İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal bir takım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız.
Derlerdi ona bütün melekler
Hâkinde seni Sezai bekler
Bekler gibi bir yetimi mâder
Bekler gibi bir mezarı ahter
Bekler gibi zül-celâli mahşer
Derler ki ona bütün melekler
Toprağında senin Sezai bekler
Bekler gibi bir yetimi anne
Bekler gibi bir mezarı Yıldız
Bekler gibi güneşi doğu
Bekler gibi Allah'ı mahşer
" Okumak da bir dostluk kurmak." diyor Proust. Diğer dostluklardan farkı samimiyetinde. Konusu bir ölü, bir uzaktaki. Bunun için de hasbî ve iç açıcı. Çikinliğinden sıyrılmış bir dostluk.