Kitabın yeri bende geliş sebebiyle ayrı, çünkü kitabı bana twitter üzerinden Kafa Dergi hediye etti. Bunun için de ayrıca teşekkür etmek isterim.
Evet şimdi incelememize geçebiliriz.
Aşık olduğunuz adam ne derece bir caniye dönüşebilir, kendi doğurduğunuz beslediğiniz büyüttüğünüz evladınız nasıl beyni yıkanmışcasına tanımadığınız biri haline dönebilir, en yakın arkadaşınız sizi baygın bir halde bırakıp şöhretin peşine düşebilir?
Kitabımız ilk bölümde bir cinayet karşılıyor bizleri. Bir kadın vaktiyle çok sevdiği adamı tereddüt etmeden ve hiç zorlanmadan öldürüyor ve öyle yok ediyor ki cesedi, uğraşıp ortadan kaldırmaya dahi gerek kalmıyor! Kitabın bölümleri bir geçmiş bir yaşadığı gün şeklinde ilerliyor. Genç kız olan küçük Feray, olgun bir kadın olan ve ismini değiştirmek mecburiyetinde kalan (pislik herif Veli tarafından) Mehlika, ve tekrardan umudun kapıları açılıp özgürlüğünü eline alan asıl olduğu kişiye dönen Feray'ın rock star olma hayalleri ile başlayan daha sonrasında, önce doktor ardından da kendi kendini hacı hoca ilan eden bir sapkın ile tanışıp evlenmesi neticesinde çektiği zulümler, ve kendini kurtarma hikayesini okuyoruz. Yer yer kanımız donuyor bu kadarı da yapılmaz artık diyor, yer yerde Feray'ın asla umudunu kaybetmemesine hayran kalıyoruz. Kitabın içeriğinden ziyade değinmek istediğim bir şey daha var. Yazarımız günümüzde çokça rastladığımız sırf altı çizilsin, alıntılansın diye bir çok cümle sıkıştırmış kitaba. Yer yer rahatsızlık verdi bu durum. Kitapta Feray insanları rahatlıkla öldürüyor ve asla arkada kendinden bir şey kalmıyor, üstelik bunu sokak ortasında yapıp ceset orada kalsa bile! Bunu biraz orta yaş kadının görünmezliğinden dem vurmasına bağladım ama tam da mantıklı gelmedi. Ama onun dışında kurgu gerçekten de çok iyiydi. Üzülmeyi göze