Hani böyle TV ekranında yemek programı izler,
Canın yapılan şeylerden çeker ya,
Pasta Börek,
Tatlı çörek...
Tabi bunları yapacak maharet sen de ne gezer.
Gider pastaneden yarım kg baklava alır,
Keyfine varırsın doya doya.
İzlediğin o yemek programından etkisinden kalarak 25-30 TL 'yi baklava kömmüşsündür.
İnsanı üzen şey ise baklavaya verdiği para değil de,
Aldığı Bi sürü kalori
Neyse,
Hani Bi Aşk Film' i izler,
Başrolde oynayan kadın fıstık gibidir,
Vayy be analar neler doğuruyor öyle der,
O karaktere aşık olur,
İçin acayip Bi hisle dolar,
Sokağa atarsın kendini,
Karşıma çıkan ilk kıza aşık olacağım,
Baktın sokakta şansın yaver gitmiyor,
Bari çektiğim fotoları İnstagram 'da ardı ardına beğenen şu yabancı kıza mı aşık olsam dersin,
Ama bu da olmaz tabi,
Son Bi ümit buradaki (1000K'da ki) paylaşımlarını beğenip duran kıza mı aşık olsam diye kendince düşünüp durur,
En son yok be hiç öyle şey mi olur dersin ya,
Anlayacağın,
Yine boş atıp boş tutmuşsundur...
İzlediği Yemek Programı etkisinden kalıp gidip baklava alan,
İzlediği Aşk filminin etkisinde kalıp ona buna aşık olma heveslisi olan birinin bu kitaptan tabi hiç etkilenmemesi mümkün mü?
İnsanın seri katil olası geliyor,
Ahmet Ümit saolsun başlarda öyle bir seri katil profili çiziyor ki bize,
"Vayy seni doğuran Ana'nın eli öpeyim, Allah razı olsun seni yetiştiren Ana'dan Baba'dan, öldüler ise mekanları cennet olsun" diyesi geliyor.