Bilal kamiloğlu

Bilal kamiloğlu
Bu yüzden mi
Türkiye’de solun uzun yıllar milliyetçilik ve devletçilik tarafından gölgelenmesinin, içinden çıktığı bu ana gövdenin tortularını taşıması İle bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Genç Osmanlılar/jön Türkler çizgisinin ana motifi olan devleti kurtarma endişesi onun tüm düşünce yapısına yansımıştır (bkz. Modem Türkiye’de Siyasî Düşünce, cilt I). Türkiye’deki sol düşüncenin İlk taşıyıcıları, imparatorluğun çözüldüğü o günlerde etkilendikleri sol düşünce ile içinden geldikleri muhalif damarın karmaşık bir bileşimini temsil ediyorlardı. Türkiye’de solun bağımsız bir düşünce akımı olarak ortaya çıkmasındaki ciddi engeller 1920’lerin başında kendini göstermiştir. Bunların başlıcaları; Kurtuluş Savaşı’nı yürüten kadronun da aynı çizgiden neşet etmesi, SSCB’nin Kurtuluş Savaşı’nı ve dolayısıyla Kemalist rejimi desteklemesi ve SBKP’nin Asya halkları için geliştirdiği sınıf savaşını ikame eden anti-emperyalizm teorileridir.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Bilal kamiloğlu

, bir kitap okudu
9/10
·654 syf.·
14 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 20:41
·
2026 18. kitabı
Fernand Braudel
8.8/10 · 26 okunma
Arşivlerimiz hakkında eleştiri...
Akdeniz sahasını en az yarısını ilgilendiren zengin, muhteşem Türk Arşivleri vardır. Ancak bu arşivler tasnif edilmeyi beklemektedirler ve bunlara giriş zor olmaya devam etmektedir. Bunların gündeme getirdikleri alanda, tarihsel edebiyata, seyyahlara, Balkan arşiv ve eserlerine, hepsinden fazlası da, bizim Batılı kaynaklarımıza başvurmak zorunda kaldık. Böylece Türk ülkelerinin ve Türk etkisi altındaki ülkelerin tarihi dışarıdan görülmüş, İstanbul'da ve başka yerlerdeki ve İtalya ile İspanya'da çok uzun arşiv dizileri meydana getiren Doğu Akdeniz haberlerinin yazılı hale getirilmesi ölçüsünde göz ucuyla görülmüştür.
Sayfa 532·Kitabı okudu
Tarih
1596, ağır Keresztes çarpışmasının yılı olarak Macar savaş alanlarında büyük Türk bunalımının yılı olmuştur. Türkler bu yıl boyunca gene de, Yunan kıyılarındaki alışılmış savunma mevzilerini tutmuşlardır. Yalnızca Hıristiyan Batı'ya karşı olmayıp, aynı zamanda kaynayan Arnavut ülkesine karşı da kendilerini savunmak durumundadırlar,
Sayfa 509·Kitabı okudu
Tarih
1589'dan itibaren Türk-İran müzakerelerinin başlaması ve özellikle de 1590'da bu barışın imzalanmasından itibaren Türkiye'nin dikkati geniş ölçekte Batı'ya yönelmiştir. Hasan Veneziano'nun 1590 yaz ve sonbaharı sırasında Trablus yönünde giriştiği küçük seferden söz etmiştik. Bu sınırlı amaç taşıyan sefer Türklerin Akdeniz'de yeni bir deniz faaliyetinin başlangıcını belirlemektedir.
Sayfa 500·Kitabı okudu
Tarih