Anne çocuğuna diyor ki;ödevini yaparsan bilgisayarda oyun oynayabilirsin.Çocukta şöyle düşünüyor; bu işte bir bit yeniği var, ödev zaten benim sorumluluğum acaba annem bana neden rüşvet teklif ediyor, acaba ödev kötü bir şey mi,yoksa benim becerime mi güvenmiyor?
Ödül çocuğun kafasında birçok olumsuz düşünce oluşturur.
Kısacası insanlara sevdikleri şeyleri ya da sorumluluklarını yapmaları için,dışardan ödül vermeye gerek yoktur.Ödül verilirse kişi bilişsel çelişki yaşar o iş kendi içinde değerli değildir algısı oluşturur.Bundan dolayı da o işten soğur ve ilgisi azalır.
Ödül bir kontrol aracıdır.Kontrol aracı olduğu için bilişsel çelişki yaratır ve çelişkide bir işi yapma isteğini yani iç motivasyonu öldürür.
Bir arkadaşımın tavsiyesiydi.Okudum ve çok beğendim.
Kâlû belâ da ‘Evet’ dedi kul.Peki neye evet?Senin bizim Rabbimiz olduğuna evet.Bize öğreten olduğuna, tekamül ettiren ,terbiye eden olduğuna ,musibet veren,genişlik-daralma,acı-hüzün- neşe veren ve herşeye rağmen bizi en çok seven olduğuna Evet.
İşte böyle.Hayatta her duyguyu tadar insan.Büyür,olgunlaşır,bunları yaşarken de bir anlam arar.Bir avuntu.Birkaç güzel söz;yüreğe dokunan ve hayatı anlamlı ve yaşanılabilir kılan...
Hayat yolculuğunda doğudan ve batıdan 99 tesellisi var yazarın okuyana. (filozoflardan,alimlerden,ve tanınmış yazarlardan alıntılar ile ) Hem öyle güzel teselli ediyor ki okuyanı.Okudukça huzuru tattırıyor insana.
Hayatı geniş çaplı bir süzgeçten geçirmiş ve öze dönük içsel bir zekanın kaleme aldığı doyurucu ve motive edici bir eser.
Sıkılan,avuntu bekleyen,haline derman arayan,hayatın geçiciliğini, ölümün hak olduğunu hatırlamak isteyen ve güzel bir koleksiyonu olsun isteyenler mutlaka okumalı diye düşünüyorum.
Hayata dair yazılanlardan daha anlamlı bir koleksiyon biriktirmedim.Bu güzel kitap için teşekkürler.
Mecit Ömür Öztürk
“Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı”
Yazar kitaba böyle bir isim vermiş,çünkü her insan ufak,basit,günlük herhangi birşeyi kafasına takabilir.Bu normal bir insanın doğasında vardır.Az yada çok...Buna ben hiçbirşeyi takmam diyenlerde dahil.Bu hiçbirşeye değer vermiyorum,önemsemiyorum ve bir değeryargım yok demektir.Komiktir.Çünkü mümkün değildir.
Ve günümüzde herhangi birşeyi kafaya takmamak bir sanattır.:)
Yazarın kendi hayatından da örnekler vererek ‘nasıl ve neden kafaya takılmayacağını’ anlattığı bu kitabı storytel de dinledim ve dinlemekten sıkılmadım.Bazı insanlar bu tarz kitaplardan çok şey bekliyorlar.Sanki yazar sihirli değneğini okuyucularına değdirecek ve onların hayatlarını yada kendileri ile yüzleşmekten korktuğu değer yargılarını değiştirecek.Saçmadır.Çünkü insan ancak kendi isterse yaşamını değiştirebilir.
“Okumak gereksiz,aptalca,vakit kaybı”gibi cümleler bencilcedir.Çünkü kimin hangi hikayeden,yazıdan ve hangi yaşanmışlıklardan birşey öğreneceği belirsizdir.
Herkes kendi fikirlerini yansıtmakta özgürdür elbette ,ama bu çaba ile ortaya konan birşeyi yada bir kimseyi yererek olmamalıdır.
Ve bir kitap ancak kişi isterse onun bakış açısını değiştirebilir.Kimi sayfalarca okur ve bu ona birşey katmazken ;kiminin hayatına tek bir kelime ya da cümle dokunabilir.
Bunlar genel görüşler.Kitaba gelecek olursak...
Kitapta anlatılan şey önermelerdir.Sorunlarının sorumluluğunu al.Değer yargılarını değiştir.Değiştir ki kafaya takacağın şeylerin bir anlamı olsun ve anlamlı şeyler olsun.”Bütün dünya size karşıymış gibi hissediyorsanız muhtemelen size karşıymış gibi duran kendinizden başka kimse yoktur.”Oturup halinize üzülmek ve kendinizi yemektense kalkın birşey yapın.Hayatınızı değerli kılacak ve koşulları