"Benim neşe kaynağım olan şeylere çevremde herkes sahip. Ama insanlar sahip olduklarıyla mutlu olmasını bilmiyorlar, aksine mutsuz oluyorlar. Çocukken okumadım, büyüyünce mücadele etmedim, şu yaşıma geldim, ne karım ne de çoluk çocuğum oldu. İşte bu nedenlerden dolayı ölüme çok yaklaştığım şu yasta bile gördüğünüz gibi hala çok mutluyum..."
Küçük gövdesi üstünden kocaman başını zahmetle çevirerek, bana bakıyor. Öyle mahzun, öyle mahzun bir bakış ki, insana ağlamak isteğini veriyor. Gerçekten, Schopenhauer'in bekarlık nazariyesi lehine bu çocuktan daha canlı bir misal bulunamaz. Bu yaratığa bakarak, derhal dünyaya çocuk getirmenin bir cinayet olduğunu tasdik ederiz.