Bekliyor seni, orada olmanı, yapılanı kabul etmeni, sorgusuz sualsiz boyun eğmeni. Ben, yani biz, bizim gibiler. Eğdik mi o boynu hiç? Ben eğdim. Alın size hesaplaşmanın karekökü. Eğdim çünkü aile kurmak istedim, araba almak istedim, ev almak istedim, panjurları falan olsun istedim o evin. Hatta o evde saatini kurabileceğim bir kahve makinesi olsun istedim, A+ beyaz eşyaları, tazyik gücü yüksek duş ahizesi olsun istedim. Olmadı. Yaşadığımla kaldım. Çünkü zaten sadece bizim gibiler ne yaşıyorsa oymuş, ölmek de kalmak da aynı damardan akıyormuş.