Mieko Kawakami okuduğum ilk kitap oldu. Yıllardır yabancı booktuberlardan methini duyduğum bir yazar olana Kawakami’nin neden Türkçeleştirilmediğini de merak edip durdum neyse ki yakın dönemde Doğan Kitap sesimizi ya da yazarın yarattığı sesi duydu.
Kitabın okurken içimi paramparça eden ve aşırı boyutlara varan akran zorbalığı kısımları çok gerçekçi ama onun dışında yazarın kelimeleri kullanma seçimi çok nahif bunu çeviri eserde bile fark etmek mümkün. Değinmek istediğim diğer bir nokta ise nedense bu akran zorbalığı meselesi uzak doğu ve Japonya’da çok sık rastlanan bir problem. Sosyologlar bu konuda nasıl bir yorum getirir çok merak ediyorum.
HeavenMieko Kawakami · Europa Editions · 2021367 okunma
" -Bak çocuğum, bu eriği yemek istersen bu ağaca tırmanmalısın.
-Ama düşerim, diye sızlandı çocuk.
Dede:
-Belki düşersin oğlum, dedi. Hatta belki de ölürsün. Ama düşün, insan her an ölebilir. İsteğine kavuşmak istiyorsan düşmeyi de, ölmeyi de göze almalısın. Senin yapman gereken şey bir hesap. Eğer şu olgun erik düşmene değerse, onu koparmalısın."
Zamanın tekdüzeliğini hiçbir şey bozmuyordu. Oblomovka halkı bu hayattan bezmiyordu çünkü başka türlü bir hayat düşünemezlerdi. Düşünseler bile ürpererek başlarını çevirirlerdi.
Mutluluk, benim için artık doğuştan Allah'ın bana bağışladığı ve bir hak gibi, mesele etmeden benimsediğim bir şey olmaktan çıkmış; talihli, akıllı ve dikkatli insanların çalışarak elde edip koruyabildikleri bir nimete dönüşmüştü.