Birkan Girgin

Birkan Girgin
@BirkanGirgin
Moleküler Biyolog
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul, 10 Ocak 1993
337 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı

Birkan Girgin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·336 syf.··
2026 1. kitabı
İbni Kayyim El Cevziyye
9/10 · 658 okunma
Reklam
Popüler Bilim
Puan vermedi·408 syf.··
2025 104. kitabı
Domingo Yayınevi'nin popüler bilim kitaplarını çevirmesinin kıymetli bir iş olduğunu belirterek başlamak isterim ve bunu olabildikçe geniş bir spektrumda yapabilmeleri de eminim ki talebeyi memnun ediyordur. Bu kitap ise son dönemde çok popüler bir kavram olan "Mikrobiyota"yı işliyor. 17. yüzyılın ortalarında Robert Hooke ve Antoni van Leeuwenhoek'un optik alandaki çalışmaları ile varlığı az çok bilinen "göze gelmez" canlılar dünyasına ilk defa erişim sağlanmış ve bu dünyayı tanımaya başlamışızdır. Erişim demek; aynı zamanda fonksiyonel anlam dünyasında bu mikroplar için "ne işe yarıyorlar ? " sorusuna da cevap arama imkanını sağlamıştır (çünkü insan kendisi ile olan ilişkisinden ibaret sanar; diğer mevcudatı da). Aslında farklı fonksiyonel özellikleri olsa da mikroplar simbiyotik olarak kategorilendirilirler. Daha sonra başlar onları vasıflandırmak: Simbiyotikler ( parazitler, mutualistler, konakçılar) Ed Yong'da konunun uzmanı olmadığı için açıkçası bundan sonrasında yaptığı şey bize bir şeyler göstermek olmuştur. O da dışarı da biz de dışarıda kaldık yani... Pek çok mikrobun, vakanın, araştırmacının adı hızlı hızlı geçer kitapta. Böyle olunca da aslında ipin ucunu tutmak kolay olmaz hariçten okuyucu için (Ed Yong'un da manipülatif ve spekülasyon içeren yaklaşımlarından da sıyrılarak okuyabilmek lazımdır; arada onu da ifade edeyim). Kavramlaştırmak yerine bazı vakalara şahit olup kapasitemizce "vayy be" diyebiliriz sadece. Aşağıda sayısız vakayı özetlemeye çalışabilirim; lakin "hafıza-ı beşer nisyan ile mahlüldür" noktasından hareketle bu kayıt emeği abes geliyor. Bir kaç noktaya sadece işaret edelim: -Bakteri dünyasının fantastik kavramı "konjugasyon"; (ilk öğrendiğim andan itibaren her aklıma geldiğinde heyecanlanırım) -Hawaii kısa kuyruklu mürekkep balığı
MikrobiyotaEd Yong · Domingo Yayınevi · 2025743 okunma
Cihat Farz-ı Kifayedir
Puan vermedi·166 syf.··
2025 103. kitabı
Kudüs'ün, Gazze'nin, Filistin'in başına gelenler bölge insanının güçsüzlüğü, zayıflığı ya herhangi bir hatasından kaynaklanmamaktadır. Ne yazık ki; ümmetin genel hali başımıza böyle musibetler gelmesine yol açmıştır. Rabbim (cc) bizlere acilen dirilmeyi nasip etsin inşallah. Yusuf Karadabvi (rhm), eserine Kudüs'ün tüm Müslümanlar için neden kutsal olduğunun kanıtlarını açıklamak ile başlıyor. Kısaca şunları aktaralım: Mirac'ın "isra" ile Mescid-i Aksa'ya vardıktan sonra gerçekleşmesi "Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir." (İsra suresi , 1) Allah (cc), Müslümanlar için Mescid-i Harem ile Mescid-i Aksa'yı birbirine bağlamıştır bu ayet-i kerime ile. Mescid-i Aksa ilk mescitlerimizdendir. Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyuruyor: "Mescid-i Aksa'da kılınan namaz Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî haricindeki mescitlerde kılınan beş yüz namaza denktir." Ebu Zerr'in (r.a) rivayet ettiği bir başka hadis ise şöyledir: "Hz. Peygamber'e (s.a.v), Yê Resûlallah! Yeryüzünde ilk önce hangi mescit inşa edildi?' diye soruldu. Resûlüllah (s.a.v), "Mescid-i-Haram" buyurdu. "Sonra hangisi?" diye soruldu. Resûlüllah (s.a.v), "Mescid-i Aksa" diye cevap verdi." Bu kanıtlar genişletilebilir; lakin buraya kadar yeterlidir, feraset sahibi Müslüman için. Dolayısıyla Kudüs'ü, Filistin'i, Gazze'yi savunmak Müslüman için farz-ı kifayedir. Sonuç olarak, cihat sorumluluğunun Filistinli Müslümanlar --> Bölge Müslümanları --> Bütün Müslümanlar olarak ilerlediğini anlamak gerekir. Eğer bu gerçekleşmezse her Müslüman'a buradan bir günah düşer ( sana sığınıyoruz Rabbimiz). Ümmeti bir araya getiren bir
Din İslam
KudüsYusuf el-Karadavi · Nida Yayıncılık · 20212,797 okunma
Zarif
Puan vermedi·299 syf.··
2025 102. kitabı
Aşağıda bulunan her kelime haddin aşılmasındandır Kalp ritminin değişmesinden dolayı herhangi bir şeye "güzel" demek yerindedir, uygundur ve kabul edilmesi gerekilebilir. Ama işbu roman benim kaanatim kalp ritmini değiştirmesi dışında; romancılık açısından kaliteli bir ürünün ortaya konulmuş olmasından dolayı güzel vasfına haizdir. Tarık Tufan, Victor Hugo'nun romantizmini andıran üslubu ile eserindeki her bir parçayı güzelce işlemiş. Bu sırada parçadan bütüne giderken de parçanın bütüne olan sadakatine ihanet etmemeyi başararak... Oysa ki, söz çok şehvetlidir ve parantezi kapatmayı çok kez unutturur insana; erbabı da bundan dolayı ekler :" iş fazlalıkları yontmaktır aslında". Genel olarak bakıldığında neredeyse kıymıklarından tamamen arındırılmış bir eseri seyr ettiğimizi iddia edebilirim. Tarık Tufan ayrıca çok-satan kitaplardaki merak uyandırma duygusunu da (bence) Doğulu insanın nezaketiyle işlemiş. Her bölümünün sonuna doğru "gözler yoruldu şuracıkta ara verelim" diyen okuyucuya ama ilerideki bölümde şu soruların cevabı var; buna rağmen ara vermeye muktedir misin diye soruyor. Bence güçlü tekniğinden ve kaleminden dolayı "daha devam edebilirim" cevabını almıştır okuyucusundan diye düşünürüm. Karakterlerini de çok gerçekçi bir tonda, tamamen toplumun iç dinamiklerinden seçmiş, Tarık Tufan. Böyle olunca da 1980'lerdeki Yeşilçam filmlerini sinemada izleyen kimselerin gayri ihtiyari kendini oyuncunun yerine koyarak heyecan yaşamasına benzer bir duygunun tadına varılıyor roman boyunca. Ayrıca Tarık Tufan, karakterlerini de yalnız bırakmamıştır roman boyunca. Birinci kahraman bakış açısıyla yazdığı kısımlarda yerine göre bazen Jülide, bazen de İshak olmuştur. Onları savunmaktan ziyade kahve sohbetinde bize kendilerini anlatmasını istemiştir gibi geldi bana. Kahve
Edebiyat
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma