlarla dolu bizim gibi yaşını başını almış adamların bir anda tertemiz, masum bir varlığa yaklaşması; iğrenç bir şey bu ve işte bu yüzden ahlaksız biri gibi hissetmemek mümkün değil.
Hiçbir zaman anlamadı insanoğlu. Dünya birine kalacak olsaydı Süleyman'a kalırdı.
Ölüm satın alınsaydı Nemrut tutar alırdı.
Çıkmadık canlara derman olurdu, Lokman Hekim ölmedi mi?
Bu yüzden hiç korkmadık biz, umudumuz hep Allah'tandı.
Derdimize yüksel dedik, istediğin kadar yüksel!
Nasıl olsa geçmeyecek misin? Zalimlere güçlendik dedik, dilediğin kadar güçlen!
Nasıl olsa düşmeyecek misin? Öyle oldu, olacak.
Bu dünya iyiyle kötünün arasında bir yerde
Ama günü geldiğinde iyilerden taraf olacak.
“Çocuk mektepten çıkar çıkmaz, hatta çıkmadan, biraz bıyıkları terliyor görünse etraf telaşa düşer, yetişti, büyüdü, artık yavrularını okşamak zamanı geldi denir, bu çocuktan bir koca, bir baba yapmak isterler. Lakin ondan evvel yapılacak bir şey var, her şeyden evvel onu bir adam, karısı için bir koca, çocukları için bir baba olabilecek bir adam yapınız.”