Kudüs'ün, Gazze'nin, Filistin'in başına gelenler bölge insanının güçsüzlüğü, zayıflığı ya herhangi bir hatasından kaynaklanmamaktadır. Ne yazık ki; ümmetin genel hali başımıza böyle musibetler gelmesine yol açmıştır. Rabbim (cc) bizlere acilen dirilmeyi nasip etsin inşallah.
Yusuf Karadabvi (rhm), eserine Kudüs'ün tüm Müslümanlar için neden kutsal olduğunun kanıtlarını açıklamak ile başlıyor. Kısaca şunları aktaralım:
Mirac'ın "isra" ile Mescid-i Aksa'ya vardıktan sonra gerçekleşmesi
"Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir." (İsra suresi , 1)
Allah (cc), Müslümanlar için Mescid-i Harem ile Mescid-i Aksa'yı birbirine bağlamıştır bu ayet-i kerime ile.
Mescid-i Aksa ilk mescitlerimizdendir.
Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyuruyor: "Mescid-i Aksa'da kılınan namaz Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî haricindeki mescitlerde kılınan beş yüz namaza denktir." Ebu Zerr'in (r.a) rivayet ettiği bir başka hadis ise şöyledir: "Hz. Peygamber'e (s.a.v), Yê Resûlallah! Yeryüzünde ilk önce hangi mescit inşa edildi?' diye soruldu. Resûlüllah (s.a.v), "Mescid-i-Haram" buyurdu. "Sonra hangisi?" diye soruldu. Resûlüllah (s.a.v), "Mescid-i Aksa" diye cevap verdi."
Bu kanıtlar genişletilebilir; lakin buraya kadar yeterlidir, feraset sahibi Müslüman için. Dolayısıyla Kudüs'ü, Filistin'i, Gazze'yi savunmak Müslüman için farz-ı kifayedir. Sonuç olarak, cihat sorumluluğunun Filistinli Müslümanlar --> Bölge Müslümanları --> Bütün Müslümanlar olarak ilerlediğini anlamak gerekir. Eğer bu gerçekleşmezse her Müslüman'a buradan bir günah düşer ( sana sığınıyoruz Rabbimiz). Ümmeti bir araya getiren bir