Alınması gereken kararlar her zaman domuzlar tarafından ortaya atılıyordu. Öteki hayvanlar nasıl oy verileceğini biliyorlar, ama kendi başlarına bir karara varamıyorlardı.
Domuzlar, üç aydır sürdürdükleri çalışmalar sonucunda, Hayvancılığın temel ilkelerini yedi emirde toplamayı başarmışlardı. Şimdi bu yedi emir duvara yazılacak, Hayvan Çiftliği’ndeki tüm hayvanlar bundan böyle hayatlarının sonuna dek bu değişmez yasalara uyacaklardı.
YEDİ EMİR
1. iki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
2. Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin.
3. Hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
4. Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
5. Hiçbir hayvan içki içmeyecek.
6. Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
7. Bütün hayvanlar eşittir.
Türklüğün bir türlü kendini kurtaramadığı bir zaaf var ki, Osmanlı dahi onunla malûldur: Türkçeyi kendine dert edinerek ona ihtimâm göstermek.
Cihangir devletler kurup, dil bilinci ile kaygısı gelişmemiş, dilini bunca ihmâl etmiş ikinci bir millete tarihte rastgelmek zordur. Günümüzdeyse felâketin şâhikasındayız.
Kitapta yazdığı şekilde yazdım. 'göstermek' diye belirtilmiş. Malûl eksik, illetli, sakat anlamlarına geliyormuş. Tahminimce "Osmanlı bile bu konuda eksiktir; Türkçeye ihtimam göstermek" demek istedi.
Bana göre hem insanın kendi anne babasını, kendi çocukluğunu hem de çocuğunu anlaması için yol gösterici bir kitap. Kitabı en çok eleştirdiğim nokta, başka kişilerden yapılan gereğinden fazla