Melike

8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 23:10
Hayatı konuşalım istiyorum ben biraz bu kitapla. Kalp ritminin ekrana yansıttığı çizgiler gibi seyreder hayat. Bazen keskin çıkışlar, dik yokuşlar bazen beklenmedik inişler tam oh be düze çıktık derken aynı döngü yaşam enerjimiz bitene kadar devam eder durur. Herkes için aynı ama Mücella hariç. Dışarıda akan bir hayat var ama Mücella'nın değil. Değişen bir dünya var ama Mücella'ya dokunmuyor. Ne dalgaları atlatmak için manevralara ihtiyacı var onun, ne de hayatında ani beklenmedik bir gelişme olma ihtimali. Sınırları daha o doğar doğmaz çizilmiş bir kuralcı hayatı var. Asla başkaldırma iradesi yok. Boğun eğen uysal bir kız çocuğu Mücella. Her şeye amenna her şeye eyvallah.... Elimizde bize atalarımızdan geçen bir kültür var. Ama işe yaramayacak bizleri bir yerlere taşımayacak çok fazla kalıntıları da barındırıyor içinde. Diğer yanda ani ve keskin çözüm önerileri giriyor hayatımıza. Bir elimizde yanlış da olsa benimsediklerimiz diğer elimizde bize iyi geleceğini bilip inansak da ikna olamadığımız küllerinden doğma süreci. Böyle bir dünyada çocuk Mücella. Ne verirlerse onunla yetiniyor. Onun hayatını 1920lerde doğmak şekillendiriyor. Kitap Mücella'nın üstünden ilerliyor. Başından sonu belli hikayesi ama zaten mevzu Mücella da değil. Bir ömre sığan koca bir ülke. Bu yüzden biz de mücellanın sessiz tek düze dünyasından izliyoruz çok partili dönemi, kıtlık, ihtilal zamanlarını. Elektriğin bir eve girişini, gaz lambasının isli penceresinden izlenenlerin artık bir lamba düğmesini açmakla apaçık aydınlanmasını. Aydınlandıkça tatminsizce dağılan evleri, ani ve genç ölümleri, yokluğu ama aynı zamanda varlığı; dirlik düzenliği, savaşın tükenmek bilmeyen hezeyanlarını. Mücella'nın yaşamı dünyaya sadece bakılan bir pencere. O yüzden hikayesinin seyri belli. Aslolan tarihsel
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
Burak isimli okura yanıt verildi
Melike
Tavsiyelerinizi alırım Burak bey :) siz epey hakimsiniz yazara ne güzel :)
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 23:10
Hayatı konuşalım istiyorum ben biraz bu kitapla. Kalp ritminin ekrana yansıttığı çizgiler gibi seyreder hayat. Bazen keskin çıkışlar, dik yokuşlar bazen beklenmedik inişler tam oh be düze çıktık derken aynı döngü yaşam enerjimiz bitene kadar devam eder durur. Herkes için aynı ama Mücella hariç. Dışarıda akan bir hayat var ama Mücella'nın değil. Değişen bir dünya var ama Mücella'ya dokunmuyor. Ne dalgaları atlatmak için manevralara ihtiyacı var onun, ne de hayatında ani beklenmedik bir gelişme olma ihtimali. Sınırları daha o doğar doğmaz çizilmiş bir kuralcı hayatı var. Asla başkaldırma iradesi yok. Boğun eğen uysal bir kız çocuğu Mücella. Her şeye amenna her şeye eyvallah.... Elimizde bize atalarımızdan geçen bir kültür var. Ama işe yaramayacak bizleri bir yerlere taşımayacak çok fazla kalıntıları da barındırıyor içinde. Diğer yanda ani ve keskin çözüm önerileri giriyor hayatımıza. Bir elimizde yanlış da olsa benimsediklerimiz diğer elimizde bize iyi geleceğini bilip inansak da ikna olamadığımız küllerinden doğma süreci. Böyle bir dünyada çocuk Mücella. Ne verirlerse onunla yetiniyor. Onun hayatını 1920lerde doğmak şekillendiriyor. Kitap Mücella'nın üstünden ilerliyor. Başından sonu belli hikayesi ama zaten mevzu Mücella da değil. Bir ömre sığan koca bir ülke. Bu yüzden biz de mücellanın sessiz tek düze dünyasından izliyoruz çok partili dönemi, kıtlık, ihtilal zamanlarını. Elektriğin bir eve girişini, gaz lambasının isli penceresinden izlenenlerin artık bir lamba düğmesini açmakla apaçık aydınlanmasını. Aydınlandıkça tatminsizce dağılan evleri, ani ve genç ölümleri, yokluğu ama aynı zamanda varlığı; dirlik düzenliği, savaşın tükenmek bilmeyen hezeyanlarını. Mücella'nın yaşamı dünyaya sadece bakılan bir pencere. O yüzden hikayesinin seyri belli. Aslolan tarihsel
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
Burak isimli okura yanıt verildi
Melike
Çok teşekkür ederim:) Kesinlikle öyle. Hatta belki bir devrin tamamı bile olabilir . Okurken insanda sürekli o dönemlerden birini bulup konuşma isteği uyandırdı benim gözümde. Çok da zor değil zaten bulup konuşmak. Siz umut etmişsiniz ama ben Mücella'nın annesinin gidişinden anladım durumu ;) o yüzden bakışım hep dönemlere kaydı. Sığ bulanlar anladığım kadarıyla Nar Ağacı'na çok takılmışlar. Ama bambaşka bir akış açısıyla yazılmış bence bu. Okudukça okuma hissi oluşturan bir yazar bende. Nasipse diğer kitaplarını okumaya niyetliyim:)
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 23:10
Hayatı konuşalım istiyorum ben biraz bu kitapla. Kalp ritminin ekrana yansıttığı çizgiler gibi seyreder hayat. Bazen keskin çıkışlar, dik yokuşlar bazen beklenmedik inişler tam oh be düze çıktık derken aynı döngü yaşam enerjimiz bitene kadar devam eder durur. Herkes için aynı ama Mücella hariç. Dışarıda akan bir hayat var ama Mücella'nın değil. Değişen bir dünya var ama Mücella'ya dokunmuyor. Ne dalgaları atlatmak için manevralara ihtiyacı var onun, ne de hayatında ani beklenmedik bir gelişme olma ihtimali. Sınırları daha o doğar doğmaz çizilmiş bir kuralcı hayatı var. Asla başkaldırma iradesi yok. Boğun eğen uysal bir kız çocuğu Mücella. Her şeye amenna her şeye eyvallah.... Elimizde bize atalarımızdan geçen bir kültür var. Ama işe yaramayacak bizleri bir yerlere taşımayacak çok fazla kalıntıları da barındırıyor içinde. Diğer yanda ani ve keskin çözüm önerileri giriyor hayatımıza. Bir elimizde yanlış da olsa benimsediklerimiz diğer elimizde bize iyi geleceğini bilip inansak da ikna olamadığımız küllerinden doğma süreci. Böyle bir dünyada çocuk Mücella. Ne verirlerse onunla yetiniyor. Onun hayatını 1920lerde doğmak şekillendiriyor. Kitap Mücella'nın üstünden ilerliyor. Başından sonu belli hikayesi ama zaten mevzu Mücella da değil. Bir ömre sığan koca bir ülke. Bu yüzden biz de mücellanın sessiz tek düze dünyasından izliyoruz çok partili dönemi, kıtlık, ihtilal zamanlarını. Elektriğin bir eve girişini, gaz lambasının isli penceresinden izlenenlerin artık bir lamba düğmesini açmakla apaçık aydınlanmasını. Aydınlandıkça tatminsizce dağılan evleri, ani ve genç ölümleri, yokluğu ama aynı zamanda varlığı; dirlik düzenliği, savaşın tükenmek bilmeyen hezeyanlarını. Mücella'nın yaşamı dünyaya sadece bakılan bir pencere. O yüzden hikayesinin seyri belli. Aslolan tarihsel
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
AçelyA. isimli okura yanıt verildi
Melike
Teşekkür ederim 😊
Her şeyi bildiğine emin bir şey şu ergenlik
Puan vermedi·208 syf.··
2020 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2020 22:10
Onu sevmem, bunu yapmam, nefret ederim, şu zamana ölürüm, ... zaten hep öyledir, biliyorum çünkü hep bilirim...... Bu ve bunun gibi daha nice nice cümle kalıplarından oluşan, akıcı ama akmayan bir kitap. Bu yüzden hayal kırıklığı yaşattı benim penceremden. 17 yaşındaki Holden'ın dünyaya bakışını anlatırken ben az biraz ergenlikte olur böyle şeyler mesajını aldım, katılamadım ama aldığım bu mesaja. Holden'ın serkeş hallerini okurken bizde buna benzer bir kitap vardı, neydi neydi diye söylendim durdum. Sonunda Evraka!!! Islıkla Çağrılan Ergen Kadir'in dünyaya bakışı ile baya bir yerden yere vurulmuştuk. Emine Batar'ın 4 yılda yazdığı, her bir kelimenin hayatımıza dokunduğu, kendi içinde tutarlı ve bize bir ergenlik dönemine hangi pencereden bakacağımız konusunda da farkındalık oluşturan bir roman. Birbirlerine tematik olarak çok benziyor bu iki kitap. Ama Kadir'in hayatında etkinlendiğim halde Holden'ı gözümde hiçbir yere taşımayan şey aslında ergenlik dönemi gelişim özelliklerinin tüm olumsuz yanlarını üstünde taşıyor olması. Egosantrik bakış açısıyla dünyaya bakarken bir anda karşılaştığı rahibeler için içinde fedakarlık ırmakları akması, samimiyeti; bir tarafta nefret ettiği arkadaşına yapışması halinde, aslında uyumlu olduklarını anladığımız arkadaşını hiç aramaması. Bunu canının istememesi :D Tutarsızlıkla ilerleyen bölümlerin neresinde ne olacak derken bitiyor Holden'ın yürüyüşleri :D Mutlu kelimesinin 2 yerde geçtiği, buna karşılık lanet olsun kelime grubunun her sayfada gözümüze çarptığını da belirteyim. Üstüne seni neydi bu kadar ünlü yapan diye biraz interneti karıştırınca, beni kendine çekemeyen Holden, John Lenon katilinin idolüymüş, onu öğreniyorum. En yasaklı, en popüler, en çok sansürlenen kitaplar listelerinde iyi
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma
zeyneb isimli okura yanıt verildi
Melike
😄😄 ben de sana bi şeyleri öyle hararetle anlatmayı sonra sakinleşip seni dinlemeyi ne çok özledim dostum😍 evet beklentimi karşılamayınca böyle pır pır kendimi çarpa çarpa okuyorum 😁