Savaşta gördüğüm o bütün erler, gözümün önünden bi daha geçiyor. Onların yırtık şalvarları ve kırmızı mintanlarıyla yalınayak gelişlerini, sonra haki elbiseleri içinde, kah sırtüstü, kah yüzükoyun düşüp ölüşlerini görüyorum.
Siperlerde, kendi kendine yavaş sesle konuşan Mehmetçiğin sesi kulağıma geliyor.
"Neden korkacakmışım, her gün atıyor, atıyor, hiçbiri değmiyor"
Bunu söylerken, mutlaka havada, başının üstünde düşman uçakları homurdanıyordu.