Semih

Semih
@Block
Reklam
CENGİZ DAĞCI OKUMA ETKİNLİĞİ... (22 Eylül - 22 Ekim)
Siteyle tanışalı üç yılı geçti, burada çok kitap keşfettim, okudum, keşfettiğim kitapları başka okurların okumasına vesile oldum. Bugün bu iletiyi yazma amacım da yine bu vesileyle. Geçen yıl ve evvelsi yıl (#50554833, #33042494) yine bu tarihlerde planladığım "CENGİZ DAĞCI" okuma etkinliğini tekrarlamak istiyorum!. Deselerdi ki yalnızca bir yazar okuyacaksın bu hangisi olurdu? Hiç düşünmeden tek cevabım 'Cengiz Dağcı' olurdu bu soruya. Böylesi sevdiğim bir yazarı sizlerinde tanımasını, okumasını istiyorum. Cengiz Dağcı, "Hayatım benim ilk romanım" der ve yazdığı kitaplar hayatının parçalarını oluşturur. youtu.be/rDAso02i9EQ youtu.be/HHErGA1R5qo izleyiniz.! Savaş, esaret, gurbet, çile, sürgün, vatan hasreti, aşk... daha sayamayacağım nice duygular... Sizlerin de okumasını istiyorum.. Tek bir okur dahi dese ki, iyi ki tanıdım! Ben amacıma ulaşmış olurum. Buyurun okuyalım.. Okumaya başlayacağımız tarih Eylül 22. Cengiz Dağcı'nın ölüm yıl dönümünde onun anısına başlayalım okumaya.. Ebru Ince Hilal 666
Etkinlik
Semih
Korkunç yıllar ile bende varım.
Çok Büyük Bir Roman: Kuyucaklı Yusuf
10/10
·222 syf.·
2019 68. kitabı
Son dönemde bence çok iyi bir şey yapıyor ve uzun yıllar önce okuduğum bazı romanları tekrar okuyorum. Bu minvalde seçtiğim yeni roman, bundan yaklaşık 15 yıl kadar önce okuduğum Kuyucaklı Yusuf oldu. Sabahattin Ali’nin neredeyse bütün kitaplarını okumuş, özellikle öykücülüğünü çok beğenen bir okuruyum. Kuyucaklı Yusuf, onun okuduğum ilk kitabıydı. Bir arkadaşımdan emanet alıp okumuştum. Ancak bende fazlaca yer edinen bir roman olmamıştı. İyi ki, tekrar okumuşum. Çünkü ne kadar büyük bir eseri ıska geçmiş olacaktım! Eser, çok sarsıcı bir cinayet sahnesi ile başlıyor. Yüksek tempoda başlayan eser, o tempoyu neredeyse hiç düşürmeden devam ediyor. Kitabı okurken yazarının Sabahattin Ali olduğu ve neşir tarihinin 1937 olduğu hep aklımdaydı. Bunlar önemli şeylerdi. Çünkü Kuyucaklı Yusuf, hemen her yazarın ilk romanlarında olduğu gibi Ali’de de otobiyografik çizgiler taşıyordu. Zira Ali’nin ilkgençlik yıllarında babasının vazifesi nedeniyle yaşadıkları Edremit’in büyük bir yeri vardı. Tıpkı Kürk Mantolu Madonna’nın Almanya’sı gibi, burada da bizzat yaşamıştı… Romana adını veren mekân Kuyucak olsa bile, sadece romanın başlarında yer bulabiliyor kendine. Yoksa roman Edremit ve çevresini konu ediyor. Kuyucaklı Yusuf, Türk edebiyatının öncü roman örneklerinden birisi. Ali, eseri yazdığında 29-30 yaşlarında imiş. Ancak hiçbir acemilik işareti olmadığını söylemek lazım. Gayet usta işi bir eser. Hatta bence sonraki iki romanından bile çok daha önde bir eser. Zaten bence, ilginç bir şekilde 1920-40’ların romanları, günümüzdekilerin hiç de gerisinde değiller, hatta pek çoğundan öndeler. Ali’nin tasvirleri harikulade; romanda tasvir seven okurları fazlasıyla tatmin edecek kadar çok ve başarılı. Yusuf’un suskunluk üzerine kurulu aşkı, hatta dahası bütün hayatı oldukça başarılı bir
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,5bin okunma
Semih
Yorum için teşekkürler. Bende yeni bitirdim kitabı. sizin değindiğiniz gibi Kübra ile ilgili sanki devamı gelecek şeklinde düşündüm ve yaptığım araştırma da “eğer yazılsaydı ikinci cildin Çineli Kübra, üçüncü cildin de dağdan şehre inen Yusuf'un dünyasını konu alacağı” şeklinde röportajda bildirdiğine dair bir yazı okudum.
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2020 00:15
Hani böyle TV ekranında yemek programı izler, Canın yapılan şeylerden çeker ya, Pasta Börek, Tatlı çörek... Tabi bunları yapacak maharet sen de ne gezer. Gider pastaneden yarım kg baklava alır, Keyfine varırsın doya doya. İzlediğin o yemek programından etkisinden kalarak 25-30 TL 'yi baklava kömmüşsündür. İnsanı üzen şey ise baklavaya verdiği para değil de, Aldığı Bi sürü kalori Neyse, Hani Bi Aşk Film' i izler, Başrolde oynayan kadın fıstık gibidir, Vayy be analar neler doğuruyor öyle der, O karaktere aşık olur, İçin acayip Bi hisle dolar, Sokağa atarsın kendini, Karşıma çıkan ilk kıza aşık olacağım, Baktın sokakta şansın yaver gitmiyor, Bari çektiğim fotoları İnstagram 'da ardı ardına beğenen şu yabancı kıza mı aşık olsam dersin, Ama bu da olmaz tabi, Son Bi ümit buradaki (1000K'da ki) paylaşımlarını beğenip duran kıza mı aşık olsam diye kendince düşünüp durur, En son yok be hiç öyle şey mi olur dersin ya, Anlayacağın, Yine boş atıp boş tutmuşsundur... İzlediği Yemek Programı etkisinden kalıp gidip baklava alan, İzlediği Aşk filminin etkisinde kalıp ona buna aşık olma heveslisi olan birinin bu kitaptan tabi hiç etkilenmemesi mümkün mü? İnsanın seri katil olası geliyor, Ahmet Ümit saolsun başlarda öyle bir seri katil profili çiziyor ki bize, "Vayy seni doğuran Ana'nın eli öpeyim, Allah razı olsun seni yetiştiren Ana'dan Baba'dan, öldüler ise mekanları cennet olsun" diyesi geliyor.
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,8bin okunma
Semih
Konu nereden nereye geldi. Evet her gün öldürüyoruz neşemizi, umudumuzu, toplum olarak insanlığımızı, hoş görümüzü. Kitapla ilgilim okuduğum en farklı ve güzel bir inceleme teşekkürler.
Balkan Savaşlarında Trakya ve Edeköy Katliamına Işık Tutan Kitap
10/10
·428 syf.··
Beğendi
·
2018 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2018 21:26
Trakya hakkında bugüne kadar bu kadar ayrıntılı araştırma-inceleme ve tarihi bilgi okumamıştım.Bir Trakyalı olarak bu kitabı okuduktan sonra burada yaşayan masum hemşehrilerimin nasıl vahşice canice yapılan eziyetlere soykırıma uğradıklarının,daha 8 yaşındaki çocukların bile namusuna göz diken kendini Avrupalı uygar sanan kan emici Batılıların yaptıklarını hem sinirlenerek hemde gözlerim dolarak okudum.Kitap bende büyük bir farkındalık yarattı.Artık Edirne’de yolda gezerken bile yıllar öncesinde burada vahşice katledilen masum insanların,bebeklerin,kadınların kanlarının ayağımın altında olduğunu hissederek yürümeye başladım.Yazar kitapta anlattığı her şeyi belgeleyerek okura sunuyor içi boş asılsız kulaktan dolma bilgilere yer vermiyor.Bu katliamları birebir yaşamış insanları ve akrabalarını gidip buluyor onlardan dinleyerek notlar alıyor.Sadece Türkiye’de değil Yunanistan ve Bulgaristan’a da gidip o sene neler yaşanmışsa kayıtlı belgeleri gün yüzüne çıkartıp derinlemesine inceleme yapıyor.Herkesin o günlerde masum ve yalnız kalmış bir bölge halkının neler yaşadığına tanık olması açısından okumasını tavsiye ederim.Bu kitabı okumakla hiç bir şey kaybetmeyeceğinize aksine tarihi bilgilerinizin zenginleşeceğinden emin olabilirsiniz.
1000Kitap
Balkan Savaşları’nda TrakyaAtakan Sevgi · Ceren Yayıncılık · 201819 okunma
Semih
Çok teşekkür ederim bende, en kısa sürede edinip okuyacağım.